Kırma News

April 30, 2008

Verilen genel ad. Av; Kop, Liverpool

Filed under: Uncategorized — Tags: , — admin @ 8:30 pm

Kop, Liverpool F.C. takımının Anfield Road stadındaki kale arkasında bulunan genellikle ateşli taraftarların bulunduğu tribüne verilen ad. Genel olarak işçi sınıfından oluşan taraftar grubu, You will never walk alone isimli şarkıyı Liverpool kulübünün marşı ve slogan olarak kullanmaktadır.


Dış bağlantılar

  • Redandwhite kop
  • Forum

Information

Mezarlıktır. Minaresinde bir güneş; Güneş Adası

Filed under: Uncategorized — admin @ 5:15 am

Güneş Adası (Isla del Sol), Titikaka Gölü üzerinde, Bolivya’ya ait bir ada.

Titikaka Gölü kıyısındaki Bolivya şehri Copacabana’dan düzenli olarak yapılan gezi teknesi seferleri ile adaya ulaşılabilir.

Adanın başlangıçtaki ismi daha sonra göle ismini veren Titikaka ‘dır. Adın kökeni kesin olarak bilinmez. İsim iki Aymara kelimesine dayanır. Titi “büyük kedi”, Kak ise “kaya” manasına gelir ve serbest tercümesi Puma Kayası olarak yapılabilir. Buna karşın Quechua Dili’nde titi “kurşun” veya “kurşun rengi” qaqa ise “kaya” demektir. Yani “kurşini (kurşun rengi) kaya”

İnka Mitolojisinde Güneş Tanrısı Inti çocukları, ilk inka Manco Capac ve karısı Mama Ocllo’yu Güneş Adası’nda (İsla del Sol) bir kayada toprağa bırakmıştır. Bu kaya (biraz da fantastik yaklaşımla) bir pumanın kafası şeklindedir.

Titikaka Gölü’ndeki İnka mitololjisi ile bağlantılı bir diğer ada, Ay Adası’dır (Isla de la Luna).


Dış bağlantılar

Diğer dillerde konu ile ilgili bir site


Kaynak

Information

  • SATILIK KIRMA MAKİNASI 60 lık sıfır kırma makinası 8000 ytl pazarlıklı. Büyütmek için tıklayın. SATILIK KIRMA MAKİNASI - İLAN DETAYLARI
  • TAŞ KIRMA MAKİNASI CAN ALDI 30 Eylül günü İkizce de İbrahim Bayrak çalıştırdığı kepçe ile taş ocağında çalışırken sarsıntıdan dolayı düşen taş çarpaları trafoya çarparak taş kırma
  • Üronet Böbrek Taşı Kırma Merkezi Bu site bilgisayarınıza zarar verebilir.İstanbul - Kadıköy. Böbrek taşı kırma, idrar yolları hastalıkları, cinsel hastalıklar, ve kısırlık konularında hizmet vermekte.
  • Özel Koşuyolu Böbrek Taşı Kırma Merkezi Böbrek taşı kırma, ürolojik hastalıklar tanı ve tedavi merkezi.
  • msn kırma programı yazdım merhaba arkadaşlar bu sefer karşınızda msn kırma programı ile çıktım soru sorunca cevap ya hiç gelmiyo yada geri dönülmüyobende bari yaptığım bişeyi
  • Maping Co - Ürünler - Kırma Birçok son baskı işi kırma işlemini gerektirir. Bunlar kitap basımları, davetiye, tebrik kartı, takvim, kullanım kılavuzları, lokanta menüleri şeklinde
  • Nokia Kilit Kodu Kırma telefon kod kırma güvenlik kodu ve kilit Nokia Kilit Kodu Kırma Telefon Programları Nokia Kilit Kodu Kırma telefon kod kırma güvenlik kodu ve kilit kodu kırma.
  • Denizce KIRMA MERCAN Pagellus Acerne,Rotbrasse,Pageot Commun, Pageot Rouge. Mercan ailesindendir. 0 - 400 m., bazan da 700 m. derinliklere inebilmektedir.
  • Töreci Makine Ticaret Badem Kırma Makinası badem kırma makinası imalat tarihi yeni özellikler badem çekirdeğini kırar badem çekirdeğini kabuğundan ayrıştırılmasında kullanılır teknik veriler badem
  • Tria Plastik Kırma Makineleri - Tepro Plastik kırma makineleri alanında sektörün önde gelen firmalarından biri olan Tria, 50 yıllık tecrübesiyle kırma makineleri yan aksesuarlarını da kendi
  • msn şifre kırma - Forumex.Net - Türkçe Forumunuz bu programı bi arkadaşımdan buldum. biraz karışık ama içinde nasıl çalıştırılacağ.
  • msn şifresi kırma download 10 Parmak Klavye Kullanmayı Breakout(tuğla Kırma) Oynayarak öğrenmek Isterseniz Bu Oyunu InnDirin. Ekrandaki Harfleri Top Yere Düşmeden önce Yazmalısınız.

April 29, 2008

Mahfillidir.; Şah Sultan Camii

Filed under: Uncategorized — Tags: , , — admin @ 2:05 pm

Şah Sultan Camii İstanbul’un Eyüp ilçesinde merkez mahallesinde, Silahtar Ağa caddesinde bir camidir. Bu cami ve çevresi Sünbüli tekkesi idi. 1533′de Yavuz Sultan Selim kızı Şah Sultan Mimar Sinan’a yaptırdı. Cami türbesinde şeyh merkezzade Ahmet Efendi yatmaktadır.

Dikdörtgen planlı, taş-tuğla karışımlı duvarlı, kırma çatılı, üçer pencerelidir. Son cemaat yeri ahşap sütunludur. Harime tek kapıdan girilir, kıblenin karşısı mahfillidir.

