Kırma News

December 31, 2007

Girilir.; Ölüdeniz, Fethiye

Filed under: Uncategorized — Tags: , — admin @ 9:06 pm

Ölüdeniz, Muğla ilinin Fethiye ilçesine bağlı bir beldedir. Ölüdeniz kumsalı yüzde seksen iki oyla 2006 yılında dünyanın en güzel kumsalı seçilmiştir.

Belde, turizm açısından oldukça gelişmiştir. Likyalılarda ışık ve güneş diyarı, Ortaçağ’da “Uzak Diyar” olarak tanınır, Anadolu’nun güneybatısında yer alan Teke Yarımadası’da bulunur. Türkiye’de bulunan deniz kulağı (lagün) oluşumlarından biridir.

Ölüdeniz, adı gibi durgun bir göl niteliğindedir. En fırtınalı günlerde Belceğiz kıyıları dalgalarla boğuşurken, Ölüdeniz’de sadece çırpıntılar meydana gelir.

Ancak durgun gibi gözüken Ölüdeniz, gözle görünmeyen üç nedenle kendini hemen her gün yenilemektedir. Bunlardan ilki, Ölüdeniz’de mevcut yoğun kaynak suyu çıkışları, dipte içeriden açıkdenize doğru bir akıntı yaratmaktadır. İkincisi, bu kaynak sularının yarattığı tuz farkından dolayı açıkdenizden içeriye ve dışarıya devamlı bir sirkülasyon oluşmasıdır. Üçüncüsü ise gel-git etkisi ile iki-üç günde bir deniz ortalama yarım metre yükselir ve alçalır. Bu da büyük miktarda deniz suyu giriş ve çıkışı sağlamaktadır.
250px|thumb|Ölüdeniz, Fethiye nin yeri

Contents


Ölüdeniz’e adını veren efsane

left|thumb|200px|Ölüdeniz, Fethiye

Açıkdenizden Belcekız kıyılarına bakıldığında Ölüdeniz’i görmek mümkün değildir. Ölüdeniz’e kıyıya iyice yaklaşıldığında 90 derecelik bir açı yapan kısa kanaldan girilir.

Tutuştukları deniz savaşında Lidya Kralı’na yenik düşen Likya Kralı, yaralılarını ve geriye kalan yaşlı, çocuk, kadın, erkek ve gençlerini yelkenli gemisine doldurur ve dost bir kıyı kentine giderken Belceğiz açıklarında şiddetli bir fırtınaya yakalanır. Sığınacak bir liman ararlarken kralın oğlu, geminin yönünü Belceğiz kıyılarına çevirtir. Çünkü hiç fırtına görmemiş doğal bir koy olan Ölüdeniz’den haberdardır. Ancak gemi kıyıya yaklaştıkça sığınacak bir liman göremeyen Kral, kavminin son kalanlarını da felakete götüren bu emri kim verdiyse kellesinin uçurulması emrini verir. Emir yerine getirilir. Ancak bu arada gemi kıyıya yaklaşmış ve kanala girilmek üzeredir. Ölüdeniz bütün asudeliği ile onları beklemektedir. Kral ve kavminin son kalanları ve onları taşıyan gemi kurtulur ama kralın oğlu ölmüştür. Bu nedenle o zamandan bu güne bu limana Ölüdeniz denilmektedir.


Konum ve iklim

thumb|150px|Belcekız sahili
Babadağ ve Mendos Dağları’nın eteklerinde, Fethiye’nin güneyine doğru yükselen küçük bir platoda ve eteğinde kıyı şeridinde yer alan beldede tipik Akdeniz iklimi hüküm sürer. Yazlar sıcak ve uzun, kışlar ise yağışlı, ılık ve kısadır. En soğuk kış aylarında ortalama 10°C olan hava ısısı, açık güneşli günlerde 20°C’nin üzerine çıkar.

Deniz suyu sıcaklığı ise 15 °C’nin altına düşmez. Bu nedenle yağışlı ve soğuk birkaç günün dışında bütün bir yıl denize girilebilir. Bahar ayında 25-30 °C olan hava ısısı yaz aylarında 35 °C’dir. Deniz suyu sıcaklığı bahar aylarında 18 °C’dir. Yaz aylarında ise 22 °C’dir.

Ortalama Veriler
Aylar Oca Şub Mar Nis May Haz Tem Ağu Eyl Eki Kas Arl
Ort.En Yüksek °C 15.8 16.2 18.6 21.8 26.3 31.2 34.2 34.2 31.2 26.5 21.0 17.0
Ort.En Düşük °C 5.3 5.5 6.9 9.9 13.7 17.3 20.0 19.9 16.6 12.9 9.1 6.6
Kaynak: meteor.gov.tr


Ulaşım ve konaklama

thumb|150px|Ölüdeniz’de ki kamp yerleri
Beldeye hem kara, hem deniz, hem de havayolu ile ulaşmak mümkündür. Antalya, İzmir, Ankara, İstanbul gibi merkezlerden Fethiye ilçesine düzenli otobüs seferleri yapılmaktadır. Dalaman Havaalanı da beldeye bir saat mesafededir. Fethiye Ölüdeniz arası 12 km’dir. Fethiye’den beldeye düzenli ulaşım imkânları bulunmaktadır.

Beldede nitelikli bir çok otel, pansiyon, ve kamp yeri mevcuttur. Her türlü deniz sporlarının yapılabildiği beldede safari, dağcılık, yürüyüş ve rafting yapma imkânları yanında Babadağ’ın 2000 metre yüklsekliğinden “Yamaç Paraşütü” ile atlama imkânı vardır.


Semtleri


Hisarönü

Fethiye-Ovacık karayolu üzerinde, çam ormanları içerisinde yer alan, köy niteliğindeki bu semt, otel ve pansiyon olarak 3000 civarında yatak kapasitesi ile gelişmiş turizm merkezlerinden biridir. Daha çok İngiliz turistlerin ilgi gösterdiği sakin bir dinlenme köyüdür.


Ovacık

Ovacık şehir merkezine 6 km. uzaklıkta. Ölüdeniz’e uzaklığı 5 km’dir.<ref>Muğla Valiliği</ref> Fethiye-Belceğiz-Ölüdeniz yolu üzerinda sağlı sollu pansiyon ve otellerin yer aldığı bu semt eski ve yeninin kaynaştığı bir turizm semtidir.


Belceğiz-Ölüdeniz

thumb|200px|Ölüdeniz(Belceğiz) plajı
Ölüdeniz lagünün bulunduğu semttir. Kıyı bandı, Özel Çevre Koruma Kurumu Bsşkanlığı ‘nca tanzim edilen Belceğiz’de modern tesisler yer almaktadır. Belceğiz semtinde her türlü konaklama yeme-içme ve eğlenme, halka açık plajlarada da her türlü su sporu yapma olanağı vardır.

Belceğiz’in güneydoğu devamında KIDRAK Milli Parkı’nda iyi düzenlenmiş bir kamp yeri ve ötesinde Uzunyurt köyü vardır.

Belceğiz’in kuzeybatısında fotoğraflar çokça yer alan Kumburnu ve Ölüdeniz yer almaktadır. Bu yöre 1978 yılında Milli Park olarak belirlenmiş olup, 1. derecede doğal sit alanıdır. Kumburnu günübirlik dinlenme plajı olarak kullanılmaktadır.


Görülmeye değer yerler

thumb|250px|1500 m. yukarıdan Ölüdeniz


Kelebek Vadisi

8 Şubat 1995′de 1. derecede doğal SİT ilan edilen ve her türlü yapılaşmaya kapatılan kayalık ve çamlık vadide milyarlarca kelebeğin kayalarda, ağaçların gövdelerinde ve yapraklarında bulunup etrafı sarmasından dolayı bu ismi almıştır.<ref>Muğla Valiliği</ref>

Vadiye ulaşım Ölüdeniz’den dolmuşlarla veya Ölüdeniz’deki sahilden kalkan teknelerle sağlanır. Kelebekler vadisi kumsalında konaklama tesisi yoktur. Çadır kurularak ya da üzeri çalı ve yapraklarla kaplı çardaklarda, ağaç dalları arasına kurulmuş teraslarda konaklanmak mümkündür.


Gemile Adası

thumb|250px|Fethiye
Ölüdeniz beldesinde batısında ve takriben 7 km. uzağındadır. Adada M.S. 5-13. yüzyıllarda yapıldığı anlaşılan Bizans ve Roma devirlerine ait ev, depo, sarnıç ve kilise kalıntıları bulunmaktadır. Gemile Adası, koruması gerekli tarihi değerlerden biridir.


Fethiye

Antik çağda “Telmessos”, yakın çağda “Meğri”, 1934′den itibaren Fethiye adını alan ilçe Roma-Bizans devirlerinden kalma lahitler, ünlü Aminthas tapınak mezarı ve müze turistlerin ilgisini çeken mekânlardır. Fethiye halk pazarı da son zamanlarda ilçeye gelen yerli ve yabancı turistlerin uğrak yeri olmaya başlamıştır.


Ölüdeniz’de günübirlik deniz turları

Fethiye sahilinde ve Ölüdeniz sahilinde bulunan teknelerle yapılan gezilerde Aya Nikola Adası, Gemile Koyu, Karacaören, 12 adalar ve Göcek’i gezmek mümkündür.


Yapılabilecek aktiviteler

thumb|150px|Ölüdeniz’de yamaç paraşütü


Ölüdeniz’de yamaç paraşütü

1975 metre yükseliğindeki Babadağ’dan deneyimli bir pilot eşliğinde başlayan serüven 30-40 dakikalık bir uçuştan sonra Belcekız Plajında tamamlanmaktadır. 1700 metre yükseklikteki uçuş noktasına ciplerle gidilmektedir. 25 km’lik toprak ve engebeli yol 50 dakika sürer. 1700 metrede rüzgar yeterli değilse, 1900 metreye çıkılır. Tulum ve kasklar takılarak, pilota ve paraşüte bağlı harness(oturak)a oturulur, pilotun paraşütü çekmesiyle paraşütler şişer, birkaç adımlık koşuyla açılıp yükselinir ve uçmaya başlanır. Deneyimli pilotlar yamaç paraşütüyle 3500 metre yüksekliğe kadar çıkabilmektedir ve havada 5 saat kalınabilmektedir. Yamaç Paraşütü organizasyonu yapan acentalar Ölüdeniz sahilinde bulunmaktadır.<ref>Muğla Valiliği</ref>


Ölüdeniz’de su altı dalışı

Ölüdeniz Belcekız’da bulunan dalış acentaları ile günibirlik ve haftalık turlar düzenlemektedirler. Bu turlarla dalış sertifikaları almak mümkündür.


