Kırma News

January 31, 2008

Mezarlıktır. Minaresinde; Selimiye Camii

Filed under: Uncategorized — Tags: — admin @ 10:35 pm

thumb|250px|Selimiye Camii

Kalfalığımı İstanbul’daki Şehzade Camii’nde yaptım. Ustalığımı da Süleymaniye Camii’nde tamamladım. Fakat bütün gücümü bu Sultan Selim Han camiinde sarf edip uzmanlığımı ayân ve beyân ettim. (Mimar Sinan)Evliya Çelebi, Seyahatname

Selimiye Camii (Edirne) II. Selim’in emri üzerine Mimar Sinan tarafından Kıbrıs’ın fethiyle elde edilen ganimetlerle eski sarayın Baltacılar koğuşunun bulunduğu yerde yapılan cami. 1568 - 1575 yıllarında tamamlanan Selimiye Camii Osmanlı-Türk mimarisinin en büyük eseridir. Üçer şerefeli dört minaresi vardır. Her minarenin yüksekliği 79,89 m.’dir. Kubbesi 31,28 m. çapında olan Selimiye Camii’nin harim tarafındaki minarelerin şerefelerine ayrı merdivenlerden çıkılabilmektedir.

Osmanlı hükümdarı II. Selim tarafından Mimar Sinan’a yaptırılan Selimiye Camii, Edirne’de, şehrin en yüksek noktasında Yıldırım Bayezıt’ın yaptırdığı Baltacılar Koğuşu’nun kalıntıları üzerine yapılmıştır. Yapımına 1569′da başlanmış ve 1575′de tamamlanmıştır. Osmanlı-Türk sanatının en muhteşem eseridir. Mimar Sinan, Selimiye için “ustalığımın eseri” demiştir. Açık havalarda Rodop Dağları’ndan ve Uzunköprü’nün Süleymaniye Köyü’nden görülebilmektedir.
thumb|180px|left|Kubbesinin dış görünüşü
Selimiye’de daha önceki hiçbir camide, Ayasofya’da, Bizans eserinde ve antik çağ mabetlerinde görülmemiş bir teknik kullanılmıştır. Daha önceki kubbeli yapılarda, asıl kubbe kademeli yarım kubbelerin üzerinde yükselmesine rağmen, Selimiye Camii tek bir kubbe ile örtülmüştür. Kubbe, 8 filayağına dayanan bir kasnak üzerine oturtulmuştur. Kasnak, filayaklarına kemerlerle bağlıdır. Kubbenin çapı 33,28 metre, yüksekliği 15,86 metredir. Sinan, bu şekilde örttüğü iç mekana verdiği genişlik ve ferahlıkla birlikte mekanın bir kerede kolayca anlaşılmasını sağlar. Kubbe aynı zamanda camiinin dış görünüşünün ana hatlarını da belirler.
thumb|180px|left|Kubbesinin iç görünüşü

thumb|İç avlu
Selimiye’nin herbiri 70,89 metre yüksekliğinde, kalem gibi incecik 4 minaresi vardır. Minareler üçer şerefelidir. İki minaresinde şerefelerin üçüne giden yol ayrıdır. Bu minarelerden aynı anda üç şerefeye de birbirini görmeden üç kişi çıkabilir. Öndeki iki minarenin taş oymaları çukur, ortadaki minarelerin oymaları ise kabarıktır. Minarelerin kubbeye yakın olması, camiyi göğe doğru uzanıyormuş gibi gösteren bir görünüş güzelliği sağlar. Diğer camilerde ise minareler açığa yapılmış ve yapı genişlemiştir.

Caminin mermer, çini ve hat işçilikleri de önemlidir. Yapının içi İznik çinileriyle süslüdür. Büyük kubbenin tam altındaki hünkar mahfili, 12 mermer sütunludur ve 2 metre yüksekliktedir. Çinilerin bir kısmı 1877-1878 Osmanlı-Rus Savaşında, Rus generali Skobelef tarafından sökülerek Moskova’ya götürülmüştür.

Yapının, kuzeye, güneye ve avluya açılan 3 kapısı vardır. İç avlu, revaklar ve kubbelerle süslüdür. Avlunun ortasında mermerden özenle işlenmiş bir şadırvan vardır. Dış avluda ise sıbyan mektebi, darül kurra, darül hadis, medrese ve imaret bulunmaktadır. Sıbyan mektebi günümüzde çocuk kütüphanesi, medrese ise müze olarak kullanılmaktadır. Geçmişte cami meşalelerle aydınlatılmakta idi. Meşalelerden çıkan is, hava akımı yaratmak üzere özel olarak yapılan bir delikten dışarı çıkmaktaydı.


Dış Bağlantılar

  • Sinan’a Saygi Projesi internet sitesi, Sinan ve eserleri ile ilgili kapsamlı bilgi
  • Sinan’ın kaleminden Selimiye Camii


Dipnot

</div>


Fotoğraflar

none|thumb|230px|Minber none|thumb|230px|Selimiye Camii

Information

Yaptırdı.; Nippur

Filed under: Uncategorized — Tags: — admin @ 4:41 pm

Nippur, bugün Niffer ya da Nuffar, Irak’ın güneydoğu kesiminde antik kent.Bir devlet merkezi olmamakla birlikte, Mezopotamya’nın dinsel yaşamında belirleyici bir rol oynamıştır.