Information

April 28, 2008

Ad. Av tüfekleri;; M1962

Filed under: Uncategorized — Tags: — admin @ 3:40 pm

Uzun yıllar Rus yapısı silahları yerel olarak orijinalinden daha iyi üretmesi ile ünlenen Finlandiya, 1962 yılında kendi tüfeğini üretmek için kollarını sıvamıştır. Bu çalışma sonucu ortaya çıkan M1962, temel alındığı AK-47′e göre oldukça iyi bir performansa sahiptir. Süngü pozisyonunda kasatura, namlu ağzı alevörtenin hemen altına takılır. Tüfek, Valmet tarafından tasarlanmış olmakla birlikte Sako fabrikalarında da üretilmiştir. Valmet’in hafif silah bölümü daha sonra Sako tarafından satın alınmasıyla bu firma tüfeğin tek üretici konumuna gelmiştir. Oldukça hassas atışlar yapabilen M1962′in ilk modellerinde metal şarjör kullanılırken sonraki yıllarda ağırlığı düşürmek için plastik şarjörlere geçilmiştir..MSI Aylık Savunma Teknolojileri Dergisi, Sayı:2007-022, sy.54


Kaynaklar

Bir güneş saati; Hyperion

Filed under: Uncategorized — Tags: — admin @ 3:10 pm

Homeros’un Iliyad ve Odyssey’sinde gunes tanrisi Helios Hyperion olarak gecer. Ancak Homeros ve Hesiodos bazi yapitlarinda gunes, ‘Hyperion’un oglu’ anlamia gelen Hyperonides olarak gecer. Bu betinlemeye gore ise Hyperion’la gunes tanimlari ayrilmis olmustur.
Hyperion genellikle gozlem tanrisi olarak dusunulur. Bunun yaninda gorme tanrisi Theia’nin da kardesidir. Daha yeni Yunan edebiyatinda Hyperion, Helios’tan bir Titan olarak ayrilmistir. Bu tanima gore Hypperion, Gaia’yla Uranus’un cocugu ve Theia’dan Helios, Selene ve Eos’un babasi olarak gecer.

April 26, 2008

Av tüfekleri; FN F2000

Filed under: Uncategorized — Tags: , — admin @ 1:10 pm

Son yıllarda tasarlanan en ilginç görünüme ve özelliklere sahip piyade tüfeği olan F2000, benzerlerine nazaran daha kısa olmasına rağmen daha uzun namluya sahiptir. Bullpup tasarıma sahip olan tüfek, boş kovanı namlu ağzının hemen arkasında yer alan kovan atma tertibatından dışarı atar. Böylelikle hem sağ, hem de sol elle kullanılabilir ve kullanıcının barut gazından en az düzeyde etkilenmesi de garanti altına alınmış olur. Bugüne kadar FN Herstal tarafından üretilen tüfeklerin parçaları kullanılarak tasarlanan F2000′de üretim maliyetleri önemli ölçüde düşürülmüştür. Tüfeğin ileriki yıllarda kullanılması düşünülen elektronik sistemlerle uyumlu olmasını sağlayacak modüler bir tasarım benimsenmiştir. F2000′de görüntüyü 1.6 kat büyüten optik nişangâh standarttır. Mekanizmanın durumunun hızlıca kontrolü için nişangâhın hemen arkasında bir kontrol kapağı mevcuttur. Ergonominin önplanda tutulduğu tasarımı sayesinde F2000 kullanıcısı, tüfeğin tetiğinin bulunduğu kabzadan elini kaldırmadan bombaatarın tetiğine ulaşabilir.MSI Aylık Savunma Teknolojileri Dergisi, Sayı:2007-022, sy.53


Kaynaklar

Information

April 25, 2008

Planlı taş-tuğla karışımlı; Mesih Mehmet Paşa Camii

Filed under: Uncategorized — Tags: — admin @ 6:40 pm

Mesih Mehmet Paşa Camii İstanbul’un Fatih ilçesinde Muhtesip İskender mahallesinde, Yavuz Selim kavşağından aşağıya inerken sağda Eski Ali Paşa caddesindeki cami. Mimarı bilinmemektedir. Ahmet Refik caminin Davut Ağa’ya “mal edildiğini” söyler. Caminin yakınında Hırkai Şerif Camii bulunmaktadır.

III. Murat’ın sadrazamı Hadım Mehmet Paşa camiyi 1585′te yaptırmıştır. Dikdörtgen planlı caminin mihrabı çıkıktır, sekiz kemerlidir. Son cemaat yeri beş kubbelidir. Mihrap ve minberindeki sanatkarlık açısından değerlidir. Cami yan galerileri de bu yapıya mahsustur.


Dipnotlar

Information

  • DİYARBAKIR KENT SURLARI KORUMA SORUNLARI Dosya Biçimi: PDF/Adobe Acrobatyapılan onarımlarda özgün malzeme ile uyumsuz çimento karışımlı .. gelen hacim artışından komşu malzemeyi (taş, tuğla, geleneksel harç/sıva
  • oreksmadencilik.com BLOK, Planlı olarak ve belirli bir süre içerisinde yapılması düşünülmüş sivri, sepet kulpu veya daire parçası şeklinde ve taş, tuğla, beton vb. yapı
  • Madencilik Terimleri Sözlüğü - K - MsXLabs sivri, sepet kulpu veya daire parçası şeklinde ve taş, tuğla, beton vb. yapı kurşun konsantresinden, kurşun-çinko karışımlı konsantreden,
  • 2005 ÇEVRE DURUM RAPORU Dosya Biçimi: PDF/Adobe Acrobatnadir bulunan sekizgen planlı Kapı Ağa Medresesi dönemin örnekleri arasındadır. Özel karışımlı kerpiç sıva, dolgu malzemesi olarak kullanılarak,
  • KOCAELİ İL ÇEVRE DURUM RAPORU Dosya Biçimi: PDF/Adobe AcrobatGEBZE SULTAN ORHAN CAMİİ : Kare planlı, kubbeli bir cami olup, moloz taş- tuğla. almaşıklığında yapılmıştır, tipik erken Osmanlı Dönemi yapısıdır.
  • Şah Sultan Camii - Vikipedi Dikdörtgen planlı, taş-tuğla karışımlı duvarlı, kırma çatılı, üçer pencerelidir. Son cemaat yeri ahşap sütunludur. Harime tek kapıdan girilir,

Taş-tuğla karışımlı duvarlı; Abbasiler

Filed under: Uncategorized — Tags: — admin @ 9:55 am

Abbasiler Emevi hanedanından sonra iş başına geçerek İslam dünyasının halifeliğini elinde tutan hanedandır.