Ölüdeniz’de doğa yürüyüşü (Likya yolunda yürüyüş)

left|thumb|150px|Likya yolu
Likya Yolu, antik Likya, günümüzdeki Teke Yarımadası bölgesinde bir yürüyüş yoldur. Başlangıç noktası Babadağ’ın eteğindeki Ovacık köyündedir. Yol, Fethiye’den Antalya’ya kadar uzanır. Bu güzergah üzerinde Dodurga, Pınara antik kentleri ve Patara plajı bulunmaktadır.


Ölüdeniz’de binicilik

Belde yapılan binicilik turları, Ovacık’tan başlar ve tarihi Kaya köy çevrisini dolaşarak sona erer.


Ayrıca bakınız

  • Muğla
  • Fethiye


Kaynakça

<references/>


Referanslar

  • http://www.oludeniztourism.org/tr/activities.htm


Dış bağlantılar

  • Ölüdeniz Belediyesi
  • oludeniztourism.org
  • Ölüdeniz otelleri

Information

Bitişik; Türkiye’de matbaacılık

Filed under: Uncategorized — Tags: , — admin @ 12:59 pm

[[Resim:Ibrahim muteferrika matbaasi.jpg|thumb|İbrahim Müteferrika Matbaası, 1729-1794]]
Türkiye’de matbaacılık tarihi Osmanlı Devleti dönemine uzanır. Sultan 2. Beyazıt’ın 1492 yılında topraklarına kabul ettiği engizisyondan kaçan yahudiler, matbaa tekniğini beraberlerinde getirmişlerdi. Osmanlı’ya gelişlerinden hemen bir yıl sonra, David ve Samuel ibn Namhias kardeşler 1493 yılında İstanbul’da ilk basımevini (matbaayı) kurdular. Kendilerine Tevrat ve dini kitaplar basma izni verilmişti. Bu sebepten sadece Tevrat, dua ve din tarihi kitapları basılmıştır. Bu tarihten sonra çeşitli kereler matbaa açma girişiminde bulunan Osmanlı’nın İslam tebaasından kişilere hep karşı çıkılmış, Kuran’ın daha önce olduğu gibi mutlaka elle yazılması gereğini belirten bu kişiler zamanın önemli kişileri olan hattatlar tarafından kışkırtılmış ve himaye görmüşlerdir.

Osmanlı topraklarında çalışan ilk matbaadan 234 yıl sonra Osmanlı’nın İslam tebaasından olan İbrahim Mütefferika, Lale Devri olarak bilinen dönemde, 1727 yılında matbaasını kurmuştur. Matbaasında basılan ilk kitap Kitab-ı Lügat-ı Vankulu (Vankulu sözlüğü)’dür. Mütefferika yaşamı boyunca 18 farklı eser basmıştır. Ancak kitapların maliyetlerinin ve buna bağlı olarak fiyatlarının çok yüksek olması matbaacılığın yaygınlaşmasını engellemiştir.

Mütefferika’nın ölümünden sonra matbaa zaman zaman atıl kalsa da çalışmaya devam etmiştir. Matbaanın başına 1754 yılında İbrahim ve Ahmet Efendiler, 1783 yılından sonra Beylikçi Raşid Mehmed Efendi ve Vak’a-nüvis Vasıf Efendi geçmişlerdir.

1769 yılında Abdurrahman Efendi, Mühendisane matbaasını kurmuştur. Daha sonra Üsküdar matbaası (1802) ve sonrasında Takvimhane-i Amire adında bir matbaa daha açıldı (1831). Bu sırada Mısır’da Kavalalı Mehmet Ali Paşa, Bulak matbaasını kurdu (1822).

1860′tan sonra basımcılıkta hızlı bir gelişme görüldü, Encümen-i Dâniş (Bilim Akademisi), Cemiyet-i İslamiye-i Osmaniye, Cemiyet-i Tedrisiye-i İslamiye gibi yayın çalışması da olan kurumların, yeni okulların açılmasıyla ders kitabı gereksiniminin artmasının ve Tercüman-ı Ahval, Tasvir-i Efkâr, Mecmua-i Fünun gibi kendi özel basımevlerini kuran gazete ve dergilerin bu gelişmede belirgin etkisi oldu. Basımcılığın hızla gelişmeye başlaması, devlet denetimini de birlikte getirdi. Önceleri izne bağlı olmaksızın açılan özel basımevlerinin, 1856′da çıkarılan bir iradeyle, bastıkları kitapları Takvimhane Nezareti’ne bildirmeleri ve gelirleri üzerinden vergi ödemeleri hükme bağlandı. 26 Ocak 1857 tarihli ilk Matbaa Nizamnamesi’yle basımevi açma Zaptiye Nezareti’nin iznine bağlandı. Kitap basımı da Meclis-i Maarif’in önceden incelemesi ve onayıyla yapılacaktı. 23 Ocak 1888′de çıkarılan Matbaa Nizamnamesi ise basımcılık üzerindeki sansürü koruyor, ayrıca basımevlerinin denetime her an hazır olması, kapıların kilitli olmaması, bitişik binalara herhangi bir biçimde açılmaması gibi hükümler getiriyordu.

1833 yılında ülkede 54 matbaa (15’i litografi), 1948 yılında 509 matbaa ve 1983 yılında 3537 matbaa bulunmaktaydı. 2007 yılında 6000 civarında matbaa bulunmaktadır.

Günümüzde Türk matbaacılığı teknolojik gelişmelere bağlı olarak gelişimini sürdürmektedir. Basım sektörü Avrupa’daki emsalleriyle aynı kalitede ürünler üretebilmektedir. Hazır teknoloji üretici ülkelerden alınmakta Türkiye’de başarı ile uygulanmaktadır. Ancak Türkiye bazı istisnalar hariç teknoloji üretmekten uzak, fakat iyi bir teknoloji takipçisi durumundadır.

Information

Ve sütun; Sakız ağacıgiller

Filed under: Uncategorized — Tags: , — admin @ 10:51 am

Sakız ağacıgiller (Anacardiaceae), iki çenekli çiçekli bitkilere dahil bir bitki familyasıdır.

Tropik ve subtropik bölgelerde yaşayan odunsu bitkilerdir. Gövde kabuklarında reçine kanalları vardır. Yurdumuzda kültürü yapılan Pistacia vera (Antepfıstığı) Gaziantep ve Urfa bölgelerinde bolca yetişir.

Örnek cinsin Anacardium olduğu bu familyanın üyeleri, zeytinsi “yemiş” nitelikli meyveler verir.


Cinsler

  • Actinocheita
  • Anacardium
  • Androtium
  • Antrocaryon
  • Apterokarpos
  • Astronium
  • Baronia
  • Bonetiella
  • Bouea
  • Buchanania
  • Campnosperma
  • Cardenasiodendron
  • Choerospondias
  • Comocladia
  • Cotinus
  • Cyrtocarpa
  • Dracontomelon
  • Drimycarpus
  • Ebandoua
  • Euleria
  • Euroschinus
  • Faguetia
  • Fegimanra
  • Gluta
  • Haematostaphis
  • Haplorhus
  • Harpephyllum
  • Heeria
  • Holigarna
  • Koordersiodendron
  • Lannea
  • Laurophyllus
  • Lithrea
  • Loxopterigium
  • Loxostylis
  • Mangifera (mango)
  • Mauria
  • Melanochyla
  • Metopium
  • Micronychia
  • Montagueia
  • Mosquitoxylum
  • Nothopegia
  • Ochoterenaea
  • Operculicarya
  • Ozoroa
  • Pachycormus
  • Parishia
  • Pegia
  • Pentaspadon
  • Pistacia
    (antep fıstığı vb.)
  • Pleiogynium
  • Poupartia
  • Protorhus
  • Pseudoprotorhus
  • Pseudosmodingium
  • Pseudospondias
  • Rhodosphaera
  • Rhus (sumak)
  • Schinopsis
  • Schinus
    (biber ağaçları)
  • Sclerocarya
  • Semecarpus
  • Smodingium
  • Solenocarpus
  • Sorindeia
  • Spondias
  • Swintonia
  • Tapirira
  • Thyrsodium
  • Toxicodendron
    (zehirli sarmaşık vb.)
  • Trichoscypha


Kaynakça

  • İngilizce Wikipedia’daki Anacardiaceae maddesinin 10 Haziran 2006 sürümü

Information

Girilir kıblenin; Seydi Ali Reis

Filed under: Uncategorized — Tags: , , — admin @ 8:20 am

[[Resim:Miratülmemalik.JPG|thumb|200px|right|Türk Edebiyatının ilk seyahatnamesi olan Seydi Ali Reisin Mir’at-ül Memalik adlı eseri]]
Seydi Ali Reis (1498 - 1562), Kaptan-ı Deryalık da yapmış olan Osmanlı denizcisi. Osmanlı Devleti’nin Büyük Okyanus rüyasını gerçekleçtirmek için görevlendirilen denizci. Türk amirali, coğrafya ve matematik
bilgini.

Contents


Hayatı

İstanbul, Galata’da doğdu. Sinoplu bir aileden gelmedir. Dedesi, II. Mehmet zamanında tersane kethüdalığında, babası Hüseyin Ağa da Darüssınaa kethüdalığında bulunmuşlardı.


Tersane Reisliği ve Kethüdalığı

Kendisi de tersanede reis olarak çalıştı. Barbaros Hayreddin Paşa’nın yanında yetişti.