Sümer efsanelerine göre Tanrı Enlil (Akad dilinde Bel) bu kentte yaşamıştı.Nippur’da toplanan tanrılar meclisinin kararlarını insanlara bildiren Enlil, aynı zamanda gücün de temsilcisiydi.Bir başka inanca göre de Enlil insanı Nippur’da yaratmıştı.Ülkeyi ele geçiren her kral, Enlil’in kutsal yönetme gücüne sahip olabilmek için törenler yaparak kendini kutsamaya çalışırdı.Bu nedenle, Mezopotamya’yı hangi hanedan yönetirse yönetsin, Nippur ve kentteki Enlil Tapınağı kutsallığını korurdu.

ABD’li uzmanlar Mezopotamya’daki ilk arkeolojik kazılarını 1889-1900 arasında Nippur’da yürüttüler; 1948′de bu çalışmaya yeniden döndüler.Kentin doğusunda ortaya çıkarılan Sümer tabletleri nedeniyle bu yöreye katipler mahallesi adı verildi.Nippur kazıları, Sümer yazısıyla ilgili bilgilerin temel kaynağını oluşturdu.1990′daki kazılarda Şifa Tanrıçası Bau’ya (Gula) adanmış büyük bir tapınağa rastlandı.

Kentin Tarihöncesine ilişkin çok az bilgi bulunmakla birlikte, MÖ 2500′de bugün yıkıntılarının kapladığı alana yayılmış olduğu ve surlarla çevrildiği sanılmaktadır.Daha sonra Ur’un 3. sülalesinin ilk kralı Ur-Nammu (MÖ 2112-2095) Enlil Tapınağı’nı bugünkü biçimine getirdi, duvarlarla çevrili bir avluda bir ziggurat ve tapınak yaptırdı.

Enlil Tapınağı’yla çevresindeki duvarların üstüne daha sonraları Part yapıları kuruldu.MS 3. yüzyılda gerileyen kent, 12 ya da 13. yüzyılda tümüyle terk edildi.

Information

Sultan; III. Mustafa Türbesi

Filed under: Uncategorized — Tags: , — admin @ 4:04 pm

[[Resim:Laleli III Mustafa Turbesi.jpg|thumb|left|250px|III.Mustafa Türbesi]]
Sultan III.Mustafa Türbesi

Sultan III. Mustafa’nın hayatta iken yaptırdığı Laleli külliyesinde kendisi için de türbe inşa ettirmiştir. Bu türbe Nur’i Osmaniye Türbesinden sonra batı etkilerinin görüldüğü ikinci sultan türbesidir. Ordu caddesi üzerinde Laleli Camii’nin giriş kapısını ile han bölümünün yan tarafıdır. 1759 – 1763 (H.1173 – 1177) yıllarında Mimar Mehmed Tahir Ağa’ya inşa ettirilmiştir.
Bu türbede Sultan III. Mustafa ve Sultan III.Selim, Heybetullah, Mihrimah, Mihrişah ve Fatma Sultanlar yatmaktadır.

Information

Tipidir. Birbirine; Rika

Filed under: Uncategorized — admin @ 2:31 pm

thumb|400 px|Rika hat çeşidi
Rıka, Osmanlı Devleti Dönemi’nde günlük yazışmalar, mektuplar, el yazması eserler için kullanılan ve ilk olarak Osmanlı Devleti tarafından kullanılan yazı tipidir. Harf İnkılâbı’yla birlikte Osmanlıca kaldırıldığı için bu hat çeşidi Türkiye’de sadece hat sanatı olarak icra edilmektedir. Resmi dili Arapça olan ülkeler arasında yaygın olarak kullanılmaktadır.

Information

Avcılıkta kullanılan; Priz

Filed under: Uncategorized — Tags: — admin @ 1:34 pm

Elektrik enerjisiyle çalışan cihazları elektrik şebekesine irtibatlandırmak amacıyla kullanılan gereç.

Information

Daha çekingen; Yılmaz Yavman

Filed under: Uncategorized — Tags: , — admin @ 10:29 am

Bir dönem Galatasaray’da futbol oynadı. Daha sonra Kayserispor’a transfer oldu. Uzun yıllar Kayserispor’da futbolcu olarak bulunduktan sonra teknik heyette görevine devam etti. Daha sonra da Kayserispor yönetici kadrosuna geçti.

Information

Her iki ırkın özelliklerini; Uğrak, Tokat

Filed under: Uncategorized — Tags: — admin @ 9:17 am

Uğrak, Tokat ilinin Merkez ilçesine bağlı bir köydür.

Contents


Tarihi

Köyün adının nereden geldiği ve geçmişi hakkında bilgi yoktur.


Kültür

köy muhacir ve çerkeslerin yerleşim bölgesidir.her iki ırkın yemek kültürleride etkilidir.köy farklı iki kültürden oluşmasına rağmen,herhangi bir ayrım söz konusu değildir.


Coğrafya

Tokat merkezine 16 km uzaklıktadır.


İklim

Köyün iklimi, Karadeniz iklimi etki alanı içerisindedir.


Nüfus

Yıllara göre köy nüfus verileri
2007
2000 299
1997 80


Ekonomi

Köyün ekonomisi tarım ve hayvancılığa dayalıdır.