Konu başlıkları


Tarih

Muhammed’in vefatından (632) sonra, İslam dünyasını Hulefa-yı Raşidin denilen dört halife ve ardından da Emeviler (661-750) yönetti. Emeviler, Ali’nin öldürülmesiyle yönetimi ele geçirmişlerdi. Emevilerin iktidardan düşüşleri de aynı biçimde kanlı oldu. Muhammed’in amcası Abbas Bin Abdülmuttalip’ın soyundan gelen Abbasiler, Emevi yönetimine karşı ayaklanarak 750′de halifeliği ve iktidarı ele geçirdiler. Bu tarihten başlayarak Abbasiler 1258′e kadar İslam dünyasının büyük bölümüne egemen oldular.

İlk Abbasi halifesi Ebu’l-Abbas’tı. 754′te oğlu Mansur onun yerine geçti. Bu iki halife döneminde orduda Türk ve İran kökenliler önemli görevler üstlendiler. Mansur, 762’de Bağdat kentini kurdurarak başkenti Şam’dan buraya taşıdı. Abbasi Devleti Mansur’un torunu Harun Reşid döneminde en geniş sınırlarına ulaştı. Harun Reşid, Binbir Gece Masalları’na konu olan görkemli saltanatını Bermeki ailesine borçluydu. Bu aileden Yahya Bermeki ve iki oğlu, vezir olarak Abbasi Devleti’ni 17 yıl boyunca fiilen yönettiler.

Harun Reşid’in oğulları Emin (809-813), Memun (813-833) ve Mutasım (833-842) babalarının politikalarını sürdürdüler. Annesi Türk olan Mutasım, Türklerden özel bir askeri güç kurmuştur, Türk unsurları yönetimde önemli görevlere getirmiştir. Daha sonra bu askeri gücün Bağdat’taki varlığı bazı huzursuzluklara neden olduğundan Samarra adıyla yeni bir kent kurdurarak devlet merkezini oraya taşıdı. 838 yılında Bizans üzerine bir sefer düzenleyen Mutasım, sınırları İznik kentinin yakınlarına kadar ilerletmiştir.

Yerine geçen oğlu Vâsık döneminde Türk emirleri askeri işlerin yanı sıra yönetsel konularda daha etkili oldular. Vâsık’ın ölümünden sonra Abbasi Devleti parçalanma sürecine girdi. Abbasi toprakları üzerinde Samaniler, Karahanlılar, Fatımiler, Tolunoğulları ve Hamdaniler gibi bağımsız devletler kuruldu.

İran’da hüküm süren Büveyhiler, 945′te Bağdat’a egemen oldular. Bundan sonra Abbasi halifeleri Büveyhilerin izniyle başta kalabildiler. Halife Kâim’in (1031-1075) çağrısı üzerine Büyük Selçuklu Devleti Hükümdarı Tuğrul, 1031 yılında Büveyhileri Bağdat’tan çıkardı ve Abbasilere yeniden saygınlık kazandırdı.

Ne var ki Abbasiler eski askarı güçlerine ulaşamadılar ve Mustazhir dönemindeki Haçlı Seferleri karşı başarılı olamadılar. Büyük Selçuklu Devleti’nin parçalanmasıyla birlikte Abbasiler yeniden gücünü yitirdi. Cengiz Han’ın torunu Hulagu’nun yönetimindeki İlhanlılar 1258′de Bağdat’ı yakıp yıktılar, Halife Mustasım’ı ve yakaladıkları hanedan üyelerini öldürdüler. Böylece 508 yıllık Abbasi Devleti son buldu.

Halife Zâhir’in oğlu Ahmed Mısır’a kaçtı ve orada Memluk Sultanı Baybars’ın koruması altında halife ilan edildi (1261). Mısır Abbasi halifeliği, siyasal ve askeri yetkiden yoksun, yalnız dinsel otoritesi olan bir kurumdu. Osmanlı Padişahı Yavuz Sultan Selim 1517′de Mısır topraklarına girerek, halifenin yetkileri ile Kutsal Emanetler’i devraldı ve Mısır Abbasi halifeliğine son verdi.


Devlet yönetimi

Abbasilerde devlet örgütlenmesi, “Divan” adı verilen ve değişik alanlarda görevler üstlenen resmi kurullara dayanıyordu. Devlet maliyesinin ana gelir kaynağı ise toprak vergisiydi. Halktan toplanan zekât da önemli bir gelir kaynağıydı. Vergi gelirlerinin büyük bölümü orduya ve bayındırlık işlerine ayrılırdı. Halife Ömer döneminde kurulan divanı geliştirdiler. Divanı, devlet yönetiminde en etkili kurum haline getirdiler.Devlet ve memleket sorunları, önce divanda görüşülerek divanın önerdiği çözümleri uygularlardı.


Abbasi Sanatı

İslam dininin sanata getirdiği en büyük yenilik cami mimarisidir. İslamlıkta her sınıf halkın ayrım gözetilmeden ön saflarda namaz kılabilmesi safların geniş tutulması istediği uyandırmış, bu nedenle kiliselerin aksine camilerde enine mekan tercih edilmiştir. Plan formunun ihtiyaçtan doğması gibi, mihrap, minber, minare türünden mimari ögeler de İslamlığın gelişmesine paralel olarak zamanla ihtiyaçtan doğmuşlardır.

Abbasilerden önceki İslam şehirciliği konusundaki bilgilerimiz çok kısıtlıdır. Bu konuda bilinen ilk örnek, 762-765 yıllarında Abbasi halifesi Mansur’un kurdurduğu Bağdad şehridir. Kaynaklardan edinilen bilgilere göre ilk Bağdad şehiri daire planlıydı ve iç içe iki sur duvarı dıştan bir hendekle çevrelenmişti. Şehrin dört kapısına bulundukları yöndeki komşu şehirlerin adı verilmişti. Haç planlı saray ve yanındaki cami şehrin merkezinde yer alıyordu.
766 yılında yapılan Bağdad Ulu Camii kerpiç duvarlı, ahşap sütunlu ve düz damlı basit bir yapıydı. Halife Harun Reşid, 808’de yapıyı planını değiştirtmeden tuğla duvarlı olarak yeniden yaptırmıştır. Bağdat 892’de Abbasilerin başkenti olunca, artan nüfus nedeniyle camiye aynı planda ikinci bir bölüm eklenmiştir. Ancak, Bağdad şehrinin bu dönem yapılarından günümüze, ilk camiye ait basit bir mihraptan başka hiçbir şey gelmemiştir.

