Kırma News

November 30, 2007

Modelleri olduğu kadar son; Volkswagen Beetle

Filed under: Uncategorized — Tags: , — admin @ 5:34 pm

230px|thumb|Volkswagen Type 1

Volkswagen Type 1, diğer isimleriyle Beetle, Fusca, Coccinelle, Vocho, Bug, Volky, Käfer (Almanca “Böcek”), Escarabajo (İspanyolca “Böcek”), Vosvos, Kaplumbağa ve Tosbağa, Alman otomobil üreticisi Volkswagen’in 1938-2003 yılları arasında ürettiği ekonomik otomobil modeli. Aracın ana hatlarının tasarımı Hitler’in isteği üzerine Ferdinand Porsche tarafından yapılmıştır; ancak Ferdinand Porsche’nin orjinal tasarımı üretime geçmiş halinden daha basitti, onun üretim haline kavuşturan detayları ise Adolf Hitler tasarlamıştır.


Bağlantılar

  • Schwimmwagen : Beetle şasesi üzerine temellendirilmiş askeri amfibi araç. Type 166 olarak da adlandırılmıştır.
  • Porsche 356 : İlk modelleri Beetle şasisi üzerinden üretilmiş spor otomobil.
  • Volkswagen New Beetle
  • Volkswagen Beetle

B

Information

Minaresinde bir güneş saati; Güneş arabaları

Filed under: Uncategorized — Tags: , — admin @ 1:45 am

[[Resim:Nuna3Team.JPG|thumb|Nuna takımı yarış kursunda]]
[[Resim:Nuna3atZandvoort1.JPG|thumb|Nuna Güneş arabaları 140km/h (84mph) varan hızlara ulaşabilirler]]
thumb|300px|Hünkar (Solar Car) Güneş Enerjili Araba

Güneş arabaları, çalışma enerjisinin büyük bölümünü güneş enerjisi ile sağlayan bir otomobil türüdür. Bundan dolayı dış yüzeyi, güneş enerjisini elektrik enerjisine çeviren güneş gözeleri ile kaplıdır. Genellikle elektrik enerjisini saklamak için akümülatör’e sahiptirler. Böylece bulutlu veya güneşsiz hava şartlarında, en azından belli bir süre kullanılması mümkündür.

Yüksek kapasiteli güneş gözesi modülleri ile 10 metrekarelik bir yüzeyden 2,25 kW’lık güç sağlanabilir. Modüllerin verimine ve alanına bağlı olan güç, farklı tipte modüllerde değişiklik gösterir.


Bakınız

  • Formula-G
  • Hünkar


Dış bağlantılar

Information

November 29, 2007

Iki kapıdan avluya; Demirkapı

Filed under: Uncategorized — Tags: — admin @ 10:30 pm
  • Demirkapı - Ağrı ili Hamur ilçesinin köyü
  • Demirkapı - Artvin ili Şavşat ilçesinin köyü
  • Demirkapı - Balıkesir ili Susurluk ilçesinin köyü
  • Demirkapı - Bingöl ili Solhan ilçesinin köyü
  • Demirkapı - Gümüşhane ili Torul ilçesinin köyü
  • Demirkapı - Kırklareli ili Babaeski ilçesinin köyü
  • Demirkapı - Mardin ili Kızıltepe ilçesinin köyü
  • Demirkapı - Mersin ili Mut ilçesinin köyü
  • Demirkapı - Muş ili Bulanık ilçesinin köyü
  • Demirkapı - Rize ili İkizdere ilçesinin köyü
  • Demirkapı - Siirt ili Şirvan ilçesinin köyü
  • Demirkapı - Trabzon ili Akçaabat ilçesinin köyü
  • Demirkapı - Trabzon ili Çaykara ilçesinin köyü
  • Demirkapı - Tunceli ilinin köyü
  • Demirkapı - Makedonya ülkesine bağlı olan bir şehir
  • Demirkapı - Türkçe bir soyadı. İsmini demirden yapılmış kapıdan almaktadır.

Information

Piyade tüfeklerinden; Yedinci Ordu (Osmanlı)

Filed under: Uncategorized — Tags: — admin @ 10:04 pm

Yedinci Ordu (Mustafa Kemal Paşa) - Cüda tepeleri ve Ürdün vadisi

  • III Kolordu

    • 1. Tümen
    • 11. Tümen
  • XX Kolordu
    • 26. Tümen
    • 53. Tümen
  • Alman 146. Piyade bölüğü

Information

Farklı; SAT

Filed under: Uncategorized — Tags: — admin @ 7:52 pm
  • SAT, Amerikan üniversitelerine girmek isteyen tüm dünyadan öğrencilerin aldığı ÖSS benzeri sınavdır. SAT I ve SAT II gibi farklı sınav grupları bulunur. SAT I, ya da SAT Reasoning sınavı Reading (okuma), Math (matematik) ve Writing (Yazma) olmak üzere üç farklı bölümden oluşur.

  • SAT, aynı zamanda Türk Silahlı Kuvvetlerinde bulunan Su Altı Taaruz birliklerinin kısaltmasıdır. Amfibik harekatlar için, özellikle baskın ve keşif taktikleri üzerine eğitilen bir birliktir.