Muhtarlık

Yerleşim yerinin köy tüzel kişiliği alması ile birlikte köyün tüzel kişiliğini temsil etmesi için köy muhtarlık seçimleri de yapılmaktadır.

Seçildikleri yıllara göre köy muhtarları:

2007 - Celil Çetin
2002 - Celil Çetin


Altyapı bilgileri

Köyde ilköğretim okulu vardır. Köyün hem içme suyu şebekesi hem kanalizasyon şebekesi vardır. Ptt şubesi ve ptt acentesi yoktur. Sağlık ocağı ve sağlık evi yoktur. Köye ayrıca ulaşımı sağlayan yol asfalt olup köyde elektrik ve sabit telefon vardır.


Dış bağlantılar

  • Yerelnet

Information

Yeri ahşap; Outlet

Filed under: Uncategorized — Tags: — admin @ 7:44 am

“Outlet” kelime ingilizceden olduğu gibi Türkçemize girmiş olup
kelime analmıyla ‘ çıkış yeri ‘ dir .
kelime tek başına , anlam yetersizliği içereceği için
“Fabrika” çıkış yeri’ anlamında üretim yerinin yakınında kurulan satış magzası anlamında olsa da
defolu mal kullanma alışkanlığı, überseksuel yani bakımsız modern karakter,
moda trendleri sayesinde bu tür seri sonu ve defolu daha ucuz ürün tüketme anlayışını bir ürünüdür

Information

Tüfeklere verilen genel; Romen

Filed under: Uncategorized — Tags: — admin @ 4:41 am

Romen , Romanya ülkesinin yerli halkına verilen isimdir. Romanya ise ülkeye verilen addır.

Information

Verilen genel; Kısmi diferansiyel denklemler

Filed under: Uncategorized — admin @ 2:55 am

Matematikte, bir kısmi diferansiyel denklem birkaç değişkenli bir fonksiyon ile, bu fonksiyonun değişkenlere göre kısmi türevleri arasındaki ilişkiyi inceler.


Kısmi Türevli Denklemler

İçinde en az iki bağımsız ve en az bir bağımlı değişken ile bağımlı değişkenin bağımsız değişkene göre çeşitli basamaktan kısmi türevlerini eşitliklere(özdeşlik değil) bir kısmi türevli denklem denir.
z bağımlı x ve y bağımsız değişkenler olmak üzere bir kısmi türevli denklem genel olarak

F(x,y,z,zx,zy,zxx,zxy,zyy,…)=0

şeklindedir.Burada

zx=dz/dx , zy=dz/dy , zxx=d2z/dx2 , zxx=d2z/dx2 , zxy=d2z/dxdy , zyy=d2z/dy2 , . . .

dir.

Cauchy-Riemann sistemi iki bağımlı,iki bağımsız değişkeme sahip kısmi türevli denklemlere örneklerdir.


Kısmi Türevli Denklemlerin Elde Edilmesi

Verilen bir yüzey ailesinin sağladığı en küçük basamaktan kısmi türevli denklemi elde edebilmek için yüzey ailesindeki bağımlı değişken , bağımsız değişken, bağımsız değişkenlere göre yeterince türetilip verilen yüzey ile hesaplanan türevler arasında keyfi fonksiyonlar ve bunların türevleri yok edilir. Verilen yüzey ailesi, bu denklemin genel çözümü olabileceği gibi, genel çözümün parametremlere bağlı bir alt sınıfı da olabilir. Bu durumda verilen yüzeyle türevler arasında keyfi parametre yok edilir.

Information

January 30, 2008

1571′de; Kürkçübaşı Ahmet Şemsettin Camii

Filed under: Uncategorized — admin @ 4:55 pm

Şehremini’de Millet caddesi ile Topkapı caddesi kavşağındaki cami Kanuni devrinde 1571′de yapılmıştır. Kargir, ahşap kırma çatılıdır, minaresi sağdadır. Son cemaat yeri 4 sütunludur ve sütun başlıkları korent tipidir.

Birbirine yakın iki kapıdan avluya girilir. Soldaki kapıdan girilince tuvalet aşağıdadır. Sağdaki kapıdan sağa doğru uzayan bahçenin üstü mezarlıktır.

Minaresinde bir güneş saati vardır.

Information

Ya da birinin; Düztabanlık

Filed under: Uncategorized — Tags: — admin @ 9:49 am

Düztabanlık (Pes Planus), ayaktabanındaki uzunlamasına veya enlemesine olan ayak kemerlerinden birinin düzleşmesi veya ortadan kalkmasıdır. Bu durum yaylanma olanağını ortadan kaldrır ve yürüyüş, koşma sırasında normal hareket edilmesini engeller.

Düztabanlık doğuştan olabildiği gibi, kas zayıflığından da kaynaklanabilir. Düzeltici hareketler ve ayakkabılar içine konulacak ortopedik tabanlıklarla, düztabanlık giderilebilir.