Abbasi şehirleri arasında Samarra’nın ayrı bir önemi vardır. Abbasilerden sonra hiç oturulmadığından üzerinde başka dönem ve kültürün izine rastlanmadığı için Abbasi şehirciliğini en katıksız biçimde yansıtır. Samarra, Dicle kenarında Bağdad’ın yakınındadır. Bağdad’ın dairesel ve düzenli planı burada yerini araziye uydurulmuş, uzun bir plana bırakmıştır. Dicle kıvrımlarına paralel olarak uzanan şehrin büyük bölümü kazılarla ortaya çıkarılmıştır. Buluntular, Abbasi cami, saray, türbe ve ev mimarisi ile zengin süsleme sanatı hakkında bilgi vermektedir. Samarra, 836 yılında Halife Mutasım tarafından abbasi hizmetindeki Türk birlikleri için “ordugah şehri” olarak kurdurulmuş, 883 yılında terkedilmiştir.

Samara Ulu Camii, öteki adıyla Mütevekkiliye Camii, İslam dünyasının en büyük cami yapılarından biridir. 150.000 kişi burada bir arada namaz kılabiliyordu. Basit mimarisi, ilk İslam cami planının anıtsal ölçüler içinde tekrarından ibarettir. Yapımında tuğla ve kerpiç kullanılan caminin ilginç bir minaresi vardır. Kare tabana oturan dev boyutlu bu anıtsal minareye geniş bir rampa ile çıkılır. Bu minare formu, yine Samarra’da Ebu Dulaf Camii’nde tekrarlanmış ve bir daha kullanılmamıştır.

Samarra’ın ikinci büyük camii olan Ebu Dulaf Camii, 860 yılında yapılmıştır. Kalıntılar daha gelişmiş bir mimarinin varlığını ortaya koymaktadır. Harem bölümü, kemerli duvarlarla birbirinden ayrılan neflerden oluşmuş ve üzeri düz bir çatıyla örtülmüştü.

Samarra’nın saray ve evlerinde kullanılan çeşitli süsleme arasında mermer tozu ve alçı karışımıyla yapılan “ıtuk” kabartmalar önemli bir yer tutar. Bu kabartmalarda iki farklı teknik kullanılmıştır: Dik kesim ve eğri kesim. Dik kesimde motifler yaş sıva üzerine dikine olarak oyulmakta, böylece ışık-gölge kesin çizgilerle birbirinden ayrılarak kuvvetli bir kontrast etkisi sağlanmaktadır. Eğik kesimde ise daha yumuşak bir plastik etki söz konusudur. Eğik kesim, Türklerin İslam sanatına belki de ilk katkısıdır. Bu teknik daha önceleri Orta Asya sanatında Türkler tarafından kullanılmıştır. Dik kesimde daha natüralist, eğik kesimde ise daha stilize bir üslup görülür.


Abbasi halifeleri

  • Ebu’l-Abbas 750-754
  • Mansur 754-775
  • Mehdi 775-785
  • Hadi 785-786
  • Harun Reşid 786-809
  • Emin 809-813
  • Memun 813-833
  • Mutasım 833-842
  • Vâsık 842-847
  • Mütevekkil 847-861
  • Muntasır 861-862
  • Mustain 862-866
  • Mutez 866-869
  • Muhtedi 869-870
  • Mutemid 870-892
  • Mutezid 892-902
  • Muktefi 902-908
  • Muktedir 908-932
  • Kahir 932-934
  • Razi 934-940
  • Mutteki 940-944
  • Mustekfi 944-946
  • Muti 946-974
  • Taî 974-991
  • Kadir 991-1031
  • Kâim 1031-1075
  • Muktedi 1075-1094
  • Mustazhir 1094-1118
  • Musterşid 1118-1135
  • Reşid 1135-1136
  • Muktefi 1136-1160
  • Müstencid 1160-1170
  • Mustazi 1170-1180
  • Nâsır 1180-1225
  • Zâhir 1225-1226
  • Mustansır 1226-1242
  • Mustasım 1242-1258

April 24, 2008

Namluludur.; Av tüfeği

Filed under: Uncategorized — admin @ 9:00 pm

Avcılıkta kullanılan tüfeklere verilen genel ad. Av tüfekleri; piyade tüfeklerinden farklı olarak birbirine bitişik iki namlu, nadiren de tek namluludur. Basit modelleri olduğu kadar, son derece modern ve fişek kapasiteleri yüksek olan çeşitli tiplerde av tüfekleri üretilmektedir.

Av tüfekleri yivli ve yivsiz olmak üzere iki kategoriye ayrılırlar.</BR>
Kırma</br>
Çifte</br>
Superpoze</br>

Information

Yakın iki; Takao Suzuki

Filed under: Uncategorized — Tags: , — admin @ 6:30 pm
Takao Suzuki aynı zamanda bir Japon sosyolinguistin ismidir.

Takao Suzuki (Japonca 鈴木貴男) (d. 20 Eylül 1976 Sapporo, Japonya), ATP Tour’da oynayan profesyonel tenis oyuncusudur. Kariyerinde 1998′de tek erkekler sıralamasında 102′ye kadar yükeselen oyuncu tenis ödüllerinden 600 bin dolar’a yakın bir gelir elde etmiştir.

2005 Avustralya Açık’ta Roger Federer’e karşı oynadığı maçı ile bilinen tenisçi, maçı kaybetmesine rağmen yakın bir mücadele vermiştir. Daha sonra 2006 Japonya Açık’da Federer ile tekrar karşılaşan oyuncu, 6-4, 5-7, 6-7(3) setlerle oldukça yakın bir maç çikarmıştır. http://sports.yahoo.com/ten/news?slug=ap-tokyo&prov=ap&type=lgns


Dış bağlantılar

  • ATP Tour profili
  • Davis Cup başarıları


Referanslar


Kaynak

  • En Wikipedia (7 Ekim 2006)

Information

Soldaki; Kuştepe Camii

Filed under: Uncategorized — Tags: — admin @ 6:20 pm

İstanbul’un Şişli ilçesinde, Şişli Müftülüğüne bağlı cami, Kuştepe adlı aynı semtin camisidir. Yoncalı sokakta, tepede yer alır. İki minareli, tek kubbeli camiye ana avlu kapısından merdivenlerle çıkılır.