Information

Kırma</br> Çifte</br>; Ibrahim Ba

Filed under: Uncategorized — Tags: — admin @ 7:04 pm

Ibrahim Ba (d. 12 Ocak 1973 - Dakar) Senegal asıllı Fransız futbolcu. Orta saha ve fotvet pozisyonlarında oynayan oyuncu 2004/2005 sezonunda Çaykur Rizespor’a da transfer olmuştu.

Senegal’de doğan İbrahim Ba, ailesinin küçük yaştayken Fransa’ya taşınması ile çifte vatandaş statüsünü almış ve Fransa Milli Futbol Takımı’nı tercih etmiştir. 1990′ların sonunda 8 kez milli takıma seçilmiş ve bu maçlarda 2 gol atmıştır. 2007 sezonunda bonservissiz bir şekilde A.C. Milan kulübüne transfer olmuştur.


Futbolculuk kariyeri

  • 1991 öncesi: US Chantilly
  • 1991-1996 : Le Havre Athletic Club Football Association
  • 1996-1997 : Girondins de Bordeaux
  • 1997-1999 : AC Milan
  • 1999-2000 : AC Perugia
  • 2000-2001 : AC Milan
  • 2001-2002 : Olympique de Marseille
  • 2002-2003 : AC Milan
  • 2003-2004 : Bolton Wanderers
  • 2004-2005 : Çaykur Rizespor
  • 2005-2006 : Djurgårdens IF
  • 2007-  : A.C. Milan


Başarılar

  • Fransa Lig Kupası Finali: 1997 Girondins de Bordeaux
  • İtalya Kupası Şampiyonluğu: 1998 AC Milan
  • Serie A Şampiyonluğu: 1999 AC Milan
  • İsveç Ligi şampiyonluğu: 2005 Djurgårdens IF

Information

Iki ırkın özelliklerini; Jusepe de Ribera

Filed under: Uncategorized — admin @ 5:53 pm

250px|thumb|right|Jusepe de Ribera’nın Haçtan İndiriliş isimli çalışması

Jusepe de Ribera ya da Jose Ribera (d. 1591, Jativa - ö. 1652, Napoli), İspanyol ressam ve gravürcü.

Valencia’da öğrenim gören Jose Ribera (Lo Spagnoletto da denir), 20 yaşında İtalya’ya giderek bir daha ülkesine dönmedi. İtalya’da Caravaggio ve Corregio’nun etkisinde kalmakla birlikte, İspanyol resminin özelliklerini de bırakmadı. Acılı olayların ve insanlığın umutsuzluğunun ressamı olarak ün salıp, acıyı yer yer bayağılığa kaçan bir gerçekçilikle yansıttı.


Başlıca yapıtları

  • Napoli yakınında, San Marini Manastırı’ndaki resimler (özellikle Haçtan İndiriliş)
  • İsa’nın Doğuşu
  • Aziz Barthelomeus’un Öldürülmesi
  • Azize Agnes
  • Tövbe Eden Magdalena
  • Çobanların Tapınması
  • Topal

Information

Tuvalet aşağıdadır.; Ali Sami Yen Stadyumu

Filed under: Uncategorized — admin @ 4:51 pm

thumb|right|250px
thumb|right|250px
thumb|right|250px
Ali Sami Yen Stadyumu İstanbul’un Mecidiyeköy semtinde, Galatasaray Spor Kulübü’nün yönetiminde bulunan stadyum.1940′ta Taksim Stadı’nın yıkılması üzerine, sahasız kalan Beyoğlu semti kulüpleri için bugünkü stadın bulunduğu arazi Beden Terbiyesi Genel Müdürlüğü tarafından satın alınarak, Galatasaray Spor Kulübü’ne kiralanmıştır.Stadın yapımına ancak 1943′te başlanabildi.Ancak inşaatın Galatasaray Spor Kulübü’nün maddi imkanlarıyla yürütülemediği görüldüğünden dolayı İş Beden Terbiyesi Genel Müdürlüğü’ne devredildi.Stadın inşaatı duraksamalarla sürerek, ancak 1964 yılında tamamlanabildi ve de resmî açılışı 20 Aralık 1964′te Türkiye-Bulgaristan karşılaşmasıyla yapıldı. Adını Galatasaray’ın kurucusu Ali Sami Yen`den alan stadyum, 49 yıllığına Galatasaray Futbol Takımına kiralanmıştır. Stad 1,400 lüks 290 KVA projektör ile aydınlatıliyor. Aydınlatılmasına 1965 yılında başlanmış olan stadın aydınlatma sistemi 1993′te yenilenmiştir. Stadın rekor katılımı ise 1987′de Galatasaray-Eskişehirspor arasinda oynanan mac’da gerçekleşmiştir, bu maçı 35000 kişi izlemişti. Stadın şuanki kapasitesi 26.750 kişidir. Sahanın genişliği ise 105m x 65m dir. Ayrıca stad Galatasaraylı taraftarlar tarafından “Cehennem” olarak adlandırılmaktadır.

Galatasaray bu stadda Avrupanın birçok ünlü kulubünü yenmiştir. Bunlar arasında Real Madrid, Juventus, PSV Eindhoven, Barcelona, AC Milan, S.S. Lazio, Leeds United, R. Mallorca, Paris Saint Germain, Rangers gibi Avrupa’nın üst düzey kulüpleri bulunmaktadır.