Komador luğu ve Preveze Zaferi

Seydi Ali Reis, tersane kethüdası olduğundan, bir deniz harekatında bağımsız olarak kumandanlık yapmadı. Rodos’un fethine (1522) ve daha sonra Akdeniz’de cereyan eden bütün deniz savaşlarına Barbaros Hayrettin Paşa yanında katıldı ve Batı Akdeniz bölgesini çok iyi öğrendi. Preveze Deniz Savaşı’nda (1538) Osmanlı donanmasının sol tarafına komuta ederek büyük yararlıklar gösterdi ve bu savaştan sonra adı daha çok duyulmaya başlandı. Trablusgarp’ın fethiyle biten harekatta Kaptan-ı Derya Sinan Paşa ve Turgut Reis emrinde çalıştı(1551).

(1) Kethüda: Bir daire veya konağın idaresine memur olan kişi.


Kaptan-ı Deryalığı

Kanuni Sultan Süleyman tarafından, Portekiz donanmasıyla girdiği deniz savaşını kaybeden Murat Reis’in yerine Hint Kaptanlığına atandı ve Basra’daki donanmayı Süveyş’e getirmekle görevlendirildi.

Bu olay onun yaşamının da dönüm noktası oldu. 15 gemiyi derhal tamir ettirerek uygun deniz mevsimi için beş ay bekledi ve donanması ile Basra’dan ayrıldı (1554). Basra’dan aldığı 15 kadırga ile Süveyş’e doğu yol alırken Horfakan şehri açılarında 25 parçalık Portekiz donanmasıyla karşılaştı. Yapılan çarpışmada Portekizliler bir gemi kaybedip geri çekilince yoluna devam etti.
Maskat yakınlarında 34 parçalık bir Portekiz Donanmasının saldırısına uğradı. Güney Arabistan sahillerinde dağların denize dik inmesinden faydalanarak, gemilerini Portekiz donanmasıyla kıyı arasına soktu, savaş başladığı zaman dağların kestiği rüzgar sebebiyle Portekiz donanmasının yelkenli gemileri hareketsiz kaldı, kürekli gemileriyle hızlı hareket ederek düşmanın sayı üstünlüğünü yok etmeye çalıştı. Yapılan savaşta Portekizlilerin altı gemisi batırıldı, Osmanlı donanmasının da beş gemisi battı, biri de yandı (1554).

Umman sahilindeki Zufar limanı geçilerek Şihr şehri hizasına gelinince, günbatısı yönünden fil tufanı(Tufan-ı Fil)(1)veya Tusunami denilen bir fırtına çıktı. Çıkan fırtına yüzünden Seydi Ali Reis kalan dokuz kadırgalık donanmasıyla birlikte kıyıdan uzaklaşmak zorunda kaldı. Fırtınaya kapılan, günlerce denizde çalkalanan gemiler doğuya doğru sürüklenerek Hindistan kıyılarına, Gücerat sultanlığının Demen Kalesi önüne gelebildi, burada üç gemi karaya vurdu; geri kalan gemilerdeki top ve levazımı bırakarak Seydi Ali Reis elindeki altı gemiyle Surat limanına girdi; çünkü Portekiz donanması onu yakalamak için dolaşıyordu

Seydi Ali Reis buradan Gucerat’ın başkenti Ahmedabad’a gitti. Harap gemilerle Süveyş’e ulaşmak imkansız olduğundan, kalan gemiler satılıp karadan İstanbul’a dönülmesine karar verildi. Seydi Ali Reis Gucerat sultanı Ahmet Han tarafından iyi karşılandı. Daha sonra adamlarından bir kısmı Gucerat Sultalığı’nın emrine girdi. Seydi Ali Reis, Ahmedabad’tan Sind memleketinin başkenti Multan’a, oradan Lahor’a, bu şehirden de Delhi’ye gelerek Timuroğullarından Hümayun Şah’ın huzuruna çıktı (1555).

Hümayun şahın ölmesi üzerine Afganistan - İran yoluyla Anadolu’ya hareket etti (1556). Bundan sonra Kabil, Semerkant, Buhara, Meşhet şehirlerinde hükümdarları gördü.

Buhara civarında Özbeklerin saldırısına uğradı ve yaralandı. İran da Meşhet valisi tarafından tutuklandı, daha sonra serbest bırakılarak Şah I.Tahmasp’a gönderildi. Bir süre göz hapsinde kaldıktan sonra Anadolu’ya geçmesine izin verildi ve Şah’ın Kanuni’ye yazdığı bir mektubu da alarak Kazvin’den ayrıldı (1557). Aynı yıl Bağdat’a ulaştı. Böylece Basra’dan çıkışından 3 yıl 7 ay sonra tekrar Osmanlı ülkesine dönüyordu.

Seydi Ali Reis 1557 mayıs ayı başlarında İstanbul’a vardı ve Edirne’de bulunan hükümdarın yanına gitti. Süveyş donanmasının uğradığı kayıptan dolayı padişahtan af diledi. Dolaştığı yerlerde görüştüğü hükümdarların verdiği 18 nameyi(mektup) sundu; Ali Reis mahvolmuş bir donanmanın sorumlusu olmakla beraber, başına gelen olağanüstü olaylar kabul edilerek suçlu görülmedi, önce Müteferrika(2) yapıldı, sonra Diyarbakır tımar defterine tayin edildi. Bir süre şehzade Selim’in hizmetinde çalıştı, Galata Hassa gemi reislerinden biri oldu (1560). Son görevi bilinmemektedir. 1562 yılında İstanbul’da öldü.
(1) Fil Tufanı –Tufan-ı Fil : Günbatısı istikametinden şiddetli esen rüzgarlar ile oluşur. Bu fırtınaya zaman zaman Yemen sahillerinde görülmektedir.
(2) Müteferrika: Padişah, sadrazam ve vezirlerin emirlerini götüren kimse.

Denizcilikteki ününün yanı sıra denizcilik, coğrafya, astronomi gibi konularda da yetki sahibi bir bilim adamı olan Seydi Ali Reis’in bu konularda bıraktığı eserler şunlardır:

  • Mirat-ı Kainat (Kainatın Aynası)
  • Hulasat el-Heyyet (Kısa astronomi)
  • Kitap el-Muhit fi İlm el-Eflak ve’l-Buhur (Felekler ve Denizler biliminde okyanus kitabı)
  • Mir’at-ül Memalik (Memleketlerin Aynası)

Son iki eseri batı dillerine de çevrilmiştir. Başından geçen olayları anlatan Mir’at-ül Memalik (Memleketlerin Aynası - 1557) adlı seyahatnamesi donanmasının akıbetini ve emrindeki adamların hesabını veren bir müdafaname(1) gibi düşünülebilir. Gucerat devletinin başkenti Ahmedabad’ta yazdığı Muhit (1554) basılmamıştır. Ali Kuşçu ‘nun matematiğe ait kitabını Hülasat-ül-Heyyet adıyla Türkçe’ye çevirdi (Halep 1549). Beş makale ve 120 fasıl halindeki Mirat-ül-Kainat (Kainatın Aynası) astronomi ilmine aittir. Katibi mahlasını(2) kullanan Seydi Ali Reis’in şiirleri de bulunmaktadır.

(1) Müdafaname: Savunma mektubu.
(2) Mahlas : Bir kimsenin ikinci adı, eskiden şairlerin kullandıkları ad, lâkap.


Seydi Ali Reis’in Eserleri


Mirat’ı Kainat

Güneşin hareketinden, yıldızların uzaklığından; kıblenin ve öğle vaktinin tayininden, nehirlerin genişliğinin tespitinden ve rub’u meceyyibden bahseden bir eserdir.


Hulaset’el- Hay’a

Halep’ te bulunurken hey’et ve matematik dersleri alan Seydi Ali Reis, Ali Kuşçu’nun Fethiye isimli eserini çevirmiş ancak bununla yetinmeyerek Mahmud b. Omar al Çağmini’den ve Kadızade-i Rûmî Musa Paşa’nın eserlerinden de faydalanarak çevirisine birçok ilaveler yapmıştır.


Kitab al-Muhit fi İlm’al-Eflak va’l Abhur

Seydi Ali Reis kısaca Muhit adı ile tanınmış olan meşhur eserini 1554’te Haydarabad’da bulunurken kaleme almıştır. Geçirdiği tecrübelerden sonra kaptanlara ve gemicilere kılavuz olmadan Hint denizlerinde kolaylıkla dolaşım imkanını verecek bir kitap hazırlamak isteyen Seydi Ali Reis bu eserinde; yer tayini, zaman hesabı, takvimler, pusula taksimatı, denizcilikte önemli bazı yıldızlar ve yıldız grupları; meşhur limanlar, Hindistan’ın rüzgar- altı ve rüzgar-üstü sahilleri ile Hint denizindeki adalar, rüzgarlar, tayfunlar, sefer yolları hakkında önemli bilgi içermekte; kitabın dördüncü bölümünde Yeni Dünya ( Amerika) ya ait bir bölüm de bulunmaktadır. Katip Çelebi, Cihannüma’ sında Seylan, Cava, Sumatra ve diğer adalar hakkında verdiği bilgiyi aynen Muhit’ ten nakletmiştir.


Mir’at-ül Memalik

(Ülkelerin Aynası)
Seydi Ali Reis’in Hindistan’dan Bağdad’a dönüşünde yol arkadaşlarının, görülen şehirleri, karşılaşılan değişik ve ilginç olayları, ziyaret edilen türbeleri ve çekilen zorlukları anlatan bir kitap yazmasını istemeleri üzerine kaleme almaya başladığı bu eseri 1557’ de İstanbul’da tamamlamıştır. Süveyş kaptanlığına tayininden sonra yaşadıklarının bir hikayesi olan bu eserde Seydi Ali Reis, geçtiği memleketler, tanıştığı hükümdarlar ve şahit olduğu olaylar hakkında bilgi vermektedir. Aynı zamanda şair olan Seydi Ali Reis’ in Mir’at al-Memalik’ te şiirlerinden örnekler mevcuttur.