Information

January 29, 2008

Korent tipidir. Birbirine yakın; Tübüloalveolar bezler

Filed under: Uncategorized — Tags: , — admin @ 4:11 pm

Tübüloalveolar bezler; Tübüler bez ve alveolar bez tiplerinin karışımı olan bezlerdir. Son kısımları kese ve tüp şeklinde birleşmiştir. Ortak bir kanala salgılarını boşaltırlar. Büyük ekzokrin bezlerin çoğu bu grup beze örnektir.
Ayrıca;

Retiküler bezler; tübüloalveolar bezlerin son kısımlarının çok sıkı ağımsı yapı kazanmasıyla oluşan ve sadece karaciğerde görülen bez tipidir.


Ayrıca bakınız

  • Tübüler bezler
  • Alveolar bezler
  • Tübüloalveolar bezler
  • Çok hücreli bezler

Information

  • Meraciyiz.com Forum :: Başlık görüntüleniyor - Büyük Türk Tarihi!!! Korent'i ele geçiren Fatih, Mora'nın bir kısmını merkeze bağlayarak, Öncelikle Anadolu kıyısına yakın adaları hedef alan Fatih, Bizans,
  • Sinop tarihi Korent'li Eumelus Argonaut seferini yazarken Sinop isminide ihtiva eden coğrafi 630 da Sinop'un tekrar yapılmasından sonra bile iki asra yakın bir zaman
  • Karışık ödevler - Ciddi.COM Yakın tarihinin bu çok önemli ve kendine özgü gelişmeleri olan Çanakkale . zaman yalnızca kadınlardan oluşan gruplar birbirlerine olumlu tepki vermekte,
  • Zubritski, Mitropolski, Kerov: İlkel, Köleci ve Feodal Toplum Eski dünya, Asya ve Afrika'nın en uzak ülkelerini birbirine bağlayan .. Bu tiranlıklar, MÖ 7-5. yüzyıllarda, özellikle Korent, Megare ve Sicyone ve daha
  • İLKEL, KÖLECİ VE .EODAL TOPLUM Dosya Biçimi: PDF/Adobe Acrobatne çarpılan taşların kıvılcımlar saçtığına ve birbirine sürtülen ağaçların boyuneğdirmeyi başardı. .ilip’in MÖ 377’de Korent’te topladığı kon-
  • trakya Orta Yunanistan, Güneyde Korent Körfezine kadar uzanır. Adalara gelince, bunlar yakın bir jeoloji devrinde sular altında gömülmüş olan eski bir kıtanın
  • www.ebilim.com - Makaleler Ebilim.com Akademik bilgi, Bilimsel Arşiv,Akademik Bilgi, Tarih, Edebiyat, Coğrafya vb. gibi Bilimsel Dallarada Her Türlü Makaleye, Kitap ve Dergi
  • E-Kart Türkiye - Bursa - Tarihi Yerler Arkası düz ve sıvalı olan çeşmenin birbirine belli bir açıyla bağlı üç yüzeyden Kareye yakın bir iç avlu etrafında sıralanan,iki katlı revak ve buraya
  • Kapital, Cilt: I Dosya Biçimi: PDF/Adobe Acrobat - HTML olarak görüntüleDeğerin Nispi Biçimi ile Eşdeğer Biçiminin Birbirine Bağlı. Gelişmesi. 74. 3. Değerin Genel Biçiminden Para-Biçimine Geçiş. 75. D. Para-Biçimi
  • Defter Bilgisayar » Current Affairs Org Akp yakın medya kuruluşları, gazeteciler işlerine Durmadan yollarına Korent, Korint ya da Korinth, Peloponnesus’u Yunan anakarasına bağlayan
  • Sinop - Suya Tutunan Sehir - Özet Bilgiler - Eski Sinop - Yazıcı Karaya yakın olan duvarın iç tarafında Roma su kemerlerini gösteren kemerler .. Korent'li Eumelus Argonaut seferini yazarken Sinop isminide ihtiva eden
  • Maqara.com - EĞLeNCeNiN BiR NuMaRaLı aDReSi - Osmanlı Devleti Bizans Imparatorlugu'nun en yakin vârisleri olan bu iki sahsin, imparatorluga hak iddia edebilecek durumda olmalari, bir mana ifade etmemekle birlikte,
  • Kırma News » yapmak Kürkçübaşı Ahmet Şemsettin Camii - Vikipedi Son cemaat yeri 4 sütunludur ve sütun başlıkları korent tipidir. Birbirine yakın iki kapıdan avluya girilir.
  • Büyük Türk Tarihi!!! - Sayfa 2 - Plakform.com Forumları Germiyan Beyleri, Osmanlılarla yakın ilişkiler kurmuşlardır. Germiyan Beyi Süleyman Şah’ın kızı Devletşah Hatun, şehzade Yıldırım Bayezid ile evlenmiş;

Kapıdan; Ulukışla, Niğde

Filed under: Uncategorized — admin @ 3:00 pm

thumb|Ulukışla
Ulukışla, Niğde iline bağlı bir ilçedir.

Contents


Tarihçe

Yörede Epipaleotik, Hitit ve Roma dönemine ait kalıntılara rastlanmıştır. Bölgede bulunan höyükler 10,000 yıllık bir tarihi geçmişle ilgili bulgulardır. Porsuk köyü yakınlarındaki Zeyve höyüğünde M.S 4. yüzyılda yaşanmış yerleşim yeri ortaya çıkarılmıştır.