Caminin altı dükkanlardan oluşan bir bloktur ve cami bu blok üzerindedir. Anakapıdan girişte solda caminin parkı ve çayhanesi, avlu merdivenlerinden çıkıştan sonra solda Kuran kursu binası ve abdestliği vardır. Caminin son cemaat yeri kapalı hale getirilmiş, avluda geniş bir çardak yapılmıştır.

Mihrabı ve minberi mermerdir. Cami kapısından girdikten sonra sağ ve soldaki merdivenlerden asmakata çıkılır. Kuştepe Camii’nin kuzey kapısı Bilgi Üniversitesi’ne açılır, tuvaleti dükkanların bulunduğu bölümdedir.

Information

Sütunludur; Hadım İbrahim Paşa Camii

Filed under: Uncategorized — Tags: , — admin @ 4:25 pm

Hadım İbrahim Paşa Camii İstanbul’da Silivrikapı’da Cambaziye mahallesinde bir camidir. Caminin dış duvarları Silivrikapı caddesi boyunca uzanır. Avluya üç giriş kapısı vardır.

Hadım İbrahim Paşa tarafından 1551′de Mimar Sinan’a yaptırılmıştır. Minare bitişiktir. Açık türbede banisi yatmaktadır. Burası aslında külliye olarak yaptırılmış, günümüze camisi kalmıştır. Kesmetaş-tuğla yapıdır. Son cemaat yeri 5 kubbeli, 6 sütunludur. Revaklar arası alüminyum kapatmalıdır. Mavi beyaz çinileriyle mihrabı özeldir. Minber ve müezzin mahfili mermerdir.

Kare planlı kübik yapının çeşmesi duvara bitişiktir. Kubbe trompları payanda duvarlarına dayanmaktadır. Kasnak petek pencerelidir. 2007′de cami tamir ve bakım dolayısıyla ibadete kapalıdır.

Information

Kapıdan avluya girilir. Soldaki; İshak Paşa Sarayı

Filed under: Uncategorized — Tags: , — admin @ 12:30 pm

İshak Paşa Sarayı, Ağrı Dağı’nın yakınında, Doğubeyazıt’ın 5 kilometre uzağında eski Doğubeyazıt yanında sarp kayalar üzerine kurulmuş, kartal yuvasını andıran 116 odalı bu saray aslında türbesi, camii, surları, iç ve dış avluları, divan ve harem salonları, koğuşları ile bir bey kalesidir.

Sarayın yapımını 1685′de Doğubeyazıt Sancak Beyi Çolak Abdi Paşa başlatmış, oğlu Çıldır Valisi İshak Paşa ve onun oğlu Mehmet Paşa tarafından 1784′te bitirilmiştir. 7.600 m² bir sahada yapılan sarayın inşaası 99 yıl sürmüştür.

Türk mimarisinin en güzel örneklerinden olan İshakpaşa Sarayı; Türkistan, Selçuklu ve Osmanlı mimari özelliklerini birleştiren bir yapıdır. Camiinin kubbeleri Türkistan kubbeleri gibidir. Saray Topkapı Sarayı’nı andırır, kapıları ise Selçuklu stilindedir.

50 x 115 metre alanı kapsayan sarayın Harem Dairesi iki katlı, diğer bölümleri tek katlı idi. Günümüzde ikinci kat tamamen yıkılmış durumdadır. Saraya ancak doğudaki tepeden açılan bir kapıdan girilir. Diğer tarafları 20-30 metre yükseklikte sağlam duvarlarla çevrilidir. Kapıdan, önce dış avluya girilir. Dış avlunun etrafında uşak ve seyis odaları ve tavlalar vardır. Dış avludan iç avluya kemerli tak şeklinde büyük bir kapıdan girilir. İç avluda çeşitli odalar ve koğuşlar vardır. Ortadaki harem dairesinin duvarlarında İshak Paşa’yı öven yazılar bulunmaktadır. Kapının iki yanında iki aslan heykeli vardır. Divan odası (toplantı salonu) ise 20 metre genişlik ve 30 metre uzunluktadır.

Ruslar, Doğubeyazıt’ı işgal ettiklerinde, burasını karargah olarak kullanmış ve saraya ait kıymetli eşyaları yanlarında götürmüşlerdir. Bugün, sarayın 13 x 6,5 metre ebadındaki som altından yapılan kapısı St.Petersburg sehrinin Eremitage müzesinde bulunmaktadir.

Aynı zamanda, dünyanın ilk kalorifer tesisatı döşenen sarayıdır.

Eskiden sarayın olduğu yer, sarayın tam ortada bulunduğu bir yerleşim merkeziydi. Ova tarafında evler, diğer yanlarda camiler, mezarlık ve diğer yapılar vardı. Fakat bu yapıların hepsi yıkılmıştır. Saray son yıllarda yapılan tamirat ile tamamen yıkılmaktan kurtarılmıştır.


Kaynaklar

  • http://www.diyadinnet.com/BolgemizKategori-9&Bul=ishak-pa%C5%9Fa-saray%C4%B1


Dış bağlantılar

  • İshakpaşa Sarayının Gravürleri
  • İshakpaşa Sarayının Fotoğrafları
  • İshakpaşa Sarayının Kroki & yerleşim Planları
  • İshakpaşa Sarayının Fotoğrafları

Information

Sultan Selim; Musa Kâzım Külliyesi

Filed under: Uncategorized — Tags: , , — admin @ 10:40 am

Musa Kâzım Külliyesi, Bağdad, Kâzımiye’de bulunur.