Information

December 30, 2007

Ise daha çekingen; Gezi motosikleti

Filed under: Uncategorized — admin @ 8:17 pm

Uzun yolcuklar için tasarlanmış oldukça rahat bir sürüş sunan motosiklet türü. Hem sürücüsüne hem de yolcusuna gerek süspansiyon gerekse yol tutuşu açısından diğer motosiklet türlerine göre genellikle asfalt yol üzerinde keyifli bir sürüş sağlar. Bu motosikletler dizaynları gereği daha uzun mesafeleri daha az duraklayarak almayı sağlayacak detaylar içerir. Diğer motosiklet tiplerine göre daha büyük yakıt deposu, daha az yakıt tüketimi, rahat bir oturuş pozisyonu, yan ve arka çantalarla birlikte daha fazla yük taşıyabilme, yumuşak süspansiyon, vb. Hemen hemen tüm motosiklet firmalarının gezi ya da turing tipi modelleri bulunur.


Dış bağlantılar

touring motorcycle

Information

Ağa caddesinde; Balıkesir

Filed under: Uncategorized — Tags: — admin @ 5:38 pm

Balıkesir

200px

Türkiye’deki Konumu

200px|right|center|Bursa

Bilgiler
Alan : 14.456   km² (İl)
Nüfus : 1.076.347 (İl)
227,709 (Merkez)
Nüfus Yoğunluğu : 72/km² (İl)
Rakım : 70 m
Saat Dilimi : [[UTC+2]]
Web Sitesi : Balıkesir Belediyesi
Yönetim
Ülke : Türkiye 20px10

Balıkesir, Balıkesir ilinin merkez ilçesi ve ile ismini veren şehirdir. Balıkesir kenti, Ege ile Marmara arasında geçiş konumundadır. Türkiye’nin büyük yerleşim merkezlerinin tam ortasındadır. Bu durum Balıkesir’e hem avantaj hem de dezavantajlar sunmaktadır. İlçenin kuzeyinde Manyas, doğusunda Susurluk ve Kepsut, batısında İvrindi ve Balya, güneyinde ise Savaştepe ve Bigadiç ilçeleri bulunur.

Contents


Tarihçe

450px|right|left|thumb|Balıkesir merkezinden bir görüntü-2005

Balıkesir merkezinde Bizans döneminde surlar olduğu rivayet edilir. Buna delil olarak da “Hisariçi” isminin yaygın olmasıdır. Çamlık mevkiinin merkezde aniden yükselmesi buranın eski kalıntılar olabileceği rivayeti vardır. Balıkesir ismi, Bizans dönemindeki “Palao Kasrı” isminden gelmektedir<ref>1970 Yurt Ansiklopedisi</ref>. Bazı rivayetlere göre de Balık Hisar’dan gelmektedir<ref>1970 Yurt Ansiklopedisi</ref>.

Balıkesir şehir halkı etnik köken olarak manav, yörük ve muhacir karaktere sahiptir <ref>1970 Yurt Ansiklopedisi</ref>. Manavlar; Yörük tayfasından olup onlardan önce tarım faaliyetlerine geçerek yerleşik düzene geçen Türkler için kullanılagelmiş bir lakaptır. Bazı köylerde yapılan araştırmalarda Oğuz Türkleri Anadolu’ya gelmeden önce yani 1071′den önce Balkanlar’dan Anadolu’ya geçen Peçenek, Kıpçak Türklerinin Oğuz Türkleriyle birleşmesinden oluştuğu yönünde de sonuçlara ulaşılabilmektedir. Muhacırlar ise; Balkan Savaşları ve 1980 Bulgaristan Göçleriyle gelen gruptur<ref>Balkan Türklüğü, Yusuf Hamzaoğlu, 2000</ref>. Yörükler ise Karesi Beyliği’nin mirasçılarıdır. Balıkesir Karesi Beyliği’nin merkezidir.Karesi Beyliği’nin Osmanlı Devleti’ne katılmasıyla Balıkesir halkı Osmanlı Devleti’nin yükselme devrine geçmesinde büyük katkı yapmıştır. Çünkü Karesi Beyliği’nin donanma sıyla Osmanlılar ilk olarak Trakya’ya geçmiş ve böylelikle ilerlemişlerdir<ref>http://www.balikesir.gov.tr/pgae_blank1.asp?id=21</ref>. Balıkesirli komutanlar Hacıilbey, Evranosbey gibi askeri şahsiyetler Osmanlı’ya damgasını vurmuşlardır. Milli Mücadele Döneminde de ilk kurşunun atıldığı ve devlet örgütlenmesine benzer kurumsallaşmaya gidilmesiyle Yunanlılar’ın Ege’de ilerlemesini durdurmayı başardığı yerdir<ref>http://www.balikesir.gov.tr/pgae_blank1.asp?id=21</ref>. Alaca Mescid’de toplanan 41 kişi büyük bir başarı ile devlet gibi bölgeyi yönetmişler ve askeri başarılara imza atmışlardır. Balıkesir Kenti Ege’deki ilk ve tek olacak “Yiğit” İstiklal Madalyasını alma hazırlığını yapmaktadır.<ref>http://www.tbmm.gov.tr/develop/owa/kanun_teklifi_sd.onerge_bilgileri?kanunlar_sira_no=22673</ref>.


Yerleşke

Balıkesir il merkezi 200.000′i aşan nüfusu ile Marmara Bölgesinin 4. büyük yerleşim merkezidir. Balıkesir Merkez, Anafartalar Caddesi, Milli Kuvvetler Caddesi, Kızılay Caddesi ,Atalar Caddesi, Vasıf Çınar Caddesi etrafında yayılmış bir görünüme sahiptir. Marmara’dan daha çok Ege karakteri taşıyan bir özelliğe sahiptir. Aygören Mahhalesi, Hisariçi Mahallesi, Karesi Mahallesi, Kızpınar Mahallesi,Hacı ilbey mahallesi ilk yerleşim yerleridir. Yeni yerleşim yerleri ise özetle Bahçelievler Mahallesi, Atatürk Mahallesi, Paşaalanı Mahallesi, Adnan Menderes Mahallesi,Yeni mahalledir.<ref>Balıkesir Rehberi, Balıkesir Belediyesi Yayınları, 1994 </ref>.

Balıkesir Merkez ilçe mahalleleri; “Adnan Menderes, Akıncılar, Altıeylül, Alihikmetpaşa, Atatürk, Aygören ,Bahçelievler, Çay, Dinkçiler, Dumlupınar, Ege, Eskikuyumcular, Gaziosmanpaşa, 1.Gündoğan, 2.Gündoğan, Gümüşçeşme, Hacıilbey, Hacıismail, Hasan Basri Çantay, Hisariçi, Kasaplar, Karesi, Karaoğlan, Kayabey, Kızpınar, Kuvayi Milliye, Maltepe, Mirzabey, 1.Oruçgazi, 2.Oruçgazi, Paşaalanı, Plevne, 1.Sakarya, 2.Sakarya, Toygar, Vicdaniye, Yeni, Yıldırım, Yıldız.” <ref>Balıkesir Rehberi, Balıkesir Belediyesi Yayınları, 1994 </ref>.


Nüfus

thumb|250px|Balıkesir Otobüs Terminali, Şehrin Bursa girişindedir.

Balıkesir merkez ilçe nüfusu<ref>http://www.balikesir.gov.tr/pgae_blank1.asp?id=430</ref>:

  • 1980′de………….124.051
  • 1990′da………….170.589
  • 2000′de………….215.436 olarak tespit edilmiştir.
  • 2007 itibariyle 230.000′e ulaştığı tahmin ediliyor. (2007 Adrese dayalı nüfus sayım tahminleri, belediye tahminleri)


Coğrafi Veriler

Balıkesir merkez Marmara Bölgesi’nin Karesi yöresinde yer alan bir kenttir. Balıkesir Ovası’nın kenarında kurulmuştur. “Merkez ilçenin” izdüşüm yüzölçümü 1466 km2, olup 39 06″ ve 40 39″ kuzey enlemleri ile, 26 39″ ve 28 58″ doğu boylamları arasında yer almaktadır.
Balıkesir kenti’nde Akdeniz iklimi görülür. Kışları soğuk ve yağışlı; kışları sıcaktır ve akdenize göre biraz daha yağışlıdır. Balıkesir’de en yüksek sıcaklık ortalaması Ağustos ayında 30°C, en düşük sıcaklık ortalaması Ocak ayında 1°C olduğu meteoroloji kayıtlarında görülmektedir. Balıkesir Balıkesir 588.5 mm yağış almaktadır. Balıkesir çevresine yağış getiren sistemler daha çok kış döneminde Orta Akdeniz”den sokulan gezici alçak basınç sistemleridir. <ref>http://www.meteor.gov.tr/2006/tahmin/tahmin-iller.aspx?m=BALIKESIR</ref>.

Balıkesir çukur bir ovaya sahiptir. Balıkesir kenti çevresinde dağlık alan ve engebeli arazi yoktur. Balıkesir ovası denizden yükseklikleri 10 - 220m. arasında olup, birer çukurova niteliğindedir. En önemli su kaynağı, Susurluk çayıdır.


Balıkesir geleneksel mimarisi

İlde Anadolu geleneksel ev mimarisini yansıtan örneklerin hemen hemen çoğunluğu kentin l5. yüzyıldan kalma çekirdek dokusunu oluşturan Aygören, Dumlupınar, Karaoğlan ve Karesi Mahallelerinde yer almaktadır. Bugün az sayıda ayakta kalabilen bu evlerin tamamı 19.yy. sonu-20.yy. başına tarihlendirilmiştir.<ref>http://www.balikesirturizm.gov.tr/halkmim.html</ref>

Yapılar dama planlı ve dikey kesişen sokakların üzerine sıralanmışlardır. Evlere bakıldığında iç ve dış cephelerinde sadelik göze çarpmaktadır. Evlerin içinde kalem işi duvar ve tavan tezyinatları bulunmamaktadır. Buna, karşılık iki özel örnek dışında basit ahşap tavan süsleri görülmektedir.

Genel olarak ev yapısı taş temelli, ağaç merteklerle destekli ve genellikle dış üst kat cepheleri ahşapla kaplı şekildedir.