Stad Bilgileri

  • Stadın inşaa Tarihi: 1964
  • Son yenileme: Ağustos 2007
  • Mimarlık: Oval Şeklinde
  • Çim saha boyutu: 105 x 65 m2
  • Alan tipi: Doğal Çim (2007 yaz aylarında yapılan çalışmalarla tüm saha yeniden çimlendirilmiştir)

Tribünler

  • Kapalı oturma alanı: 16,250
  • Açık oturma alanı:10,500
  • VIP (Şeref) Locası: 250
  • Toplam oturma kapasitesi: 26,750

Tuvaletler

  • Bayan: 300
  • Bay: 350
  • Klozet: 650

Aydınlatma

  • Aydınlatma gücü: Philips 1400 lux
  • Jeneratör: Yok

Bina Eklentileri

  • Soyunma odaları: Ev sahibi 333 m², Rakip takım 142 m², Hakem 100 m², İkinci Hakem 40 m²
  • Duş Sayısı: Ev sahibi 14, Rakip takım 14, Hakem 2, İkinci Hakem 1
  • Tuvalet: Ev sahibi 3, Rakip takım 3, Hakem 1, İkinci Hakem 1
  • Klozet: Ev sahibi 4, Rakip takım 4, Hakem 1, İkinci Hakem 1
  • Sıcak su: Var
  • Delege odası: Var
  • Sağlık odası: Var
  • Doping test odası: Var
  • Konuklar ve onur konukları için resepsiyon: Var
  • İlk yardım odası: 4
  • Park sayısı: 5 (Otobüs), 500 (Otomobil)
  • Turnike sayısı: 34
  • Tahliye hızı: 423 seyirci/dakika

Medya Olanakları

  • Stada akredite olabilecek basın mensubu sayısı (Sadece B): 140
  • Görev alabilecek toplam Radyo ve TV sayısı: 15 TV ve 5 Radyo
  • Yazılı basın için masa sayısı: 90


Yeni Ali Sami Yen Stadyumu

Yeni Ali Sami Yen Stadyumu’nun maketi ve projeleri 11 Mayıs 2007 tarihinde basına tanıtıldı. 52.000 koltuk kapasiteli stadın yeri Seyrantepe olarak belirlendi. Stadyumun yapım çalışmaları 23 ay sürecek. Stadyum 200 Loca ile muhtemelen 55200 seyirci kapasitesine sahip olacaktir ve Avrupanin en modern 10 stadyumu arasına girecektir. Stadyum inşaatına muhtemelen Ekim 2007 de baslanip 2009-2010 sezonunun açılış maçına yetiştirilecektir. Stadyum şu an Almanya’nın Gelsenkirchen kentinde bulunan Arena Auf Schalke’ye benzemektedir. Yeni stadyumda trübünler sahaya çok yakın olacak ve futbol oynanacak saha 108*61 metre ölçülerine sahip olacaktır. Halen proje üzerinde çalışmalar devam etmekte olup, inşaat başlayana kadar üzerinde muhtemel yapısal ve detay değişiklikler olabilir. Stadyum inşaati tamamlandığında Türkiye’miz dünyanın en iyi stadyumlarından birine sahip olacaktır.


Dış bağlantılar

  • Ali Sami Yen Stadı Fotoğrafları
  • Galatasaray’ın Yeni Stadyumu
  • İstanbul GSİM Sitesi
  • ultrAslan Eyupsultan
  • Yeni stadyum için açılan taraftar sitesi

Information

Vardır.; Modus Operandi (müzik)

Filed under: Uncategorized — admin @ 12:39 pm

Modus Operandi Ocak 2006 da kurulmuş Kadıköy’lü (Kadıköy, İstanbul, Türkiye) bir Stoner-Death Maetal grubudur. Grubun 3 kurucu üyesi vardır. D.Cihad Çetin (vokal&gitar), Çağdaş Yıldız (Gitar&Perküsyon) , Aytek Sağdinç (Gitar&Perküsyon) Grubun şu andaki kadrosu ise; D.Cihad Çetin (Vokal), Yalın Yıldız (davullar ve gitar), Baran Aytaç (davullar ve gitar)

Grubun bir demo kaydı ve 2 parçası vardır.

Information

Bitişik iki namlu nadiren; 7.5 cm KwK 42

Filed under: Uncategorized — Tags: — admin @ 11:43 am

7.5 cm KwK 42 L/70 (7.5 cm Kampfwagenkanone 42 L/70) ) 7.5 sm çapında Nazi Almanyası ordusu Wehrmacht tarafından II.Dünya Savaşı sırasında kullanılan tanksavar toplarından biriydi. Unterlüß de bulunan Rheinmetall AG firması tarafından geliştirildi ve üretildi. Bu top orta sınıf SdKfz.171 Panther tankı ve SdKfz.162/1 Jagdpanzer IV/70(A)/(V) tank imha ediciye monte edildi. Tank imha edicilere takılan modele7.5 cm PaK 42 (7.5 cm Panzerabwehrkanone 42) denildi.

Topun hayret verici namlu çıkış hızı bu silaha olağanüstü doğruluk ve dikkate değer zırh geçebilme özelliği veriyordu. 1943 yılında Panzer tankları ile kullanılmaya başlanan 7.5 cm KwK 42 tüm tanksavar silahlardan daha üstün bir etkiye sahipti. Hatta APCBC-HE mühimmatı kullanan Tiger tankına ait 8.8 cm KwK 36 L/56 topundan bile daha güçlüydü. Bunun dışında 7.5 cm KwK 42, 8.8 cm KwK 36 L/56 topuna göre daha mütevazı bir güce sahipti.