Eti, Hitit, Roma, Bizans ve Osmanlı dönemlerine ait kalıntılar bulunmuştur. Çiftehan bölgesi uzun süre Eti, Frig ve Roma dönemlerinde yerleşim yeri olmuştur. Roma İmparatoru Marcus Aurelius’un karısı Faustina’nın mezarı Başmakçı köyünde bulunmuştur. Mısır Kraliçesi Kleopatra’nın Tarsus’ta yaşarken sık sık banyo yapmaya Çiftehan kaplıcalarına geldiği rivayet edilmektedir. Bizans İmparatorları Ulukışla ve Çiftehan arasında askeri üsler kurmuşlardır. Orta Çağ boyunca Lulu diye anılan kale, kent ve mağara tabyaları mevcuttur.

1859 yılına kadar Secaaddin adıyla Bor’a bağlı bir nahiye olup merkezi Beyağıl köyüdür. 16.yy’ın ilk yarısında Osmanlı sadrazamlarından Öküz Mehmet Paşa tarafından yaptırılan kervansaray ile Hamidiye köyü olarak anılan ilçe 19.yy’ın ikinci yarısına kadar bugün ilçeye bağlı köy olan Maden ilçesine bağlı bir köy olan Ulukışla T.C.’ nin kuruluşu sonrasında ilçe olma konumunu korumuş ve ülkenin en eski ilçeleri arasındaki yerini almıştır.

ULUKIŞLA VE ÖKÜZ MEHMET PAŞA MENZİL KÜLLİYESİ
R.ESER GÜLTEKİN
TC KÜLTÜR BAKANLIĞI

4.000 Adet basılmıştır.
Mimarlık ve Sanat Tarihi


Ömer Fethi Gürer

Niğde Ulukışla ilçesi Orta Anadolu’nun Toros dağlarında geçit veren noktadaki kapısı gibidir. İlk insan varlığından beri yaşamın varlığının izlerine rastlanılan bölgede Hitit ve Roma dönemi kalıntılarına erilmişti. Bölgede Porsuk kazı alanında Fransız Bilim adamlarının çalışmaları da devam etmektedir.

Ulukışla 1859 yılına kadar ‘Sücaaddin’ adı ile Bor’a bağlı bir nahiye iken 1887 yılında ‘Hamidiye’ olarak anılmaya başlar, Öküz Mehmet Paşa Kervansarayı yapılmasından sonra bölgeye önce’Ulukışlak’ daha sonra Ulukışla verilir. Cumhuriyet döneminde ilçe olan Ulukışla Çiftehan Kaplıcaları ile önemli bir üne kavuşur.

Mustafa Kemal Atatürk 5 Şubat 1934 tarihinde Niğde ziyaretlerinde dönemin Milletvekili Halit Mengi kaplıcalarla ilgili sohbette Çiftehan kaplıcalarından söz etmesi üzerine ilgisini çekmiş ve 6 Şubat 1934 tarihinde kaplıcaları gezmeye gitmişti.

Her yıl binlerce kişinin uğrak verdiği kaplıca yanında Ulukışla tarihi ve doğal güzellikleri ve yer altı zenginlikleri ile de biliniyordu. Boklarlarda yer alan göller, kayak merkezi ve Nesli tükenen Toros kurbağları son örnekleri yanında Darboğaz Kasabası ile birlikte bölge genelinde Yurt dışına ihraç edilen Kirazlarla dünyaya sesini duyuran bir konumda gelişme çabası içinde idi.

Karayolları ve demiryollarının kesiştiği, Ulukışla geçit noktasında olmasına karşın gereken atılımı sağlayamamış ender yerlerdendi.

Aydını, okuyanı çok kasaba ile özdeşleşen bir önemli yapı ise Öküz Mehmet Paşa Kervansarayı idi.

15.12.1973 yılında 7579 sayılı kararla tarihi eser olarak tescil edilen kervansaray 1616 yılında 10000 metrekare bir alan üzerinde inşasına başlanmıştır. Müslim ve gayrimüslim ustaların çalıştığı inşaat Ender Türk Sadrazamlardan olan Mehmet Paşa 1615 yılında İran seferi sırasında yaşadıkları kış sorunlarda konaklamada yaşadığı sorunları tekrar yaşamamak için yaptırdığı bilinmektedir.

1753 yılı, 1969 yılı, 1970 yılı, 1977 yılında onarımlar gören kervansaray önemli bölümü harap bulunuyordu. Nasıl harap olmasın ki kışla, cephanelik,cezaevi, tahıl ambarı olarak kullanıldığı gibi Karayolları Tuz stoklama alanı, Halı Atölyesi ve 1990 sonrası belediye garajı ve deposu olarak ta kullanılan bir eser halen ayakta kalması dahi önemli bir olaydı. Son yıllarda ise cami dışında bu önemli eser harap olmaya terk edilmişti.

Bu durum kervansarayı gören herkesi üzüyordu. Kaymakamlar, Belediye Başkanları ve yerel basın bu eser kurtarılması konusunda çabaları vardı. Bizde çok kere yazılarımızla kurtarılmasını isteyenlerdendik.

2000 yılı Niğde Valisi halen Manisa Valisi Refik Arslan Öztürk döneminde kervansaray için çalışmalar başladı. Son yıllarda Bakanlarda geldi. Milletvekilleri de ilgilendi. Ulukışla Kaymakam, Belediye Başkanı, duyarlı halk çabaları ile 2006 yılında ise kurtarma çabaları uygulamaya geçti. Vakıflar Genel Müdürlüğü komple bir onarım çalışması başlattı.