İldeki evlerin başlıca özelliklerine bakıldığında ;

  • Taşıma sistemi çamur harçlı-taş örgü duvardan oluşmuştur. .
  • Evler genelde arazinin kot farkından oluşan bodrum ile üzerine yapılmış bir veya iki kattan oluşurlar. Binaların zemin katları mutfak ve kiler gibi servis mekanları olarak düzenlenmiştir. Üst katlar ise sofanın iki yanına yerleştirilmiş yaşam mekanları şeklinde kullanılmıştır.
  • Evlerde sofa gerisinde bulunan yüklük veya dolap ile odalara da yüklük ve gusülhane yerleştirilerek sade fakat fonksiyonel mekanlar yaratılmıştır.
  • Üst katlarda taşıyıcı sisteme ahşap kiriş ve hatıllar dahil edilmiştir. Dış ve iç cephelerde ahşabın dayanıklılığı ve dekoratif özelliğinden faydalanılarak ahşabın sıcaklığı evlere yansıtılmıştır.
  • Ahşap iskeletli duvarlar sayesinde yapının yükü zemine aktarılmıştır.
  • Saçaklar iklim şartlarına uygun olarak çok geniş değildir.
  • Tek veya çift taraflı merdivenlerle ulaşılan ana girişler iki sütunla desteklenen bir revakla geri çekilmiştir.
  • Yukarı sürmeli giyotin tipinde yapılmış dikdörtgen, sık ve küçük pencereler ile cephe hareketlendirilmiş ve aydınlık mekanlar yaratılmıştır.
  • Yapılarda düz ve çıkmalı olmak üzere iki çeşit cephe tipi görülür. Çıkmalı cephede üst kat çıkmaları sade eliböğründeler (payandalar) ile desteklenmiştir.
  • Cepheye hakim olan kat, pencere ve çıkmalar ile dışa açılan “esas yaşam” katıdır.


Turizm

Değirmen Boğazı Piknik Alanı: Piknik alanı, Balıkesir- Bursa karayolunun 10. kilometresi üzerinde bulunmaktadır. Toplam alanı 250 hektardır. Sahada; girişte satış standları, içeride kır gazinosu, kafeterya, büfe, çocuk oyun alanları basketbol sahası ve otopark bulunmaktadır. Piknik alanı çam, servi, söğüt, gibi 52 tür ağacı bünyesinde bulunmaktadır.<ref>Balıkesir İli, Özyürek Yayınları, 1991</ref>

Necati Sezgin Piknik Alanı: Balıkesir Edremit karayolunun 40. km.’sinde bulunmaktadır. Sahada büfe lokanta, yağmur barınağı, çeşme, piknik üniteleri gibi ziyaretçilere hizmet verebilecek tesisler yer almaktadır. 45 km hektar büyüklüğünde kızıl çam ağaçlarının bulunduğu sahada sakin ve huzurlu piknik yapmak mümkündür.<ref>Türkiye İller Ansiklopedisi 1.Cilt, 2005</ref>.

Çamlık: Şehir kenarında şehre hakim bir tepedir. Çam ağaçları altında dinlenmek ve piknik yapmak mümkündür. Özellikle gece görünümü çok güzeldir. Saha içinde bir adet restaurant ve halı saha mevcuttur.<ref>Balıkesir İli, Özyürek Yayınları, 1991</ref>

Balıkesir Parkı: Türkiye’nin en eski, modern ve güzel parklarından biridir. Şehrin merkezinde, çam ve çitlenbik ağaçları ile kaplı park; gazinoları çocuk bahçeleri ve iki büyük havuzu ile geniş bir alana yayılmaktadır.İlin Kuvayi Milliye Etkinlikleri ile Altıeylül Milli Fuarı etkinlikleri bu alan içerisinde yapılmaktadır. Atatürk Anıtı da park sahası içinde olup, 6 Eylül 1963’de tamamlanmıştır. <ref>Türkiye İller Ansiklopedisi 1.Cilt, 2005</ref>.

Saat Kulesi: Saat Kulesi 1829 yılında Giritli Mehmet Paşa tarafından İstanbul Galata Kulesi’nin benzeri olarak silindir şeklinde yaptırılmış idi. 1897 yılındaki deprem nedeniyle yıkılınca, 1901 yılında bugünkü şekliyle yeniden yaptırılmıştır. Kare prizma şeklindeki bina, beyaz kesme taş ile yapılmış ve kabartma işçiliklerle de süslü hale getirilmiştir. En üst kat kubbe ile örtülmüş ve büyük bir çan eklenmiştir. Buranın hemen altındaki katta ise dört yöne de birer saat konmuştur.<ref>Balıkesir İli, Özyürek Yayınları, 1991</ref>

Şadırvan: Saat kulesinin yakınında yer almakta olup burası ikinci yeridir; taşınarak buraya getirilmiştir. Şadırvan 1908 yılında Ömer Ali Bey zamanında yapıldığı sanılmaktadır. Pembe granitten yedi sütuna oturan soğan şeklinde bir kubbe bulunmaktadır. Kemerlerle bağlı sütunların üzerinden yatay bir silme ve saçak yer almaktadır. <ref>Türkiye İller Ansiklopedisi 1.Cilt, 2005</ref>.

Balıkesir Evleri: Anadolu gibi tarihin derinliğine yaşandığı, uygarlıkların kesiştiği toprak parçasında bugüne ulaşan mimari mirasın korunması büyük önem taşımaktadır.<ref>Balıkesir İli, Özyürek Yayınları, 1991</ref>

Balıkesir geleneksel evleri toplumun geçmişini, ekonomisini ve yaşam biçimini yansıtmaktadır.

Zağnos Paşa Külliyesi: Cami, hamam, türbe, muvakkıthane, muallimhane ve bedestenden oluşan site, Balıkesir’in en büyük ve mimari yönden en mükemmel külliyesidir. Ahmet Vefik Paşa meydanında bulunan bu eserin muallimhane, imaret ve bedesteni bulunmamaktadır. 1461 tarihinde Fatih Sultan Mehmet’in ünlü veziri Zağnos Mehmed Paşa tarafından, o zamanki şehrin kenarına yapılarak Balıkesir diğer yöne yayılmasını sağlamıştır. Külliyeden sadece hamam günümüze dek özgünlüğünü koruyabilmiştir. 1897 yılındaki depremde yıkılan camii ve türbe 1908 yılında Mutasarrıf Ömer Ali Bey tarafından yeniden yaptırılmıştır.<ref>Balıkesir İli, Özyürek Yayınları, 1991</ref>

thumb|250px|left|Balıkesir çarşıdan bir görüntü-2007

Camii; Özgün yapıdan sadece kuzey kapısı üzerindeki ve iç bölümdeki yazıt kalmıştır. 1908 yılında yeniden yapımı sırasında Rum ve Ermeni ustaların çalışması nedeniyle, Osmanlı sanatının son döneminde görülen melez üslubun etkilerini taşımaktadır. Kare planlı, dört payeye oturan büyük kubbeli yanları tonozlu ve köşelerde köşe kubbeleri bulunan düzgün yontma taş ve tuğladan yapılmış bir yapıdır. Dış görünüşünde yatay ve dikey hatları dikkat çeker. Caminin iç bölümüne çift kanatlı ahşap kapılarla girilir. Kapıların önüne dört köşeli mermer sutünların taşıdığı, ahşap tavanlı kurşun kaplı ve eğimli bir çatı ile örtülü sundurmalar yer alır. Kalın duvarlarla çevrili ibadet yeri dört kalın kare paye ve bu payeleri birleştiren kemerlerle birbirinden ayrılmıştır. Köşe kubbelerinde ve kemerlerde Osmanlı sanatında kullanılmış olan rumi, palmet ve kıvrık dal motiflerinden oluşan kalem işi süslemeler göze çarpar. Mihrap, son dönem Osmanlı sanatının tüm özelliklerini taşımaktadır. Kubbenin geçişi ve yarım tonozlar kıvrık dal, çiçek ve lale motifleri ile süslüdür. Kubbenin iki köşesindeki pencerelerin arası çinilerle süslenmiştir. Barok tarzda ve kesme taştan yapılmış olan minare, barok bir külahla biter. Caminin biri kuzeyde diğeri güneyde olmak üzere iki şadırvanı bulunmaktadır. Kuzeydeki şadırvan on iki köşeli mermer olup, suyu Paşa hamamından gelmektedir.<ref>http://www.balikesirturizm.gov.tr/kutsal.html</ref>

Yıldırım Cami: 1338 yılında Yıldırım Beyazıd tarafından yaptırılmıştır. Balıkesir’de Osmanlılar Döneminden kalma en eski eserdir. avlusunda 12 odadan ibaret medrese ve bir şadırvan bulunmaktadır. İç mimarisi sade bir görüntü ile ön plana çıkmaktadır.

Yıldırım Mahallesi’nde yer alan Cami , Balıkesir’in en eski Osmanlı yapıtıdır. Yapım kitabesi bulunmamaktadır. Ancak çeşitli kaynaklardan ve vakfiyesinden 1388’de Yıldırım Beyazıt tarafından yaptırıldığı anlaşılmaktadır. Oldukça büyük bir avlu içerisinde Medrese ve imaret ile birlikte külliye durumundadır. 1818’de ve 1897 depreminden sonra onarım görmüştür <ref>Balıkesir İli, Özyürek Yayınları, 1991</ref>.

Caminin içi dikdörtgen planlı olup, beşer sütunlu iki diziyle üç nefe ayrılmıştır. Kaidesiz olarak konan bu devşirme sütunların başlıkları da devşirme malzemedendir. Altısı Bizans, üçü Osmanlı üslubunda, biri de eski bir kaide biçimindedir. Camide çevredeki yıkıntılardan alınmış devşirme mimari parçalar kullanılmıştır. Duvarları geniş derzli kesme taştandır. Sadece batı duvarında tek sıra tuğla vardır. Dış yüzeylerde yer yer ilk yapının izlerine rastlansa da, genel görünümüyle Geç dönem özelliklerini taşımaktadır. Çatısı kiremitle örtülüdür. Yapının kıble yüzü diğer yüzler gibi sade olmakla birlikte, mihrabın iki yanında dikdörtgen pencerelerle bunların altında yuvarlak kemerli pencereleri bulunmaktadır. Batı cephesi daha hareketlidir. İki sıra halindeki pencerelerin alt sırada olanları orijinal olup, üst sıradaki yuvarlak kemerliler XIX.yüzyıl başlarındaki onarım sırasında yapılmıştır.