Elektrikli ateşleme sisteminde top ateşleme iğnesi olmaksızın kapsüldeki barutu elektrikle ateşlemektedir. Topun ateşlenen mermi kovanını atıp yerine yenisine yer açmayı sağlayan yarı otomatik doldurma sistemi bulunuyordu. Mermi yüklendikten sonra kuyruk kapanıyor ve top tekrar ateşlemeye hazır hale geliyordu3 tür memi kullanıyordu: APCBC-HE, APCR ve HE.

Contents


KwK 42 ve Pak 42 ye air bilgiler

  • Türü: Tank topu (KwK 42), tanksavar topu (Pak 42)
  • Kalibre: 7.5 sm
  • Kalibre cinsinden namlu uzunluğu: 70
  • Namlu uzunluğu( mm): 5250
  • Toplam ağırlığı: 1000 kg
  • Geri tepme uzunluğu: 400 mm (normal), 430 mm (en fazla)
  • Maksimum menzili: 10 km (indirek)
  • Dürbün sistemi: TZF 12 veya 12a (Panther), Sfl.ZF 1a (Jagdpanzer IV/70 (A) ve (V))


Mühimmat bilgisi


APCBC-HE

    • Kullanıldığı yer: Panzergranate 39/42 (Pzgr. 39/42)
    • Türü: Zırh delici balistik yüksek patlayıcı başlıklı
    • Başlık ağırlığı: 6.8 kg
    • Başlıktaki patlayıcı: 18 g of phlegmatized RDX
    • Mermi ağırlığı: 14.3 kg
    • Mermi uzunluğu: 893.2 mm
    • Kovan uzunluğu: 640 mm
    • Namlu çıkış hızı: 925 m/s
    • Homojen çelik plakaya 90° ve 30° açılarla yapılan atışlarda geçebildiği zırh kalınlıkları
    • 0 m: 167/133 mm
    • 450 m: 149/121 mm
    • 900 m: 133/110 mm
    • 1350 m: 118/99 mm
    • 1850 m: 104/89 mm
    • 2300 m: 91/79 mm


APCR

    • Panzergranate 40 (Hk) (Pzgr. 40/42)
    • Türü: Zırh delici sert kompozit (Armor Piercing Composite Rigid, tungsten çekirdekli)
    • Başlık ağırlığı: 4.75 kg
    • Mermi ağırlığı: 11.55 kg
    • Mermi boyu: 875.2 mm
    • Kovan uzunluğu: 640 mm
    • Namlu çıkış hızı: 1120 m/s
    • Homojen çelik plakaya 90° ve 30° açılarla yapılan atışlarda geçebildiği zırh kalınlıkları
    • 0 m: 230/197 mm
    • 450 m: 198/154 mm
    • 900 m: 170/123 mm
    • 1350 m: 145/99 mm
    • 1850 m: 122/80 mm
    • 2300 m: 103/65 mm


HE

    • Sprenggranate 42 (Sprgr. 42)
    • Türü: Yüksek patlayıcı
    • Başlık ağırlığı: 5.74 kg
    • Mermi ağırlığı: 11.14 kg
    • Mermi boyu: 929.2 mm
    • Kovan boyu: 640 mm
    • Namlu çıkış hızı: 700 m/s


Kaynakça

  • Penetration data extracted from a French DoD publication “Le Panther” Ministere de la Guerre, Section Technique de l’Armee, Groupement Auto-Chars, 1947.

Information

Son cemaat; Kuştepe Camii

Filed under: Uncategorized — admin @ 10:18 am

İstanbul’un Şişli ilçesinde, Şişli Müftülüğüne bağlı cami, Kuştepe adlı aynı semtin camisidir. Yoncalı sokakta, tepede yer alır. İki minareli, tek kubbeli camiye ana avlu kapısından merdivenlerle çıkılır.

Caminin altı dükkanlardan oluşan bir bloktur ve cami bu blok üzerindedir. Anakapıdan girişte solda caminin parkı ve çayhanesi, avlu merdivenlerinden çıkıştan sonra solda Kuran kursu binası ve abdestliği vardır. Caminin son cemaat yeri kapalı hale getirilmiş, avluda geniş bir çardak yapılmıştır.

Mihrabı ve minberi mermerdir. Cami kapısından girdikten sonra sağ ve soldaki merdivenlerden asmakata çıkılır. Kuştepe Camii’nin kuzey kapısı Bilgi Üniversitesi’ne açılır, tuvaleti dükkanların bulunduğu bölümdedir.

Information

Tiplerde; Amortisör

Filed under: Uncategorized — Tags: — admin @ 7:11 am

thumb|Gas Amortisör.
Amortisör (Fransızcadan: amortisseur), makinalarda çalışma sırasında meydana gelen sarsıntı ve titreşimlerin şiddetini ve etkisini azaltmak için kullanılan elemanlar. Amortisörler hareket yönüne ters, hız ile orantılı bir direnç gösterirler. Böylece sarsıntı ve titreşim doğuran enerjiyi ısıya çevirerek yutarlar. Her türlü darbeli çalışan makinalarda (tekstil makinaları, presler, iş makinaları, kaldırma makinaları, otomobiller…) kullanılmalarına rağmen, en yaygın kullanma alanı araçlardır.