Niğde ilinde çok sayıda eseri yerinde gören ve yazan Ömer Fethi Gürer olarak bu kere Ulukışla Belediye Başkanı Hacı Avşar ile kervansarayı gezdim. Kervansaray kurtarılma sonrası tanıtım sağlanır ise yabancı turistler kadar yerli turistlerinde mutlaka görmesi gereken bir eser ayağa kalmış olacaktır. Hac ve Kervan yolundaki bu muhteşem eser ile Niğde önemli bir tarihi dokuya erecektir.

Evliya Çelebi övgü ile andığı, Han duvarları ile Faruk Nafiz Çamlıbel’in şiirlerinde yaşattığı Kervansaray ana kapıdan girişte geniş bir avlu bulunmaktadır. Avlu ana giriş dışında mekanlara açılan 3 büyük kapı dikkat çekiyor. Avlu güney kenarda arasta; kuzeyinde eyvanlar ve hücrelerden oluşan geceleme yerleri, doğu ve batı da revaklar bulunmaktadır.

Komple doku içinde konaklama yerleri, ahır, fırın, hamam, arasta ve cami ile muhteşem bir eser olan yapıda mekanlar geniş ve yüksek oluşları da dikkate değerdir.

Orijinal yapıda boyutlar değişik ve kiminde Şömineli olan 40 oda yer aldığı dokusu ile döneminin önemli konaklama mekanı olduğu izlenimini de vermektedir.

Kervansaray Ana giriş tam karşısında yer alan arasta doğu ve batı yönünde uzanmakta ve kuzey cephesi han duvarı ile bitişiktir. Dikdörtgen yapı küçük bir sokak görünümlüdür. Arasta kuzey cephesi ortasından avluya açılmaktadır. Bu arasta Niğde kaybolan el sanatları için yeni bir çıkış yolu olabilir.

Hamam ise yapının dikkate değer farklı bir köşesinde kubbeli olarak dikkat çekmektedir. Kullanılmayan bu hamam onarımdan sonra açılması ile bölgede Niğde Paşa Hamam, Bor Eski ve Yeni Hamam sonrası yeni bir Osmanlı Hamamı doğmuş olacaktır.Farklı hamamlarda olduğu gibi sıcak su duvar ve altdan toprak büzlerle geçirilerek ısıdan yararlanma yoluna gidilmiştir.

Kervansaray cami ise yapı diğer bölümlerinden daha korunaklı ve kullanılır halde günümüze ermiştir.Kubbeli ve kare planlı bir yapıdır. Minarelidir. Kasnaklı pencereleri dikkat çekmektedir. Geçmişte Kervansaray açılan bir kapısı olan cami değişik dönemlerde onarım gördüğü için sağlam bir yapıdır. O nedenle bağımsız bir eser gibi durmaktadır.

Avluda girişte solda ahır dikdörtgen ve iki bölümden oluşmaktadır. Sağda Cami ile hamam arasında yer alan Ahır ise boyuna uzanmaktadır. Bu iki alanda yeni süreçte farklı amaçlarla kullanılacak geniş mekanlar durumundadır.

Kervansaray onca özelliği ve konumuna karşın nedense Ulukışla için bir değer olarak ele alınmayıp bütünü kurtarılması yoluna gidilmemiş ve önemli bir eser yok olmaya doğru bırakılmıştı. Hatta kimi bölümleri farklı kullanımlarla yok edilerek adeta özelliği bozulması da düşündürücü idi. Aslına tamamen uygun kılınması olanaklı görülmese de yapı genel dokusu ayağa kaldırılması dahi başlı başına önemli bir gelişmedir. Kervansaray genel yapının sağlamlığı uğradığı onca tahripata rağmen ayakta kalmasıdır.

Mehmet Paşa ‘Öküz’ lakabı eklenmesine neden olacak kadar dayanıklı taşlarla inşa yapıldığı görülendir. ‘Öküz’ lakabı Mehmet Paşa verilmesi nedeni de ilginçtir.

Ender Türk Sadrazamlarından olan Mehmet Paşa Osmanlı Ordusu seferde iken bölgede konaklama zorluğunu görüp yaşayınca bu kervansaraya karar verir. Kış koşulları oluşmadan inşaatın tamamlanmasını ister. Bu nedenle çalışmaları sık denetlemektedir. O koşullarda farklı bölgelerden taş çekilir. Nevşehir, Kolsuz ve Kemerhisar’dan taş getirilmektedir. Yoğun çalışmaya ve ağır koşullara kağnı çeken öküzler dahi dayanamaz ve bir öküz yolda çatlar. Tek öküz ile araba beklemededir.

Mehmet Paşa bu duruma müdahale eder. Ve Hemen boyundurağa girerek diğer öküz ile arabayı çeker. Bir süre sonra yedek hayvan yetiştirilir ancak bu davranışı nedeni ile öküz lakabı ile anılır olur. Faklı lakap ve isimlerle adı anılan Mehmet Paşa yaşamının son döneminde Halep’te yaşar ve orada vefat eder. Kim bilir Kervansaray kurtarılınca Mehmet Paşa büstü de bu anıt ile Ulukışla’ya yapılır.