Ali’nin neslinden olup Şiîlerin VII. İmamı olan Musa Kâzım ile torunu Muhammed Cevad’ın (Şiîlerin IX. imamı) ilk mezarları kerpiçten olup 779 yılında Harun Reşid tarafından yaptırılmıştır. Halife Muktedî bi Emrillah zamanında Sultan Berkiyaruk’un vezirlerinden Mecd-ül-mülk el Birevistanî bu kerpiç mezarı türbe haline getirerek, etrafına odalarla 2 minareli bir cami ilâve ettirmiştir. Halife Nâsır lidînillah (1179-1255) sahnın etrafına revaklar yaptırarak lâhitleri abanoz ağacı ile kaplatmıştır. Daha sonra Zahir bi Emrillâh’ın başlatıp, 1226’da ölümü üzerine oğlu Mustansır (1246-1242) tarafından tamamlattırılan Musa Kâzım Türbesi, o devrin mimarî modası olan Selçuklu tarzı mukarnaslı kubbe ile örtülmüştür. Şah İsmail tarafından yıktırılan Selçuklu yapıları yerine 1515’te 2 kubbeli yeni bir türbe yapılmıştır. Sultan II. Selim 1570 yılında türbenin bitişiğine büyük bir cami ile, kuzeybatısına bir minare ilâve ettirmiş, 1796’da Kacar Emiri Şah Ağa Muhammed kubbeleri altınla kaplatmıştır. 1880’de Refik Selim Paşa; 1904’te Sultan II. Abdülhamid; 1977-1978 ve 1982 yıllarında da Irak Vakıflarınca tamir edilmiştir. Minare kaidesinde, Sultan II. Selim’e ait kitabe mevcuttur.

Musa Kazım Külliyesi, ortada türbe ve cami ile, geniş bir avlunun etrafında sıralanan medrese, imaret, imam-şeyh-hadim odaları ve kütüphanelerin yer aldığı 2 katlı revaklı hücrelerden oluşmaktadır. Türbe revaklarının dışında köşelerde 4 büyük; türbe duvar köşelerinde sembolik 4 küçük minare yer almaktadır. Külliye, özellikle türbe, Şiîlerin önemli ziyaret yerlerinden biridir.

Kale şeklinde görünen külliyenin dış duvarları tuğladan yapılmış, üzeri mermerle kaplanmıştır. Bu duvarlar aynı zamanda avlu etrafında sıralanan hücrelerle üst kattaki galerilerin de dış duvarları durumundadır. Külliyeye -kuzey dışında- üç yönden 3 taçkapıyla girilmektedir. Taçkapılar, yapı olarak birbirinin aynısıdır. İç tarafta, sivri kemerli kapı üstünde, yüksek kuşatma kemerine kadar uzanan ve kaş kemerle sona eren süsleme panoları yer almaktadır. Kemerlerin iki yanındaki bölümler dörder sıralı; alt ve üsttekiler sivri kemerli sathî nişlerle teşkilâtlandırılmıştır. Üst kemer boşluklarında bütün iç cepheyi saran ayet kitabesi mevcuttur. Taçkapıların iki yanında üst katlara çıkılan merdiven kapılarıyla merdivenleri aydınlatan pencereler bulunmaktadır.

Information

Daha çekingen kaldığı yeni; Siyah Lale

Filed under: Uncategorized — Tags: — admin @ 4:20 am

Siyah Lale, Alexandre Dumas tarafından yazılmış olan bir tarihi romanın adıdır. Monte Kristo Kontu, Üç Silahşörler ve Demir Maske gibi yazarın daha ünlü yapıtlarının gölgesinde kaldığı için; diğerlerine nazaran daha az bilinmektedir.
sıyah lale,babasının dedıklerının üzerıne corneliusun,odullu sıyah lale yetıştırmeye kalkışmasıyla baslar.kotu komsusu barstel bunu cekemez ve yalan sayılabılecek bir haberle onun hapıse gırmesını saglar.gardıyanın kızına asık olan corneliusun hayat hikayesini anlatır.

April 22, 2008

Duvarlı; Askerî Devrim

Filed under: Uncategorized — admin @ 8:15 pm

Askerî Devrim, Avrupa ordularında Erken Modern Dönem’de gözlemlenen köklü değişiklikleri ifade eder. Kavram, Michael Roberts tarafından 1955 yılının ocak ayında Belfast Queen’s University’deki bir konferansın açılış konuşmasında ortaya sürdüğü teze dayanmaktadır. Gerçekte Askeri Devrim kavramını ilk ortaya atan Roberts değildi. İngiliz Ortaçağ savaş tarihçisi Charles Orman, 1924 yılındaki bir çalışmasında “16. yüzyıl askeri devrimi”nden sözetmiştir. Ancak, Askeri Devrim’in isim babası Roberts olarak kabul edilir.

Erken Modern Dönemde Avrupa savaşlarında gözlemlenen dönüşümleri Roberts ve izleyen tarihçiler, belirli kategorilede ele almaktadırlar. Bu dönüşümler, istihkam mimarisindeki gelişmeler, orduların bünyesinde gerçekleştirilen değişimler ve uygulanan taktik ve stratejilerdeki gelişmeler olarak ele alınmaktadır. Orduların yapısındaki dönüşümler, bir yönüyle de ateşli silahların kullanımının yaygınlaşmasıyla, diğer bir yönüyle de orduların mevcutlarındaki artışlarla ilintilidir.

Ancak, Roberts ve onu izleyen Batılı siyasi ve askeri tarihçilerin kullanageldiği “Askeri Devrim”, Avrupa askeri devrimi olarak anlaşılmalıdır. Gerçekte çok önceki tarihlerde başka toplumlarda benzer gelişmeler yaşanmıştı. Örneğin Çin’de, orduların mevcutlarındaki görülmemiş artış, askeri taktik ve stratejilerdeki çeşitlenme ve giderek ateşli silahların hem kara unsurlarında hem de deniz unsurlarında kullanılması, M.Ö. 6 yüzyılda başlayan gelişmelerdi. Bu bağlamda Batılı tarihçilerin Askeri Devrimi, yaklaşık ikibin yıl öncesinde Uzakdoğu’da yaşanagelmekteydi.

Konu başlıkları


İstihkam

Avrupa’da da topların bir kuşatma silahı olarak kullanımının yaygınlaşması, istihkam mimarisinde kökten değişimleri tetiklemiştir. O döneme kadarki kare ya da dikdörtgen tarzı istihkamlar (kaleler), dairesel istihkam mimarisi (hisarlar), yeni kuşatma topları karşısında yetersiz kalmaktadır. Fatih Sultan Mehmet’in 1453 tarihinde gerçekleştirdiği Konstantinepolis kuşatmasında kullandığı devasa kuşatma topları son derece etkiliydi ve Konstantinepolis, İstanbul olmuştu. Her ne kadar piyade taarruzları bu kuşatmada sonucu belirleyen savaş tarzı olmuşsa da, büyük kuşatma toplarının etkinliği de denenmiş ve kanıtlanmış oldu. Fatih’in deneyimi, geleneksel istihkam mimarisinin yeni kuşatma silahları karşısında erimeye mahkum olduğunu göstermiştir.