Contents


Araç süspansiyon sistemleri ve yaylar

Yayların araç süspansiyon sistemlerinde kullanılmaları geçen yüzyıla kadar dayanır. İlk kullanılan yaylar kalın çelik yaylardır. Bunların yoldan gelen darbeleri bir ölçüde yutmaları, daha hızlı ve rahat yolculuk yapma imkanını ortaya çıkarmıştı. Daha sonraları halk arasında makas olarak bilinen yaprak yayların büyükten küçüğe doğru yerleştirilmesi ile meydana gelen yaylar, geniş kullanım alanı bulmuştur. Bu yayların ön ve arka dingil ile şasi arasında kullanılmasıyla araç gövdesi dolaylı olarak dingillere oturtulmuş olur. Böylece yoldan gelen sarsıntılar kadar, aracın kalkma ve fren sırasındaki sarsılmaları da yumuşatılmış oluyordu. İlk defa 1928′de otomobil imalatındaki bir uygulamayla süspansiyon sistemi her bir tekerleğe bağımsız olarak uygulanmış, yani dingil kullanılmasından vaz geçilerek her tekerlek ayrı olarak yataklanmıştır. Böylece bir tekerlek tarafından alınan darbe diğerine iletilmediğinden seyahat rahatlığı artırılmıştır.

Bugün helezon yaylar, burulma çubukları, yaprak yaylar gibi kullanılan birçok yay tipi vardır. Genellikle ön tekerlekler için helezon yaylar kullanılırken, arka dingil yaprak yaylardan yapılan makaslar üzerine oturtulur.

Yaylar enerji depolama kabiliyetleri yüksek olan elastik elemanlardır. Bu özellikleri, dolayısıyla yol sathından alınan darbeleri, boyut değiştirerek ve enerji depolayarak şasiye iletmeden alırlar. Fakat yalnız başlarına kullanıldıklarında ilk anda depoladıkları enerjiyi sonra geri verirler ve bir salınım hareketine sebeb olurlar. Bu salınımın sadece bir kısmı yayın rijitliği, yani iç moleküller sürtünmesi dolayısıyla ısıya çevrilerek yutulur ve salınımın durması zaman alır. Eğer bu salınımların devam etmesine müsaade edilirse araçta da sallanmalar görülür.

Bilhassa İkinci Dünya Savaşı sırasında metalurji sahasındaki son ilerlemeler yayların enerji depolama kabiliyetlerini, yani elastikiyetlerini arttırmış ve araç süspansiyon sistemlerinde yaylar yanında enerji yutma kabiliyetleri yüksek amortisörlerin kullanılması bir ihtiyaç halini almıştır. Bugün amortisörler, araç süspansiyon sistemlerinde geniş bir şekilde kullanılmaktadır.


Amortisörlerin rolü

Amortisörler, araç süspansiyon sistemlerinde yaylarla birlikte kullanılarak yoldan tekerleklere gelen sarsıntı ve titreşimlerin araba şasisine iletilmeden emilmesini sağlarlar. Burada amortisörlerin rolü yaylardan daha değişik bir karakter gösterir.

Bu sistemlerde yay tarafından depolanan enerji, salınımlar halinde şasiye iletilmeden amortisörler tarafından emilir. İşte bu prensibe dayanarak yolun düzensizliklerinden dolayı meydana gelen darbe ve salınımları, yaylar, araç gövdesine iletmeyerek depolarlar. Amortisörler ise hareket yönüne ters doğrultuda gösterdikleri direnç ile gerek ilk anda tekerlekten gelen enerjiyi ve gerekse yayda depolanan enerjiyi yutarak ısıya çevirirler. Böylece sarsıntıları yok ederler.

Amortisörler, sadece aracın konforu için gerekli elemanlar değillerdir. Aynı zamanda tekerleklerin yolu iyi kavramaları gibi önemli bir fonksiyonu da yerine getirirler. İyi bir amortisör virajda savrulmayı önler. Tekerleklerin yere iyi basmalarını ve zıplamamalarını sağlayarak hem çekişi artırır, hem de fren yapıldığında duruş mesafesini kısaltır.


Amortisörlerin yapısı, tipleri

Genel olarak amortisörlerin çalışma prensibi sürtünme yoluyla harekete karşı bir direnç göstererek, hareket enerjisinin ısıya dönüştürülüp, yutulması esasına dayanır. Amortisörler kuru ve akışkan esaslı tipler olmak üzere iki ana bölüme ayrılırlar.

  • Kuru tipler, yaylar ve lastiklerde olduğu gibi cisimlerin iç moleküler sürtünmesine dayanarak veya doğrudan birbirine sürtünen cisimlerde olduğu gibi dış sürtünme esasına dayanarak sarsıntı ve titreşim doğuran hareket enerjisini ısıya çevirerek yutarlar.
  • Akışkan tipleri ise sıvı veya gaz esaslı olabilirler. Sıvı tiplerde daha çok yağ kullanılır. Yağların iç moleküler sürtünmesi olan yüksek viskozite (kıvamlılık) özelliğine dayanılarak basınç altındaki yağın dar kanallardan geçmeye zorlanmasıyla sıkışan moleküllerin arasındaki sürtünme yardımıyla ısıya çevrilen enerji yutulur. Gaz esaslı tipler de aynı prensibe göre çalışırlar. Gaz olarak daha çok hava kullanılır.