Yolunuz Ulukışla düşerse mutlaka bu tarihi dokuyu görün gezin. Başkan Hacı Avşar onarım tamamlandığında değişik sosyal faaliyetler içinde bu alanın değerlendirileceğini söylüyor. O nedenle yolculuk sırasında mutlaka mola vermenize değecek bir yer. Doğu Beyazıt İshak Paşa sarayının bir benzeri özelliklerle dolu bu tarihi mekanı görmedi iseniz eksiğiniz var. Bizden önermesi.


Coğrafya

İlçe merkezi Orta Toroslar’ın parçalarından Medetsiz ve Bolkar Dağları arasındaki geniş bölümün ağzında, İç Anadolu Bölgesi, Orta Kızılırmak bölümünde yer alır. Yüzölçümü 1502 km², deniz seviyesinden yüksekliği 1427 metredir. İlçe 34°30″16′ Doğu boylamı, 36°58″5′ Kuzey enlemi arasında bulunmaktadır.

İç Anadolu’nun kapısı konumundaki ilçe toprakları Doğuda Adana (Pozantı), Güneyde Mersin (Tarsus), Batıda Konya (Ereğli), kuzeyde Niğde (Bor-Çamardı) ile çevrilidir. İlçe Bolkar Dağları, Konya ovası, Aladağları ve Hasan Dağı arasında kalan vadi merkezindedir.

Maden ve Gümüş Köyleri civarında altın, gümüş, kurşun, Katrandede yöresinde linyit, Güney tepelerinde zengin alçı taşı yatakları vardır. Bölgede genel olarak dağlıktır. Bitki örtüsü İç Anadolu Step türüdür. Genel ormanlık saha toplamı 24.673 hektardır. Sert ve kara iklimini (Yazlar serin ve kurak, kışlar soğuk ve yağışlı) etkisi altındadır. Ulukışla çevresinde Kızıldağ, Cehri, Karatepe, Çakıltepe, Sansar, Katrandede ve Dikmen tepe dağları bulunmaktadır. Genelde çıplak ve ormansızdır. Bu yüzden taşkın sel olaylarına rastlanır. Bölge 1980 den itibaren Çakıt Projesi çerçevesi içinde ağaçlandırılmış ve yağış çoğaltılmıştır. İlçe topraklarından çıkan kaynak sularının önemli bir bölümü Çakıt çayı ile Seyhan baraj gölüne dökülür.

Bolkar Dağları Toroslar’ın orta merkezinde yer alan Medetsiz Zirvesi ile dağcılık sporunun ilgi odağı olmuştur. Bolkarlar torosların bütün özelliklerini taşır. Başlıca zirveler Medetsiz, Keşifdağı, Koyunaşağı tepe, Eğer kaya, Karapsl ve Çinili göldür. Güney yönü, sayısız mağara ve kanyonları değişik gezi bir kamp alanıdır. Bolkar dağları çiçekleri, buzul gölleri, yüksek zirveleri ve kırsal yaşama yaptığı ev sahipliğiyle Türkiye’nin en güzel sıradağlarındandır. İlçe İç Anadolu’yu Akdenize ve güneye bağlayan kara ve demiryollarının kavşak noktasıdır. Dönemler halinde Hac yolu, Kervanyolu, İpek yolu, Karayolu, demiryoluna güzergah olmuştur. Anadolu Bağdatyolu Ulukışla’dan geçmektedir. Bu yol 1910 yılında Alman Şirketi tarafından inşa edilmiştir. Kayseri hattı ise 1928 yılında tamamlanmıştır. Bu hat Kardeşgediği mevkiinden Konya ve Niğde-Kayseri hattı olarak ikiye ayrılmaktadır. Karayolu ise Beyağıl köyü yakınlarında Niğde-Kayseri istikametine devam etmektedir.


İklim

İklim tipik İç Anadolu bozkır iklimidir. Yazlar serin ve kurak, kışlar soğuk ve kar yağışlıdır. Yağış yoğunluğu ilkbahar mevsimine kayar. Bitki örtüsü step (bozkır) dır. 1.185.264,25 hektarlık genel ormanlık saha bulunmaktadır. İklime bağlı olarak yetiştirilen ürünlerin başında; buğdaygiller gelir. Yamaçlarda bağcılık, sulanabilen alanlarda başta elma, kiraz, armut v.b. olmak üzere meyvecilik ve sebzecilik yapılır. Bozkırlık alanların tarım yapılmayan yamaçlarında küçükbaş hayvancılık yapılmakta, son yıllarda büyükbaş hayvancılık, arıcılık, kiraz üretimi önemli miktarlarda artışlar göstermektedir. Ortalama nemlilik oranı % 62,2, açık günler sayısı 128. Ortalama yağış miktarı 26,5 mm, karlı günler sayısı 57′dir. Hakim rüzgar; kış gününde keşişleme (Güneydoğu), yaz günlerinde batı rüzgarıdır. Çevre dağlarının ormansız oluşu nedeni ile karların erimesi ve bahar yağmurlarına bağlı olarak taşkın olayları yoğunlaşır.

Niğde’nin biri merkez olmak üzere altı ilçesi vardır.