Osmanlı deneyimi, gerek Osmanlı ilerlemesine, gerekse de Avrupalı güçler arasındaki çatışmalarda, geleneksel istihkamın hiç bir güvence sağlayamadığını ortaya çıkardı. Yeni kuşatma silahlarına karşı dayanıklı istihkam mimarisi arayışı, en başta Avusturya-Macaristan İmparatorluğu, Avusturya Habsburg hanedanı tarafında acilen araştırılmaya başlandı.

Ancak yeni tarz istihkam mimarisi arayışı sadece Osmanlı ilerlemesine karşı bir önlem alma arayışı olarak görülemez. Avrupa içinde de savaşlar olmakta ve artarak süregelmektedir. Örneğin Avrupa’da 16. yüzyılda en uzun barış dönemi on yıl, 17. yüzyılda dört yıl ve 18. yüzyılda ise onaltı yıldır. Avrupalı askeri karar üniteleri, gerek Osmanlı ilerlemesi gerekse de kendi aralarındaki çatışmalar dolayısıyla askeri düzenlemelerinde etkili gelişmeler sağlamak zorunda kalmışlardır. Her iki cepheden gelen tehditler, ölümcül olmaktadır.

Gerek kare ya da dikdörtgen, gerekse de dairesel planlı tahkimatlar, piyade taarruzlarına ve ateşli olmayan kuşatma silahlarına direnecek tarzda planlanmıştı. Dolayısıyla elden geldiğince yüksek duvarlarla inşaa ediliyordu. Oysa kuştma topları, yüksek duvarlara karşı daha etkili olmaktaydı. Sonuç olarak topların kullanıldığı kuşatmalara karşı, daha alçak ve daha geniş duvarlı istihkamlar denenmeye başlandı ve başarılı oldu. Böylece kale ve hisarların yerini “tabya”lar almaya başladı.

Ancak bir istihkamı, ateşli silahlara karşı savunabilmek, kuşatma toplarının ateşi altında ezilmeyle başarılamazdı, yine aynı silahla karşılık vermek gerekiyordu. Dairesel ya da kare-dikdörtken planlı istihkamlarda da toplar kullanıldı. Ama dairesel planlı istihkamlarda, etkili bir ateş için yeterli sayıda topu belirli bir doğrultuya yönlendirmek olanaklı olmuyordu. Kare ya da dikdörtken planlı istihkamlarda ise savunmadaki topların ateş açamadıkları ya da etkili ateş açamadıkları bir alan kalıyordu. Tabyalarda da aynı sorun yaşanıyordu. Bir çok deneme ve yanılma ardından köşeli, yıldız tarzı tabya inşaası esas alınmıştır. Bu tür tabyalarda savunma topları, kuşatma toplarının yerleştirilebileceği olası her bölgeye etkili ateş açabiliyordu.

Yıldız tarzı tabyaların görece alçak olması, piyade taarruzları karşısında yeterince etkili bir savunmaya olanak vermeyeceği düşünüldü ve bu tarz tabyaların duvarları önüne, genellikle su dolu kanallar inşaa edildi.

Bu tarz tabyalar, ateşli silahlara karşı etkili bir savunma olanağı sağlamıştır ve Avrupa’da 16. yüzyılın ortalarından itibaren çok sayıda kale ve hisar, savunucuları tarafından yıkılmış ya da boşaltılarak kullanım dışı bırakılmıştır. Bunların yerini yıldız tarzı tabyalar almıştır.


Ordular


Ateşli silahların yaygınlaşması


Taktik ve stratejiler


Kaynakça

  • Geoffrey Parker - Askeri Devrim
  • Jeremy Black (derleyen) Top, Tüfek ve Süngü

Information

Fişek kapasiteleri yüksek; Yüksek Sadakat (Grup)

Filed under: Uncategorized — Tags: , — admin @ 7:05 pm

Yüksek Sadakat, müzik grubu.

Konu başlıkları


Grup elemanları

  • Uğur Onatkut - Klavye
  • Serkan Özgen- Gitar
  • Kutlu Özmakinacı - Bas gitar
  • Alpay Şalt - Bateri


Albümleri

  • 2006 Yüksek Sadakat
  1. İhtimaller Denizi
  2. Pervane
  3. Kafile
  4. Döneceksin Diye Söz Ver
  5. Denizaltı
  6. Belki Üstümüzden Bir Kuş Geçer
  7. Aklımın İplerini Saldım
  8. Hüzün
  9. Yine de…
  10. İkarus