Amortisörlerin bu iki ana esasa bağlı, sanayi ve araçlarda kullanılan birçok tipleri vardır. Araçlarda geniş bir kullanılma alanı bulması dolayısıyla en çok tanınan teleskopik tipdir.


Teleskopik tip hidrolik amortisörler

Bu tip amortisörler tekerlek kısmına bağlı içi yağ dolu silindir ve arabanın gövdesine bağlı çubuk piston grubu olmak üzere iki ana parçadan meydana gelirler. Silindir kısmının dış zarfı iki kat olup ara kısım yedek yağ deposu vazifesini görür. Piston çubuğuna silindirin üst tarafına geçen koruyucu toz tüpü ve silindir içinde işleyen piston bağlıdır.

Bu tip amortisörlerin çalışma şekli şöyledir: Eğer tekerlek bir darbe alırsa, amortisörün bu sıkışma stroku esnasında silindirin alt kısmındaki süpap kapanır. Yağ basıncı piston üzerindeki süpabı açar ve yağ pistonun üst kısmına geçer. Bu kısımda aynı zamanda piston çubuğu bulunduğundan fazla yağ bir boru vasıtasıyla yedek depoya gönderilir. Bu borunun ucunda bir supap daha mevcuttur. Bu işlem sırasında amortisör yukarı doğru olan yay hareketini yumuşatır, darbeyi söndürür, amortisörün aşağı doğru tepkisi lastiği yola bastırır, zıplamasını önler.

Tekerleğin düşmesi sırasında amortisör şöyle çalışır: Amortisörün açılması esnasında yağ önce silindirin alt başındaki süpaptan içeri girer. Piston üzerindeki süpap tek taraflı olduğundan kapanır ve piston üstündeki yağ ince borudan geçerek yedek depoya ve oradan silindire girer ve geri gelme mukavemetini te’min eder. Bu işlem sırasında amortisör tekerleğin düşmesi ile yayın birden boşalmasını önler, darbeli açılımı frenler, tekerleğin yola yumuşak bir hareketle oturmasını sağlıyarak, zıplamasına engel olur.

Görüldüğü gibi yağın ince boru ve süpaplardan geçmeye zorlanması amortisörün hareketini, ters yönünden bir direnç göstererek sarsıntı doğuran enerjiyi ısıya çevirip yutmasına imkan sağlar. Dikkat edilecek diğer bir husus da amortisör içinde ısınan yağın her zaman bir yönde hareket etmesi ve böylece kendini ve cihazı soğutmasıdır.


Diğer kullanım alanları

Başta Japonya olmak üzere dünyanın çeşitli ülkelerinde uygulanan ve amortisör gibi işleyen taban izolasyon sistemi, binaların temel ile irtibatını keserek depreme karşı koruma sağlıyor.


Kaynak

  • Rehber Ansiklopedisi

Information

Avluya girilir. Soldaki; Atik Ali Paşa Camii

Filed under: Uncategorized — Tags: , — admin @ 6:25 am

Atik Ali Paşa Camii Çemberlitaş’ta Çemberlitaş tramvay durağının Çemberlitaşı tarafındaki camidir. Sedefçiler Camii de denilir. Banisi Gazi Hadım Ali Paşa’dır. 1496′da yapılmıştır.

Bursa üslubuyla klasik uslüp karışımı caminin 12.50 kutrundaki kubbesi iki filayağına yaslanan kemerler üzerindedir, iki yanında iki küçük kubbesi ve bir minaresi vardır. İmareti ortadan kalkmış, medresesi cami karşısındadır. Avlu kapısından caddeye çıkınca yanda bir çeşmesi bulunur. Hazirede Kemankeş Ali, Sadrazam Lefkeli Mustafa, Hüseyin Paşa, Boynueğri Mehmet Paşa, Derviş Mehmed, Küçük Çelebi Mehmed Efendi medfundur. Son cemaat yerine üç avlu kapısından girilir, şadırvanı yoktur, abdestlik ve tuvalet bölümü sonradan yapılmıştır.