Cami avlusunda bulunan medrese 12 hücreli bir yapı olup, 1897 depreminden sonra yeniden yapılmıştır. Sadece dış duvarları orijinaldir.


Ekonomi


Sanayi

Balıkesir, birçok ilin aksine tek merkezli büyüme modeli (Kayseri ,Denizli , Manisa vb.) ile değil; bütün ilçeleriyle beraber dengeli büyüme modelini uygulamaktadır. Bu model uygulama açısından zorluklar içerse de ilin ekonomik kalkınmasında topyekün ve dengeli bir ekonomik kalkınma modeli sunmaktadır. Bu nedenle yatırımlar başta Bandırma olmak üzere birçok ilçeye yönlendirilmektedir. <ref>http://www.balikesir.gov.tr/pgae_blank1.asp?id=432</ref>.

Balıkesir merkez ilçe sanayisi; transformatör, kağıt, çimento, mermer, metal ürünleri, tarım alet ve makinaları, elektrikli cihazlar, suni dokuma, mobilya, sentetik çuval, trafo, jeneratör, yem üretimi ağırlıklıdır.<ref>A’dan Z’ye Balıkesir Rehberi-1, Tempo Dergisi Eki, 2004 </ref>.

Tüketim maddeleri üretiminde; süt ve süt ürünleri, gazlı içecekler, salça, un ve yağ fabrikaları mevcuttur.<ref>A’dan Z’ye Balıkesir Rehberi-1, Tempo Dergisi Eki, 2004 </ref>.

Tavukçuluk sektöründeki büyüme sebebiyle Bandırma ilçesinden sonra Balıkesir merkezde de tavuk sektörü ağırlığı hissedilmektedir.

Türkiye beyaz et üretiminde yüzde 25′lik pazar payı ile lider durumdaki Balıkesir, kırmızı etin yanı sıra, deniz ürünleri, sebze meyve üretimi, özellikle de zeytinyağı alanında ciddi potansiyel barındırmaktadır. Kentin verimli toprakları ve sulama imkanları ile tarımda büyümeye devam etmektedir.<ref>http://www.referansgazetesi.com/haber.aspx?HBR_KOD=69846&ForArsiv=1</ref>.


Tarım

Tarımsal üretim bakımından Balıkesir ovası tüm ilin önemli ovalarının başında gelmektedir. 1454 km2‘lik merkez ilçede, buğday, arpa, mısır, tütün, pamuk, ayçiçeği, şekerpancarı, yem bitkileri, kavun, karpuz, domates; bakla, fasulye, börülce gibi sebzeler ağırlıkta üretilmektedir<ref>http://www.balikesir.gov.tr/pgae_blank1.asp?id=432</ref>.

İlin coğrafi avantajlarından kaynaklanan ürün çeşitliliği dikkati çekmektedir. <ref>Türkiye İller Ansiklopedisi 1.Cilt, 2005</ref>.


Hayvancılık

Türkiye genelinde önemli kümes, küçükbaş ve büyükbaş hayvan varlığı bulundurma özelliği 1466 km2‘lik merkez ilçe köylerinde de kendisini göstermektedir.<ref>Türkiye İller Ansiklopedisi 1.Cilt, 2005</ref>.


Eğitim

thumb|350px|left|Balıkesir Üniversitesi

1992 yılında kurulan ve 1 Ocak 1993 tarihinde tüzel kişiliğini kazanan Balıkesir Üniversitesi, şehirdeki çağdaş eğitime katkılarda bulunmaktadır. Bünyesindeki Necati Bey Eğitim Fakültesi Türkiye’nin en önde gelen öğretmen yetiştirme merkezlerindendir.

Balıkesir Lisesi, 1884 yılında kurulmuş olup Türkiye’nin ilk liselerindendir. Önemli bir özelliği de Çanakkale Savaşı sırasında öğrencilerin savaşa gitmeleriyle hiç mezun verememesidir. Her yıl Mayıs ayında geleneksel “Kaymaklı Şenliği” düzenlenmektedir. Balıkesir Lisesi’nden mezun ünlü şahsiyetler biraraya gelmektedir. Atatürk tarafından da ziyaret edilmiştir.

Sırrı Yırcalı Anadolu Lisesi, Savaştepe Öğretmen Lisesi ve Balıkesir T.C. Ziraat Bankası Fen Lisesi diğer önemli eğitim kurumlarıdır. İlköğretimde ise 1906 yılında kurulan Alişuuri İlkokulu 100 yıllık bir maziye sahiptir. Ayrıca Astsubay Okulu ve Polis Okulu da ili eğitim merkezi yapmaktadır.<ref>http://balikesir.meb.gov.tr/Okul/okullar.htm</ref>.


Balıkesir Belediyesi

150px|thumb|right|

Balıkesir’de belediye teşkilatı ve belediye hizmetleri 1864 yılında başlamıştır. Bugünkü Ali Hikmet Paşa Meydanında bulunan ve tek odalı olduğu anlaşılan Belediye hizmet binasından belde hizmetleri veriliyordu (daha sonra bu bina Necip Ali Bey zamanında üç katlı olarak yeniden inşa edilmiştir).

Eldeki belgelerden Balıkesir’in ilk belediye başkanının Giridlioğlu Ali Bey olduğu anlaşılmaktadır. 1864-1872 yılları arasında başkanlık yapmış olan Giridlioğlu Ali Bey’den sonra sırasıyla; Hacı Edhem Ağa, Ahmed Ağa, Mehmed Ali Rahmi Efendi’ler başkanlık yapmıştır.<ref>http://www.balikesir-bld.gov.tr/</ref>.


Kültür


Balıkesir Kuvayi Milliye Müzesi

Kuvayi Milliye Müzesi oluncaya kadar, Eski Belediye Binası olarak kullanılan bina,1840 yılında Karesi Sancağı Defterdarı Girıdizade Mehmet Paşa’nın konağı olarak yaptırılmıştır.1800’lü yıllarda bir yangın sonucu yanmasıyla yerine torunu Halit Paşa şimdiki Konağı inşa ettirmiştir. Konak, Kurtuluş Savaşı esnasında önemli hizmetlerin verildiği bir mekan olmuştur.

15 Mayıs 1919 tarihinde İzmir’in işgali sonrasında, 16 Mayıs 1919’da Balıkesirliler’in toplanarak silahlı mücadele kararının alındığı ve Kuvayi Milliye ateşinin parladığı bu bina uzun yıllar II. Kolordu Komutanlığı’na ve Ali Hikmet Paşa’ya da karargah olmuştur. İzmir Şimal Cepheleri Heyeti’nin çalışma merkezi olmuştur. Konağın eklentileri içinde bulunan ve 1913 yılında “Okuma Yurdu” olarak açılan ve yine 18 Mayıs 1998’de “Milli Mücadele Tarihimiz Kitaplığı” olarak hizmete giren binada 6 Şubat 1923 tarihinde ile ilk gelişlerinde Atatürk de misafir edilmiştir<ref>http://www.kulturturizm.gov.tr/TR/BelgeGoster.aspx?F6E10F8892433CFF0D262A49C727F232770BCAA5AD9F68EC</ref>.

Milli Mücadele çalışmalarına karargahlık etmiş Eski Belediye Binasının, Müze olarak açılması düşüncesiyle il Belediyesinin 27.06.1985/72 ve 21.02.1986/415 sayılı Meclis Kararlarıyla, içinde Okuma Yurdu Binası’nın da bulunduğu Eski Belediye Binası kompleksinin süresiz kullanım hakkı Kültür ve Turizm Bakanlığı, Eski Eserler Genel Müdürlüğü’ne devredilmiş ve bu konuda Balıkesir Valiliği ve Belediye Başkanlığı arasında protokol imzalanmıştır.

Daha sonra 1987 yılında ilde Müze Müdürlüğü’nün teşekkül ettirilmesi ile restorasyon çalışmaları daha da hızlandırılmış ve aynı zamanda, teşhirlik eser toplama çalışmaları sürdürülerek, 6 Eylül 1996 tarihinde, ilin Kurtuluş gününde hizmete açılmıştır.

İki kata yayılan seksiyonlardan oluşan Kuvayi Milliye Müzesi’nin zemin katında; Balıkesir Kuvayi Milliyesinin kurulmasında öncülük etmiş 41 Bayrak Adam’ın aldıkları yazılı kararlar, yapılan 5 adet Kongrenin Kararları, bu kahramanların zati eşyaları, fotoğrafları ile Atanın Balıkesir’e gelişlerinde çekilmiş fotoğrafları sergilenmektedir. Müzenin ikinci katında ise, İlimizde ortaya çıkan Arkeolojik eserler ile yöresel etnoğrafik eserler sergilenmektedir. Türkiye için bir ilk olan ve Balıkesir Ulusal Fotoğraf Müzesi’nin temelini oluşturan “Eski Fotoğraf Makineleri” bölümü de müzenin ikinci katındadır<ref>http://www.kulturturizm.gov.tr/TR/BelgeGoster.aspx?F6E10F8892433CFF0D262A49C727F232770BCAA5AD9F68EC</ref>.


Balıkesir bengisi

thumb|250px|right|Balıkesir ovası köylerinde kullanılan geleneksel kadın kostümleri

Balıkesir’in Türkiye’de değil, bütün dünyada tanınması, ünlü Bengi oyunu sayesindedir. Bundan dolayıdır ki Balıkesir’de Bengi’nin ve bu oyunu adeta şiir gibi oynayan Bengicilerin çok özel bir önemi vardır. Kelime anlamı “sonu olmayan, ebedi” demek olan benginin izlerini İslamiyet öncesi Göktürkler dönemine kadar götürmek mümkündür. Türk tarihinin ilk yazılı kaynakları olan Orhun Kitabeleri, Göktürkler tarafından ebedi taş anlamında “Bengü Taş” olarak adlandırılmıştır. Bengi kelimesiyle ilgili olarak bir de rivayet vardır. Bu rivayete göre Türkler Orta Asya’dan Anadolu’ya gelirken düşmanlarıyla mücadele ederek, savaşarak vuruşa vuruşa gelmişler. Bu mücadele esnasında öldürdükleri düşmanın başında durur ve “BENĞİ!..” diye nara atarlarmış. Bu durum bir gelenek halinde, yiğitlik gösterisi olan ünlü bengi oyununda sürdürülmüştür. <ref>Zekeriya Özdemir, Bengi ve Kaplyca Diyary Pamukçu, Tisamat Basym Sanayi, Ankara 1997</ref>.