Ulukışla

1990 sayımına göre toplam nüfûsu 29.434 olup, 5545’i ilçe merkezinde, 23.889’u köylerde yaşamaktadır. Merkez bucağına bağlı 24, Çiftehan bucağına bağlı 12 köyü vardır. Yüzölçümü 1503 km² olup, nüfus yoğunluğu 20’dir. İlçe toprakları dağlıktır. Güneyinde Bolkar Dağları, yer alır. Başlıca akarsuyu Çiftehan Çayıdır. Dağların yüksek kesimlerinde köknar, kızılçam, sedir ve karaçam ormanları vardır.

Ekonomisi tarıma dayalıdır. Başlıca tarım ürünleri, elma, arpa, patates, buğday, üzüm ve şekerpancarıdır. Hayvancılık ekonomik açıdan önemli gelir kaynağıdır. Tuğla ve kiremit fabrikaları başlıca sanâyi kuruluşlarıdır. İlçe topraklarında altın, gümüş, çinko, demir, jips ve kurşun-çinko yatakları vardır.

İlçe merkezi Çiftehan Çayı Vâdisinde kurulmuştur. Eski ismi Şücâeddîn idi. İlçe merkezi karayollarının kavşak noktası yakınındadır. Kayseri’den gelen karayolu Ankara-Adana yolu ile ilçenin 5 km doğusunda birleşir. İl merkezine 62 km mesâfededir. Denizden yüksekliği 1426 metredir. Belediyesi Cumhûriyetten önce kurulmuştur.


Kaynakça

  • Ulukışla Belediyesi http://nigdeforum.com
  • http://www.nigdeli.net www.nigdeli.net Nigde Web Portalı
  • http://www.kemerhisar.net www.kemerhisar.net
  • http://www.yesilbor.com www.yesilbor.com
  • http://borun.sesi.sitemynet.com

*

Information

January 28, 2008

Yüksek olan; 7.5 cm KwK 37

Filed under: Uncategorized — Tags: — admin @ 11:04 pm

7.5 cm KwK 37 L/24 (7.5 cm Kampfwagenkanone 37 L/24) Nazi Almanyası ordusu Wehrmacht tarafından II.Dünya Savaşı sırasında orta sınıf SdKfz.161 Panzerkampfwagen IV tankında kullandığı 7.5 cm lik bir top türüdür. Bu top kısa namlulu olmasında dolayı sadece düşman istihkam birliklerine karşı kullanılmak için yapılmış ancak savaşın başlarında düşman tanklarına karşıda kullanılmıştır. Daha sonra bu topun yerine tanklara 7.5 cm KwK 40 L/48 topu monte edilmiştir.


Mühimmatı

  • K.Gr.rot.Pz. (Zırh delici başlıklı)
  • Gr.38 Hl/A (Yüksek patlayıcılı tanksavar)
  • Gr.38 Hl/B (Yüksek patlayıcılı tanksavar)
  • Gr.38 Hl/C (Yüksek patlayıcılı tanksavar)
  • 7.5cm Sprgr.34 (Yüksek patlayıcılı)


Kullanıldığı tank türleri

  • SdKfz.141/2 Panzerkampfwagen III Ausf. N
  • SdKfz.161 Panzerkampfwagen IV Ausf. A
  • SdKfz.161 Panzerkampfwagen IV Ausf. C
  • SdKfz.161 Panzerkampfwagen IV Ausf. D
  • SdKfz.161 Panzerkampfwagen IV Ausf. E
  • SdKfz.161 Panzerkampfwagen IV Ausf. F
  • SdKfz.233 Schwerer Panzerspähwagen “Stummel”
  • SdKfz.234/3 Schwerer Panzerspähwagen “Stummel”

Information

Verilen genel ad. Av; İl Genel Meclisi

Filed under: Uncategorized — Tags: — admin @ 10:21 pm

İl Genel Meclisi, İlçeler adına seçilen üyelerden oluşur. İl genel meclisinin başkanlığını o ilin valisi yapar. İl genel meclisinin aldığı tüm kararlar valinin onayıyla yürürlüğe girer. Meclis, gereken halde görüş bildirir, il özel yönetiminin bütçesini kabul eder. İl genel meclisleri, siyasal konularda karar alamazlar.

Information

  • buyu olanlar?n ba?vurduklar? gizli i?lem ve davran??lara verilen genel ad, sihir.* bo? eylem ve i?lemler, bkz. ak b

Cemaat yeri; Saz

Filed under: Uncategorized — admin @ 9:14 pm
  • Saz Hakkında Ayrıntılı Bilgi


Müzik

  • Saz, çalgı aletlerine verilen genel isimdir.
  • Saz, Türk halk müziğinde bağlama, cura, tar vb. mızraplı çalgıların genel adı.
  • Saz veya bağlama, Türk halk müziğinde kullanılan, gövdesi ağaçtan oyularak yapılmış, telli, uzun saplı çalgı aleti.
  • Saz, birden fazla çalgının bulunduğu takım.
  • Saz, çalgılı eğlence yeri.


Flora

  • Sazlık, genellikle su kıyılarında, bataklık yerlerde yetişen ince kamış, hasır otu.

Information

  • uydu şifre kırma - Forum TR ben 7-8 ay önce uydu almıştım takır takır 1500 kanal 500 radyo var ama bunların raha 300 radyosu ve 700-800 tv kanalı kilitli sol tarafın