Information

  • Hedef5Milyon Mihrabın solundaki duvarlar altıgen lacivert ve firuze çinilerle kaplıdır. Ortada 17×17 m'lik avluya kuzeydeki eyvandan girilir.
  • Laleli Camii - Vikipedi Caminin hünkar mahfeli solda yer alır. İç avlu 14 sütuna dayalı olup 18 kubbenin altındadır. Caddeden iki kapıyla avluya girilir. Tek şerefeli iki minaresi
  • Konya müzeleri 2 - Bilimin Sanata Yansıması Müzenin avlusuna "Dervîşân Kapısı" ndan girilir. Avlunun kuzey ve batı Soldaki medrese odası beşik tonola örtülü olup bir pencere cepheye açılmaktadır.
  • GezmeN » İstanbuldaki Saray, Köşk ve Kasırlar Avluya girilir. Kapı binasının içinin solunda bir, sağında ise iki oda Giriş soldaki Muayede köşkü yeni bir müze olarak tamir ve tanzim edilmektedir.
  • bilgio.com - sanat tarihi makaleleri ödevleri ders notları sanat Kapıdan girilip bir dehliz ve koridordan geçildikten sonra kare biçimindeki avluya ulaşılır. Önceleri kubbeli olan bu kısım şimdi açıktır.
  • | Mimarlar Odası Genel Merkezi | Sofadan girilen oda ise avluya dört, sofaya iki pencere ile açılan, Girişe göre en soldaki oda yapısal deformasyonların en fazla olduğu odadır.
  • Kemeraltı Avlu girişine göre solda kalan bir merdivenle üst kata çıkılır. avluya bakan kapalı bir koridor sistemi bulunmaktadır.Odalara bu koridordon girilir.
  • Selanik'te : Atatürk hakkında herşey Ev, bodrumu ile birlikteüç katlı ve bir avlu içerisindedir. . Soldaki birinci küçük oda (mutfak) tır. Burada ocaklar ve çeşitlimutfak eşyaları yer
  • Hüdayi Kültür Ünitesi - Yavuz Sultan Selim Camii Sağ ve solundaki kapılar da 1990 senesinde vakıflar tarafından yenilenmiştir. Camiinin iç avlusuna üç kapıdan girilir. Son cemaat yeriyle birlikte
  • Çınaraltı Blog Mutfaklara 2nci Avlunun orta kapısından girilir. Yine 2nci avlunun 3ncü kapısından da .. Soldaki kitabe de ise “Ya vâliye külli mazlûmün ”yazar.
  • Mylasa Milas Antik Kenti Evlerin çogu önlük denilen açik bir sofa ile avluya bakar. Sekiz köseli olan soldaki birinci payeden baska bütün payeler kare kesitlidir.
  • SesVer.net // Topkapı Sarayı , Ayrıntılı İncelemesi Avluya girilir. Kapı binasının içinin solunda bir, sağında ise iki oda .. Nöbet yerinin solundaki kapı Cariyeler ve Kadın efendiler Taşlığı’na;
  • Topkapı Sarayı Müzesi - Kadınlar Kulübü Girişi takiben solda 6. yy. Bizans eseri olan Aya İrini Müzesi yer alır. İKİNCİ AVLU Topkapı Sarayı Müzesinin ana girişi, ikinci kapı olan Bab-üs Selam,
  • New Page Bab-ı Hümayun adlı ilk kapıdan sarayın birinci avlusuna, Bab-ı Selam’dan da ikinci avlusuna girilir. Solda kubbealtı, onun hemen arkasında da sultanın
  • topkapı sarayı - Ödevarsivi Görüntüle (Döküman, sunumlar, ödev “ Saadet Kapısı “ anlamına gelir.3.avluya bu kapıdan girilir. Solda Akağalar Camii ise Kütüphanedir. Avlunun sol köşesinde çeşitli dönemlerde Çinilerle
  • Türkiye'deki Harikalar [Arşiv] - PaylasTR Soldaki kadın, ileri uzattığı elindeki kapla Atatürk'e tanrıdan rahmet Kapıdan, önce dış avluya girilir. Dış avlunun etrafında uşak ve seyis odaları

Kırma iki ırkın çiftleşmesiyle; Yer Eksi İki (kitap)

Filed under: Uncategorized — Tags: — admin @ 4:19 am

Yer Eksi İki, Güneydoğu’daki sorunu ele alan, ordaki insanların, askerlerin yaşadıklarını anlatan romanlardan biridir. Kitabın yazarı Hakan Evrensel, Kuzey Irak dahil birçok yerde görev yapmış bir askerdir. Bunun için kitapta çatışmalar ve çatışmalar sırasından bir askerin aklından geçenler geniş yer tutar. Ayrıca yöre halkından bir genç olan Salman’ın yaşadıkları da o bölgede PKK’yı desteklemeyen insanların başına neler gelebileceği ayrıca polislerin bölge insanına nasıl davrandığı hakkında bilgi verir. Kitabın başında ve sonunda yer alan bölümlerde batılı emperyalist güçlerin bölge üzerindeki çıkarları anlatılır. Bu savaşta tek kazananın emperyalistler olacağı vurgulanır.

Yazar kitabında yalın bir anlatımı seçmiştir güncel kelimeleri kullanmıştır. Kendi deyimiyle “Kemalist” bir yazar olduğundan aynı türdeki başka bir kitap olan 5.Tim’deki kadar dini temalara değinmez.


Hikayesi

Kitabın 3 başkahramanından biri olan karakol komutanı Tayfun romandaki asker bakış açısını temsil eder. Tayfun’un hiç çocuğu olmamıştır, yoğun tedaviler sonucu karısı hamile kalmıştır ama karısının durumu tehlikelidir. Tayfun karısının doğum yapmak üzere olduğunu duyunca karısının yanına dönmek ister. Ama gelen istihbarat raporlarına göre PKK onun bulunduğu karakola baskın yapacaktır ve o başlarında olmadan askerlerin bu baskını engelleme ihtimali yoktur. Son anda eve gitmekten vazgeçip karakola döner. İstihbarat raporları doğru çıkmış PKK’lılar karakola baskına başlamıştır askerler açısından bu baskının en kötü yanı karakolda binasında bulunan ve araziyi gözetleyen termal kameranın bozuk olmasıdır. PKK’lılar yoğun saldırıları sonucu karakolun teslim alınması içten bile değilken askerlerin direnci ile PKK’lılar geri çekilir. Ama Tayfun’un habercisi ölmüştür. O haberci ki birçok kereler Tayfun’un hayatını kurtarmıştır. O da Tayfun gibi evine, düğününe gidecek iken vazgeçmiş ve karakola dönmüştür, arkasında ise gözü yaşlı bir nişanlı bırakmıştır.