Balıkesir’de düğünlerin, erfene sohbetlerinin ve Akpınar eğlencelerinin baş oyunu olan ve sadece Bengi oyunu Atatürk tarafından da çok beğenilmiştir. 24 Haziran 1934′te Atatürk’ü karşılayanlar arasında Bengi Ekibi de vardı. İran Şahı Rıza Pehlevi ile beraber, İzmir üzerinden Balıkesir’e gelen Atatürk, tren istasyonunda Tevfik Güngörmüş, Ahmet Atagün ve Necip Şengül’ün de içinde bulunduğu Bengi Ekibinin oyunuyla karşılanıyor. Ekibi ve oyunu beğendiği için huzurunda birkaç defa oynatıyor ve takdirlerini belirtiyor. Atatürk’ün emriyle gezinin devamına da katılan ekip Balıkesir Belediyesi’nin tahsis ettiği araçla Çanakkale’ye gitmiş ve birkaç defa bengi oynamıştır. Bu gezi sonunda kendilerine 300 lira verilmek suretiyle Pamukçu’ya gönderilirler.<ref>1970 Balıkesir İl Yıllığı</ref>.

left|thumb|200px|Balıkesir ovası zeybek kostümü - arkadan görünüm

Aynı yıl daha sonraki bir tarihte ekip, Ali Hikmet Paşa’nın davetlisi olarak Küçük Çiftlik Parkı’nda gösteri yapmak üzere İstanbul’a gider. Pamukçu ekibinin İstanbul’da olduğunu duyan Atatürk, bütün oyuncuları Dolmabahçe Sarayı’na davet eder. Bengi Ekibi’nin Yurtdışı Etkinlikleri: 1957′de kurulan Pamukçu Halk Oyunları Derneği Bengi Ekibi’nin ilk yurtdışı seyahati, Dr. Fazıl Küçük’ün davetiyle 1958 yılında Kıbrısa gerçekleşti. Uçakla Lefkoşe’ye inen Bengi Ekibi, Bursa Kılıç-Kalkan Ekibiyle beraber 19 Mayıs bayramını kutlarlar. Her iki ekip de Kıbrıslı Türklerin büyük takdir ve hayranlığını kazanırlar.<ref>Uluslararası Atatürk ve Türk Halk Kültürü Sempozyumu Bildirisi, Kültür Bakanlığı Yayınları, 2000</ref>.

1958 yılının Haziran ayında Akdeniz Vapuru’yla İstanbul’dan Marsilya’ya oradan da otobüsle Nis’e giderek Nis ve Kan Festivali’ne katılırlar. Daha sonra Brüksel’e geçen ekip, burada tertiplenen “Türk Gecesi”nde başarı ile ülkeyi temsil ederler. Brüksel’e Bengi Ekibi ile beraber Bursa Kılıç-Kalkan, Silifke Ekipleri ve Çorum’dan meşhur zurnacı Niyazi katılır. <ref>Uluslararası Atatürk ve Türk Halk Kültürü Sempozyumu Bildirisi, Kültür Bakanlığı Yayınları, 2000</ref>.

Brüksel’deki programdan sonra İtalya’ya geçen ekip Emperia şehrindeki askeri bayrama katılır.

4-14 Kasım 1968 tarihleri arasında Monako’da düzenlenen “Dünya Turizm Cemiyetleri” kuruluşunun 70. yılına iştirak eden Bengi Ekibi Prens Rainer ve Prenses Grace Kelly’in takdirlerini kazanırlar. Turizm Bakanlığı’nın izni ile katıldıkları ve büyük başarılar kazandıkları milletlerarası etkinliklerin sonuncusu, 1973 yılında gerçekleşen ve Tunus’ta düzenlenen Akdeniz Oyunları’dır. Türkiye’yi bütün Avrupa ekipleri arasında başarıyla temsil eden Bengi Ekibi burada 35 gün kalmıştır. .<ref>Uluslararası Atatürk ve Türk Halk Kültürü Sempozyumu Bildirisi, Kültür Bakanlığı Yayınları, 2000</ref>.

Yabancı devlet başkanlarından, ABD Başkanı Eisenhower’ın, Fransa Devlet Başkanı De Gaulle’ün ve Prens Hasan’ın karşılama törenlerinde hazır bulunan ekip, ayrıca üçüncü Cumhurbaşkanı Celal Bayar’ın, Başbakan Adnan Menderes’in ve Başbakan Süleyman Demirel’in huzurunda da oynamışlardır..<ref>Uluslararası Atatürk ve Türk Halk Kültürü Sempozyumu Bildirisi, Kültür Bakanlığı Yayınları, 2000</ref>.


Balıkesir merkez ilçe kutlamaları

  • 6 Şubat: Atatürk’ün Balıkesir’e ilk gelişi
  • 6 Eylül: Balıkesir’in kurtuluşu
  • 16-23 Mayıs: Balıkesir ili Kuvayi Milliye Haftası


Balıkesir’in kurtuluş günü ve kutlamaları

thumb|250px|left|Balıkesirde bayram kutlamaları

Balıkesir 6 Eylül 1922 tarihinde düşman işgalinden kurtulmuştur. Bugün mahalli bayram olarak kutlanmaktadır. Bu bayramlar eskiden Yeni Çarşı mevki olarak adlandırılan Alihikmetpaşa Meydanı’nda yapılırdı. Daha sonra Kervansaray önündeki Cumhuriyet Meydanı’na taşındı. 1995′ten sonra da Stadyum önündeki caddede yapılmaktadır. Eskiden bir de bir gece önceden Balıkesir’in ana caddelerinin kolonyalarla ve zambak suyuyla yıkandığı büyükler tarafından anlatılmaktadır. Eskilerde büyük coşkuyla kutlanan bu bayrama iki üç gün önceden köylerden, ilçelerden insanlar gelirdi. İnsanlar 6 Eylül sabahı Balıkesir Parkında piknik yaparlar daha sonra bayrama geçerlerdi. Akşamı da coşkulu fener alayı düzenlenirdi.<ref>1970 Balıkesir İl Yıllığı</ref>.

Şimdi bu muhtelif gelenekler ortadan kalmış olsa da bayramlar aynı coşkuyla devam etmektedir. Bayramın gözdeleri yılda bir defa görülebilen ” Tülü Tabaklar “dır.<ref>1990 Balıkesir İl Yıllığı</ref>.Tülü tabakların halkın ve çocukların üzerine gelerek onları korkutması şeklinde gerçekleşen anlar her çocuğun hafızasında yer edinir. Bunun dışında köy seyirlik oyunlarından olan deve oynatma da yerine getirilir. Bunun dışında Balıkesir’de faaliyet gösteren firmaların arabalardan attıkları hediyeler, eşantiyonlar, oyuncaklar çocuklar için büyük sevinç kaynağıdır.


Salı Pazarı

Geçmişi 1800′lü yıllara kadar uzanan Salı Pazarı, Balıkesir merkezin en büyük ve tarihi pazarıdır. Balıkesir’e bağlı köylerden gelen köylüler tarafından kurulan pazar geniş bir alanı kapsamaktadır. Hisariçi Mahallesinden Alihikmetpaşa Mahallesine kadar uzanan alanda kurulur. Sebze ve meyveler taze, ucuz ve çok çeşitlidir. Fakat son beş yıldır salı pazarı giyim pazarına dönüşmeye başlamış otantikliğini kaybetmeye başlamıştır.<ref>1970 Yurt Ansiklopedisi</ref>


Balıkesir’de Hıdrellez

Balıkesir’de yaşayanlar için Mayıs’ın ilk haftası kutlanan hıdrellez ayrıcalıklı bir gündür. Bugün dini ritüellerin gerçekleştiği, hayırların yapıldığı bir gündür. Gecesi sokaklarda ateş yakılır. Ateş üzerinden yedi kere atlamak adettir. Bugünde yapılan fakat geçmişe göre azalmış olarak gece yarısı Balıkesirliler türbelere ya da değirmenboğazı,park gibi yeşillik yerlerde toplanırlar, piknik yaparlar ve dileklerde bulunurlardı. Hıdrellez günü dolayısıyla adaklar adanır. Öyle ki toprağa istenilen şeyin resmi çizilir ya da taşlarla belirlenir. Çocuk ya da mal isteyenler kırmızı kese içerisine para ya da isim yazarak dilekte bulunurlar. Bunlar hıdrellezin gelenekselleşmiş ritüelleridir. Ayrıca hıdrellez gecesi yıkanıldığında tüm hastalıklardan arınıldığı söylenir.
Yapılan araştırmalarla, Türklerde kutlanan Nevruz gününün dini ritüeller kazanarak Hıdrellez’e dönüştüğü yargısına ulaşılmıştır. Zira nevruz günü Balıkesir’de yoğunlukla kutlanılmaz.<ref>1970 Yurt Ansiklopedisi</ref>


Balıkesir Ulusal Fotoğraf Müzesi

left|200px

Balıkesir Fotoğraf Müzesi, Türkiye’nin ilk ve tek fotoğraf müzesidir. Balıkesir ilindeki müzenin açılışı 19 Mayıs 2006 tarihinde yapılmıştır. Fotoğraf tarihine dair nesnelerin sergilendiği müzenin bünyesinde M. Emin Tan Fotoğraf Kitaplığı adlı özel bir kitaplık da bulunur.<ref>http://www.fotografmuzesi.com/muze.htm</ref>

Balıkesir Fotoğraf Müzesi ve M. Emin Tan Fotoğraf Kitaplığı, Dumlupınar Mahallesi Ulus Sokak’ta 150 yıllık 2 katlı tarihi bir yapı ve hemen bitişiğindeki 3 katlı yeni yapıda yer almaktadır. Balıkesir Sanat Fotoğrafçıları Derneği (BASAF)’nin başkanlığını yapan Avukat Altuğ Oymak tarafından kurulmuştur.