Kaynak

RockMerkezi


Dış Bağlantılar

  • Resmi web sayfası
  • MySpace Sayfası
  • Yüksek Sadakat Şarkı Sözleri

Information

  • Şifre Kırma - Vikipedi Şifre kırma, Elektronik ortamda, ATM cihazlarında, özellikle de internette, çeşitli web sayfalarında giriş için kullanılan şifreleri öğrenmek amacıyla
  • msn şifresi kırma download 10 Parmak Klavye Kullanmayı Breakout(tuğla Kırma) Oynayarak öğrenmek Isterseniz Bu Oyunu InnDirin. Ekrandaki Harfleri Top Yere Düşmeden önce Yazmalısınız.
  • Msn şifre Kırma Programı?ref=turkeylist.net Msn Sifre Kirma Programi Ref Turkeylist Net @askcell.com 1. msn sifre kirma programi ref turkeylist net msn sifre kirma programi ref turkeylist net askcell
  • msn şifre kırma programı - OZMENA FORUM Ben kullanıyorum.çok güzel program. sizede tevsiye ederim. Sadece msn adresi yazmak yeterli gerisi programın işi. işte link..
  • Biltas Bobrek Tasi Kirma Merkezi Ankara'da hizmet veren böbrek taşı kırma merkezi.
  • MISIR KIRMA MAKINASI MISIR KIRMA MAKINASI. MISIR KIRMA MAKINASI firmaları sektör listesi. 6/12, TARIMAKTARIMMAKINALARI · WWW.TARIMAK.COM.TR · TARIMAK TARIM MAKINALARI
  • kırma - Bumerang - Hürriyet burclar kit messegner sürüm dosya kırma yükle araçları editör freeware shareware demo abandonware uygulamalar yazıcılar oynatıcılar ripper gizlilik
  • Maping Co - Ürünler - Kırma Birçok son baskı işi kırma işlemini gerektirir. Bunlar kitap basımları, davetiye, tebrik kartı, takvim, kullanım kılavuzları, lokanta menüleri şeklinde
  • uydu şifre kırma - ForumTR ben 7-8 ay önce uydu almıştım takır takır 1500 kanal 500 radyo var ama bunların raha 300 radyosu ve 700-800 tv kanalı kilitli sol tarafında dolar.
  • Taş Kırma Makinesi Can Aldı Taş Kırma Makinesi Can Aldı, posted by HaberMerkezi.
  • shellden şifre kırma To: debian-user-turkish@lists.debian.org; Subject: shellden şifre kırma; From: "emrullah ozalp" <emrullah.ozalp@gmail.com>; Date: Tue, 27 Mar 2007 19:09:03
  • Çamlıca Taş Kırma Merkezi Üriner sistemler,Cazip fiyatlarla böbrek taşı kırma, böbrek taşları hakkında aradığınız herşey,böbrek taşları ve hastalığınız hakkında online soru-cevap

Silahtar; Çuhadar

Filed under: Uncategorized — Tags: — admin @ 11:00 am

Osmanlı Devleti’nde sarayın büyük memurlarından ve padişahların hizmetlerinde bulunanlardan birine verilen ad.

Çuhadan yapılmış bir elbise giydikleri için bu adla anılmışlardır. Bulundukları mevkilere göre yetkileri değişmekteydi. Sultan Çelebi Mehmed zamanında kurulan çuhadarlık, saraydaki mühim memuriyetlerdendi. Çuhadar ağa unvanına sahip olan kimse, padişahın hizmetinde bulunup, ona en yakın dört ağadan biri olurdu. Hasodabaşı ve silahtar ağadan sonra üçüncü derecede önem taşırdı. Çuhadar ağa olan, ata binerek hünkârın gerisinde gider ve padişahın yağmurluğunu taşırdı. Hükümdarın kaftan ve kürklerine bakmak da bunun vazifesiydi. Ayrıca padişahın bayramda camiye gidişlerinde ve merasimlerde halka para saçardı. Çuhadar ağanın maiyetinde, hizmetlisi olarak iki lalası, aşağı koğuşlardan birer kullukçu ve birer zülüflü baltacılarıyla ikişer sofalı, birer heybeci ve ikişer yedekçileri bulunurdu. Çuhadar terfî ederse, silahtar olurdu. Şayet saraydan dışarı hükümet hizmetlerinden birine çıkarılacak olursa, kendisine beylerbeylik veya vezirlik verilirdi.

Information

April 21, 2008

Ve yivsiz olmak üzere; Lankavatara Sutra

Filed under: Uncategorized — Tags: , — admin @ 5:15 pm

En önemli Buddhist kutsal metinlerinden biri. Mahayana ve Vajrayana mezheplerinin kabul ettiği bir sutra’dır.

Başta Japonya,Çin,Tibet ve Moğolistan olmak üzere pek çok ülkede Buddhist rahipler tarafından okunmakta, öğretilmektedir.

Lankavatara Sutra derin felsefi bir sutra’dır ve içerdiği kavramların anlaşılması zaman zaman kolay olmamakta bu nedenle de bütün öğrencilere öğretilememektedir.Ancak temel buddhist prensiplerini iyice anlamış, ortalama bir Buddhist veya rahip olmak isteyen Zen/Chan,Shingon ve yer yer de Tibet ve Pure Land Buddhistleri arasında popülerdir.


Kaynaklar

  • http://www.purifymind.com/LankavataraSutra.htm
  • http://www.buddhistinformation.com/lankavatara_sutra.htm

Information

April 20, 2008

Kırma iki ırkın; Mercek

Filed under: Uncategorized — Tags: — admin @ 9:00 am

Mercekler ışığın saydam ortamlardan geçerken kırılma özelliğinden yararlanılarak yapılmıştır. İki küresel ya da bir küresel bir düzlem yüzeyin kesişmesi ile oluşmuş saydam maddelerdir.

Odak: Işığın toplandığı noktadır. F ile gösterilir
odak uzaklığı: Odak noktasının merceğe olan uzaklığıdır. Küresel aynalardaki gibi yarıçap uzunluğunun yarısına eşit değildir. Bir mercekte odak uzaklığını şu etkenler değiştirir. Aynadan F kadar uzaktadır.

  • Hammadde ve kullanıldığı ortamın ışık kırma indisine
  • Merceğin yüzeylerinin eğrilik yarıçapı
  • Işığın dalga boyuna

2F noktası: Aunadan 2F kadar uzak olan özel bir noktadır.

Konu başlıkları


Kullanım Alanları

  1. gözlük camı
  2. büyüteç
  3. projeksiyon makinesi
  4. mikroskop
  5. dürbün
  6. teleskop
  7. fotoğraf makinesi


Mercek Çeşitleri

İki tip mercek vardır

  1. ince kenarlı(yakınsak)mercekler
  2. kalın kenarlı(ıraksak)mercekler


İnce Kenarlı Mercekler

Görüntüler çukur aynadaki gibi oluşur.

  • Asal eksene paralel gelen ışın odaktan geçerek gider, odaktan gelen ışın ise mercekten sonra asal eksene paralel devam eder.
  • 2F noktasından gelen ışın diğer merkezden geçerek yoluna devam eder.
  • Optik merkeze gelen ışın doğrultu değiştirmeden aynı yönde yoluna devam eder.


Kalın Kenarlı Mercekler

Görüntüler tümsek aynadaki gibi oluşur.

  • Asal eksene paralel gelen ışın sanki odaktan geliyormuş gibi (uzantısı odaktan geçecek şekilde) geçer, odak noktasını hedefleyerek gelen ışın ise asal eksene p