Ufuk ise romanda, bu topraklardaki soruna bir yabancının, bir şehirlinin gözüyle bakar. Ama o da çatışmaların içine girer ve olayların içinde yer alır. Ayrıca Ufuk’un babası da bu olaylarla ilgilenmiş ama Ufuk çok küçükken babazı öldürülmüştür.

Salman ise masum ve iyi kalpli bir köylüdür. İki ağabeyi de PKK’ya katılmıştır. Büyük ağabeyi Nizam onun için bir idoldür kendi deyimi ile “ona bakkaldan kazık yememeyi” bile o öğretmiş onu devamlı korumuştur. Ama abisinden bir haber alınamamaktadır ölüp ölmediğini kimse bilmemektedir. Ağabeyinin karısı Meryem ile evlenmesi için babası Salman’a baskı yapmaktadır. Salman ise hep ağabeyini düşünmektedir “ya geri dönerse ya onları evlenmiş görürse ya ağabeyinin emanetine hıyanet ederse…” Meryem artık Nizam’dan ümidini kesmiş ve Salman ile evlenmek istemektedir. Ortanca ağabeyi onu PKK’ya katılması için çağırır o gitmez. PKK’lıların, karakol baskınına gelen askeri araçları durdurmak için koyduğu mayının üstünden aracı ile geçince parçalanarak ölür.


Kitabın arka kapağı

“Burası birbirlerinin yaşadıklarından habersiz insanların ülkesiydi”

Hepsi de birbirinin yaşadıklarından habersizdi… Güneydoğu Anadolu bölgesinin bir köşesinde üç kişiydiler… Bir gazeteci, yöre halkından bir genç ve bir karakol komutanı yüzbaşı. Dört günlük bir zaman dilimi içinde terör olaylarının tam ortasında.

İki ağabeyi PKK’ya katılmış bir kasaba bakkalı Salman, yıllar sonra tedavi ile karısı hamile kalmış Tayfun Yüzbaşı ve Güneydoğu’ya haber yapmak için gelen gazeteci Ufuk kendi dramlarını yaşıyorlar.

15 yıl süren terör döneminin en önemli, cesur ve gerçekci tanıklarından Güneydoğudan Öyküler’in yazarı Hakan Evrensel Güneydoğu terörü üzerine şimdiye kadar yazılan bu ilk romannda üniformasının bomba ceplerinde taşınmış, kana, baruta, çamura bulanmış bir kalemle Güneydoğu Anadolu’da geçen ve aslında sonsuz bir trajedi kadar uzun süren ‘dört gün’ü anlatıyor.

Bu çocuk kaçıncı kez ömrümü uzattı? Kaç oldu bu? Saymaya çalıştı ama kafasını toparlayamıyordu bir türlü. Aklı daha çok, az önce attığı tek kurşundaydı. Şimdi onu görmeye gidiyordu. Bilerek, nişan alarak vurduğu, küt diye yere düşen bir insan… Tek bir mermi ile.. Ramazan’a kurşun yağdıran kafatasını parça parça eden, Puik’i kurşuna dizen… Pervane sesinini yoğunlaşması ile helikopterin kalkmaya hazırlandığı fark etti. Dönüp son bir kez bakmak istedi. Pervanelerin yerden kaldırdığı toz bulutu helikopteri örterek içindekilerin görünmesini engelliyordu. Helikopterdeki cansız beden ile birlikte Ramazan’ın ruhu da göğe yükseliyordu. Skorski havalandı, öne doğru yatıp hızla uzaklaşınca toz da yavaş yavaş dağılmaya başlamıştır”

Information

Kanuni devrinde 1571′de yapılmıştır.; Semiz Ali Paşa

Filed under: Uncategorized — Tags: — admin @ 1:01 am

Semiz Ali Paşa Kanuni Sultan Süleyman saltanatı döneminde 1561-1565 yılları arasında sadrazamlık yapmış Osmanlı devlet adamıdır.

Ebu’s-Suud Efendi, Mecmua-i Daavât adlı eserini 968/1560’da mesned-i sadârate geçerek 976/1568’de vefat eden Semiz Ali Paşa nâmına te’lîf etmiştir.

Information

November 28, 2007

Olarak; Kapıkargın, Dalaman

Filed under: Uncategorized — Tags: , — admin @ 12:18 pm

Kapıkırgın (Kapıkırgın ve Kapukargın olarak da söylenir), Dalaman merkezine 6 km uzaklıkta bir köydür.

Dünyada uluslararası havalimanı olan tek köydür. Köy ortasından geçen ve Sarsala koyuna kadar süren asfalt yolun kenarına ince uzun olarak yerleşmiştir. Ağırlıklı olarak narenciye üretimi, zeytincilik, tarım ve hayvancılık geçim kaynağıdır. Köy sınırları içerisine havalimanının yapılmasından sonra popülaritesi artmış ve tanınmış olmasına rağmen nüfusu artmamıştır.

Information