Müze; 2 sergi salonu, makine teknolojisi salonu, kitaplık, fotoğraf ekipmanları, karanlık oda ve binanın buluntularının sergilendiği salon ile tarihi ve teknik değeri olan fotoğraf makinelerinin sergilendiği salondan oluşur. Ülkenin ilk Müslüman fotoğraf stüdyosu olan Foto Resna’ya ait kartpostallar da müzede görülebilir.


Balıkesir Mutfağı

Marmara ile Ege arasında geçiş bölgesinde yer alan Balıkesir’de değişik yöresel yemekler bulmak mevcuttur. Yörede köy düğünlerinde “keşkek”, merkez düğünlerinde ise “tirit” ön plana çıkar. Bunun yanında Balıkesir mantısı, börülce ve salatası “sallama”, sura, saçaklı mantı, düğün çorbası, şehriye çorbası, yaprak sarması gibi yemekler yöresellik arz eder. Höşmerim, kaymaklı, zerde ve mafiş tatlısı yöreye özgüdür.<ref>A’dan Z’ye Balıkesir Rehberi-1, Tempo Dergisi Eki, 2004 </ref>.

Yöre mutfağı sebze ve ot yemekleri yönünden zengin olup yöre mutfağında ünlü birçok yemek vardır: Askalubrus, Mürdük Aşı, Sarmaşık, Börülce, Acı Filiz Kavurması, Semizotu, Kuzukulağı.

Yörede hayvancılık gelişmiş olup hayvansal ürünler tüm sofralarda yerini almıştır. Çeşitli peynir, yoğurt ve zeytin ürünlerine rastlanılabilir.

Bayramlarda ve özel günlerde başka illerde görülmeyen “karanfilli ekmek” çıkartılır. Ayrıca kandil günlerinde başka illerde görülmeyen “kandil şekeri” çıkartılır. Balıkesirin “köy ekmeği”ninde kendine özgü yapısı vardır.


Balıkesir Kolonyası

Kolonya, Balıkesir ile özdeşleşmiş bir üründür. Özellikle zambak kolonyası Balıkesirli icadıdır.Balıkesirde eskiden beri faal olan pekçok kolonya üretim tesisi vardır. Balıkesir Milli kuvvetler caddesinde pekçok kolonya dükkanı vardır. Balıkesir’den götürülebilecek ilk hediye kolonyadır.<ref>A’dan Z’ye Balıkesir Rehberi-1, Tempo Dergisi Eki, 2004 </ref>.


Kütüphaneler

thumb|300px|right|Balıkesir Milli Kuvvetler Caddesinden bir görüntü-2007

  • İl Halk Kütüphanesi
  • H. Mustafa Sarı Kütüphanesi
  • Gaziosmanpaşa Kütüphanesi
  • Ece Amca Kütüphanesi
  • BAÜ Kütüphanesi
  • Altı eylül Kütüphanesi
  • Atatürk Kütüphanesi
  • Pamukçu Kütüphanesi


Sinemalar

  • Balıkesir Şan Sinemaları; Yıldız, Lale, Şehir, Mavi, Marmara, Ege Salonları.
  • Balıkesir Emek Sineması.


Yerel televizyon

  • Karesi TV


Yerel gazeteler

  • Yeni Haber
  • Ekspres
  • Haberci
  • Politika
  • Körfezin Sesi
  • Star
  • Marmara Bölge
  • Demokrat
  • Balıkesir Birlik
  • Yeni Balıkesir


Kültürel değerler

thumb|350px|Kolonya Balıkesir ile özdeşleşmiş bir üründür. Özellikle Zambak kolonyası Balıkesirli icadıdır.Balıkesirde eskiden beri faal olan pekçok kolonya üretim tesisi vardır. Balıkesir Milli kuvvetler caddesinde pekçok kolonya dükkanı vardır.

Balıkesir ile birlikte anılan kültür değerleri:

  • Balıkesir’i Türkleştiren Karesi Bey, Kalem Bey ve kumandanı Hacıilbey
  • Kurtuluş Savaşı’nda toplantı yapılan Alaca Mescit, toplanan 41 Kişi ve 6 Eylül’de Balıkesir’in kurtuluşu
  • Osmanlı zamanından kalmış Saat Kulesi, Zağnos Paşa Cami ve Eski Belediye Binası
  • Balıkesir’in merkezi Anafartalar ve Milli Kuvvetler Caddeleri
  • Balıkesir’in tarihi eğitim kurumları Balıkesir Lisesi, Alişuuri Mektebi, NEF ve modern eğitim kurumları Sırrı Yırcalı Anadolu Lisesi ve Balıkesir Üniversitesi
  • Balıkesir’in meşhur kaymaklı tatlısı, kolonyası, kavunu ve höşmerimi
  • Tirit, keşkek, mantı ve göveç yemekleri
  • Balıkesirspor ve Balkesler 10 Kolikler
  • Değirmenboğazı, Salı Pazarı ve Hıdrellez
  • Bengi, İkili Güvende, Harmandalı, Karyolamın Demiri halk oyunları ve Akpınar eğlenceleri.


Kardeş şehirler

  • 25px Schwabisch Hall (Almanya)
  • Tataristan’ın Kazan şehri ile Balıkesir (Şubat 1996) yılında kardeş şehirdi.


Ulaşım

[[Resim:Balikesir Otogari.jpg|thumb|left|450px|Balıkesir Otobüs Terminali’nin geniş açılı resmi.]]

Balıkesir Ankara ve İstanbul”u İzmir”e bağlayan karayolu üzerinde bir transit merkezi durumundadır. Bursa-Ankara-İstanbul, İzmir ve Çanakkale illerine düzgün asfalt yollarla bağlıdır. Ayrıca İstanbul üzerinden feribot ve deniz otobüsü ile ulaşılabildiği gibi, Körfez Havaalanı ve Balıkesir Havaalanının hizmete girmesiyle İstanbul havayolu bağlantısı da bulunmaktadır.

Balıkesir ayrıca Ankara-İzmir istikametinde demir yoluna sahiptir. Dokuz eylül Ekspresi, Karesi Ekspresi ve Mavi Tren gibi tren seferleri bulunmaktadır. Bandırma-Balıkesir-İzmir arası hızlı tren çalışmaları da tamamlanmıştır.

Balıkesir kentinin, Ege ve Marmara sahilinde pekçok kasaba ve kazaları bulunmaktadır. Bu yüzden yaz aylarında ilçeler arası trafik yoğunluğu artmaktadır.


Kaynakça


Dış bağlantılar

  • Balıkesir Valiliği
  • Balıkesir Belediyesi
  • Balıkesir Genel Tanıtım
  • Balıkesir Fotoğrafları
  • Balıkesir Resimleri
  • Balıkesir Esnaf Rehberi
  • Balıkesir; Kültür Bakanlığı tanıtımı
  • Balıkesir Turizm ve Kültür Müdürlüğü
  • balikesir.gen.tr Balıkesir ilan ve haberleri
  • tanıtımı
  • Balıkesir yöresi halkoyunları
  • Balıkesir Üniversitesi
  • Balıkesir fotoğrafları

*

Information

Kargir ahşap; Karagedik, Düziçi

Filed under: Uncategorized — Tags: — admin @ 10:37 am

Karagedik Köyü, Osmaniye İli’nin Düziçi ilçesinde bir köydür.

Adının nereden geldiği bilinmeyen köyün ne zaman kurulduğu da bilinmemektedir. Ancak ilk sakinlerinin Kahramanmaraş’ın Çakallı köyünden gelip buraya yerleşen Hasan Çelik ile Adıyaman’ın Besni ilçesi Karacaören köyünden gelen Hasan Mudu isimli şahısların olduğu bilinmektedir. İlçeye 18 km uzaklıkta olan Karagedik, deniz seviyesinden 270 metre yukarıdadır. İlçeye ulaşım asfalt yolla sağlanmaktadır. Köyde telefon ve 1978′den bu yana elektrik mevcuttur.

En önemli ekonomik etkinlikler tarım ve hayvancılıktır. Sebze ve pamuk ekimi gelişmiştir. Okur yazar oranı %98′lere ulaşmıştır. Özellikle yakın bir dönemde yerleşik hayata geçen köyde önemli bir asayişsizlik yoktur. Sağlık ocağının bulunmadığı köyde doktora gitme eğilimi yüksektir. Köyün eski tip evleri ahşap ve kargir olarak iki kat yapılmıştır. Birinci katları ahır olarak kullanılan evlerin genellikle tuvalet 20-30 metre dışındadır. Son zamanlarda yapılan evler ise betonarme şeklindedir. Bu binalarda banyo ve tuvalet evin içindedir.

Köyde 180 hane bulunmakta ve 926 nüfus yaşamaktadır. Köye bağlı; Kürtler Mahallesi, Aksaylar Mahallesi, Karanıdere Mahallesi ve Bucak Mahallesi bulunmaktadır.

Information

Iki namlu nadiren de; BİXİ

Filed under: Uncategorized — Tags: — admin @ 9:43 am
PKM
PKM
Genel Özellikler
Çeşidi Makinalı Tüfek
Üretildiği Ülke Rusya
Tasarımçı Mikayil Kalaşnikov
Hizmete Giriş Tarihi 1960
Üretiliş adedi  ?
Fiziksel Özellikler
Namlu Uzunluğu 658 mm
Uzunluk 1,173 mm
Yükseklik ?
Ağırlık 8.99kg
Atış Özellikleri
Namlu Çapı 7.62
Mermi Türü 7.62 × 54 mm R
Merminin Çıkış Hızı 825 m/san
Etkili Menzil 1000 m
Atış Değeri 650 mermi/dak
Yiv: 4 adet sağa
Şarjor 100/200/250 mermi

PK’ Sovyet yap